Minxin Pei: Çin ile ABD arasındaki ticaret antlaşması niçin yeterli değil?

Project Syndicate’de 18 Şubat 2019 tarihinde, ABD’de Claremont McKenna Kolej’de öğretim üyesi ve China’s Crony Capitalism (Çin’in Ahbap Çavuş Kapitalizmi) kitabının yazarı Minxin Pei imzasıyla yayınlanan yazıyı Okan Yücel çevirdi.

Minxin Pei

Eğer Çin ve ABD kapsamlı bir ticaret anlaşmasına ulaşmakta başarısız olurlarsa ikili ticaretleri büyük zarar görecek ve ABD ile Çin arasındaki zorlu ekonomik ilişkilerin de yoğunluğu artacak. Ancak bir anlaşmaya ulaşılsa bile ekonomik sıkıntılar devam edecek; çünkü en temelde ticaret savaşı aslında güvenlik ile ilgili bir mesele.

Çinli ve Amerikalı müzakereciler Washington’da ticaret ile ilgili konularda bir uzlaşma zemini oluşturmak için bir araya gelirken çok sayıda gözlemci Çin’in devlet destekli girişimleri başta olmak üzere pek çok konuyu gündeme taşıyor. Bir uzlaşı meydana gelse bile bunun bizi ABD-Çin soğuk savaşından koruyacağı beklentisi oldukça iyimser. Çünkü bazı yatırımcıların düşündüğü gibi sıkıntı yalnızca ticarî ilişkilerden kaynaklanmıyor. Bu çatışma aslında iki güç arasında yaşanan ve yoğunluğu yükselen stratejik bir rekabetin tezahürü.

Elbette ki bir ticarî anlaşma esas arzu edilendir. Ticaret görüşmelerinin sona ermesi yeni gümrük vergilerini tetikleyebilir (Çin’den ABD’ye satılan 200 milyar dolarlık mallar için yüzde 10’dan yüzde 25’e kadar). Bu da belirsizliği arttırırken bağlantılı olarak fiyatları da yükseltir.

Şurası doğru ki ABD’nin özellikle fikrî mülkiyet haklarının ihlallerine ilişkin olarak Çin’e  ciddi bir itirazı var. Ancak eğer ABD ve Çin stratejik olarak rakip olmasalardı, ABD’nin yarım trilyon dolarlık şirket işlerini tehlikeye atacak tam teşekküllü bir ticaret savaşı başlatma ihtimali de oldukça düşük olacaktı. Her ne kadar Çin’in böyle bir çatışmadan dolayı yaşayacağı kayıp büyük olsa da, ABD’nin kaybı da azımsanmayacak boyutlarda olacaktır.

ABD Çin ile olan ekonomik ilişkilerini feda etmeye hazır görünüyor. Çünkü bu iki gücün çatışan çıkarları ve ideolojik farklılıkları, işbirliğinden doğacak yararlardan çok daha büyük. Her ne kadar uluslararası nüfuz alanında ABD ile arasındaki mesafeyi azaltan Çin agresif bir dış politika izlese de, ABD’nin önceden sıkça vurgu yaptığı ekonomik taahhütler de artık yeterince görünür değil. Çin’in yakın komşuları da dâhil pek çok ülke, Trump’ın bu politikasını destekliyor gibi görünebilir. Bu mesele en sonunda jeopolitik düşmanların birbirleriyle iş yapmasının tehlikeli olduğu görüşünü besleyebilir.

ABD’de, uzun dönemdeki en ciddi tehdidin Çin olduğuna yönelik giderek artan bir konsensüs oluşmaya başlamış durumda. 40 yıldan beri süregelen ekonomik ilişkileri bozmak çok pahalıya mal olabilir. Ancak başlıca jeopolitik düşmanı ticaret ve teknoloji ile güçlendirmek de ölümcül olabilir.

Benzer şekilde, Çin açsından da yaşanan ticaret savaşları ABD pazarına ve teknolojisine fazla bağımlı olmaktan kaynaklanan stratejik bir kırılganlık yarattı. Ne Çin mevcut başkanı Xi Jinping ne de ondan sonra gelecek başka bir Çinli lider aynı hatayı tekrarlayacaktır. Çin, gelecek yıllarda ticaret savaşındaki durulmadan avantaj sağlayabilir ve aynı zamanda ABD’ye olan ekonomik bağımlılığını da ciddi şekilde azaltabilir.

Her ne kadar Çin ve ABD’nin stratejik hedefleri, onları ticaret savaşını sürdürmeye zorlasa da dünyadaki GSYH’nin yüzde 40’ını oluşturan bu iki gücün birbirlerine karşı pozisyon alması dünya ekonomisi için fazlasıyla yıkıcı olacaktır. Sadece küresel ticaret sistemini parçalamakla kalmayacak, aynı zamanda Çin ve ABD arasındaki coğrafi rekabetin önlenmesine yönelik bütün sınırlandırmaları kaldırarak savaşın yıkıcılığını arttıracaktır.

Bu sonucun ortaya çıkmasını engellemenin tek yolu Çin’in, ABD’nin güvenlik konusundaki hassasiyetlerini yatıştırması. Bu ise Çin’in yalnızca ABD’den soya fasulyesi almasıyla değil, aynı zamanda Güney Çin Deniz’inde oluşturduğu yapay adalardaki askerî silahlanmasını da sona erdirmesiyle mümkün. Yalnızca bu kadar büyük bir hamle ABD-Çin soğuk savaşının yoğunluğunda ciddi bir azalmaya neden olabilir.

Pei’nin, 10 Eylül 2018’de yayınladığımız “Çin, Yeni Soğuk Savaş’ı kaybediyor” başlıklı yazısını okumak için tıklayınız.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar

Haftanın En Popüler İçerikleri