Kerkük petrolü yeniden Türkiye’de: İhracat günlük 200 bin varili aşacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
25 Eylül 2017’deki referandum sonrasında durdurulan, Irak merkezi hükümetinin kontrolündeki Kerkük petrollerinin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) boru hatları üzerinden Türkiye’ye ihracatı, Bağdat ve Erbil’in anlaşmasıyla yaklaşık 1 yıllık aradan sonra, 15 Kasım’da yeniden başladı.
İlk etapta günlük 50 bin ile 100 bin varil arasında başlayan sevkiyatın, ilerleyen dönemde günlük 200 bin varili aşması bekleniyor.
Bağdat ve Erbil’in ilişkileri petrol gelirlerinin paylaşımı, federal bütçe üzerindeki anlaşmazlıklar ve son olarak KBY’nin gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumuyla durma noktasına gelmişti.
Yeni göreve gelen Abdül-Mehdi hükümeti, Irak’ın en verimli petrol sahalarından olan, fakat iki taraf arasındaki anlaşmazlıklar sonucunda atıl durumdaki Kerkük petrol sahalarını tekrar faaliyete sokarak, devletin gelirlerini artırmayı amaçlıyor. Yeni hükümet bu hamlesiyle Erbil’e, Abadi hükümetiyle yaşadığı sıkıntıların kendi dönemlerine taşınmayacağı mesajını da veriyor.
İran’a yaptırımlar petrol piyasasını nasıl etkileyecek?
Tarafların anlaşmalarının bir diğer sebebiyse, ABD’nin bu yöndeki beklentisi. ABD İran’a uyguladığı yaptırımlar sonucunda piyasadaki arz dengesinin bozulup petrol fiyatlarının yükselmesini engellemek istiyor. Bu sebeple Suudi Arabistan’dan olduğu gibi, Irak’tan da petrol üretimini artırması istendi. ABD Suudi Arabistan ve Irak’ın, sistemden çıkacak İran petrollerini telafi edecek üretimi gerçekleştirmesiyle, varil petrol fiyatını mevcut seviyelerde tutmayı amaçlıyor.
KBY boru hattının yüzde 60’ının, ABD’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımların hedeflerinden biri olan Rosneft’e ait olması ise ABD yönetimi tarafından şimdilik görmezden geliniyor.
Bağdat ve Erbil geçmişte de bir araya gelmiş, fakat iç siyasi dengeler uzlaşının uzun soluklu olmasını engellemişti. Mevcut anlaşma ise, hem yeni seçilmiş Bağdat hükümetinin ihtiyacı olan gelir kaynağını yaratacak olması hem Abdül-Mehti hükümetinin Erbil’e ortak geleceğe dair olumlu bir mesaj vermesi açısından önem arz ediyor. İç dengelerinin yani sıra, ABD’nin de tarafların işbirliğine ihtiyaç duyması, mevcut anlaşmanın geçmiş donemdekilere göre daha kalıcı olabileceğini gösteriyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus