Meral Akşener: “Ben bu beka meselesini bu arkadaşların koltukları sanmıştım”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat programına konuk oldu.

İstanbul, Ankara, Bursa, Denizli, Adana, Mersin ve Ankara’nın AKP’nin elinden gideceğini söyleyen Akşener, Mersin’de yaşanan olaya dair de açıklamada bulundu.

Akşener’in açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“Mersin’de Burhanettin Kocamaz’ın yaşadığı süreç ibret oldu. Mersin’de biz içimizden vurulduk. Siyaset şöyle bir şeydir. Seçimler centilmenliğin önde olduğu, projelerin tartışıldığı ve sonuçta iyi olanın kazandığı bir tercihtir. Ama son birkaç seçimde proje yerine insanların kamplaştırıldığı, zehirli bir dilin meydana geldiği bir süreç bu. Kocamaz’ın müracaatı ile ilgili il başkanı arkadaş müracaatı yapmadı. Suç duyurusunda bulunduğumuz, iğrenç işlerin ve paranın da döndüğü bir olay bu. Mersin İl Seçim Kurulu 17.26’da eliyle kargacık burgacık bir yazıyla bir müracaatı kabul etti.

Kıran kırana bir seçim var. MHP adayının attığı bir tweet var. Hamit Tuna’nın attığı tweet. Diğer taraftan 17.26’da kapıların kapanması gereken bir de 17.50’de yetki verdiğimiz biri…. Bu insanları biz 17.50’de görevden aldık. İYİ Parti’nin adayı yok. Bunu anladık. Demokrat Parti adayı istifa etti oradan müracaat etti. İddiaya göre, Hamit Tuna’nın organize ettiği 15 kişi itiraz etti. Centilmenlik olması gereken bir seçimde bir adayı komplo kurarak seçim dışına atmayı Mersinlilerin ferasetine sunuyorum.”

Ben bu beka meselesini bu arkadaşların koltukları sanmıştım

Küçükkaya’nın ‘Beka sorunu var mı?’ sorusu üzerine ise Akşener şu cevabı verdi:

“Ben bu beka meselesini bu arkadaşların koltukları sanmıştım önce. Sayın Erdoğan’ın koltuğu tehdit altında değil, koltuklarda sorun olmadığına göre ne var diye baktığımızda Cumhur İttifakı’nın birbirlerinin tabanlarına söyledikleri sözleri gördüm. Beka sözleri bu çirkin tabloyu kapatmak için ortaya konmuş bir argüman. ‘Vampir’ dedi ülkücülere Erdoğan. Sayın Bahçeli’ye, terbiyemin müsaade etmediği sözler söyledi. Bahçeli Can Dündar’a verdiği röportajda bir saat gösterdi, 17-25. Erdoğan’a ‘Seni Haliç’te 41 kere yıkayacağım ‘dedi. ‘Alçak, şerefsiz’ gibi sözler havalarda uçuştu, sonuç itibariyle bir araya geldiler ve ikisi de sözlerinin arkasında kaldığını söylüyor. Erdoğan çıkıp, ‘Sayın ülkücüler yanılmışım, siz öyle insanlar değilmişsiniz’ demedi.

Erdoğan’ı hırsızlıkla suçladılar. Sözlerinin arkasında duruyorlar. Sadece ülkücü seçmenden bahsetmiyoruz burada. AK Parti seçmeninin de konsolide olmadığını görüyoruz burada. Ben de ülkücü hareketin içinden gelen insan olarak diyorum ki; televizyon kumandası değildir bu insanlar. Bunların hiçbiri olamıyor, nitekim o gün bunu göreceğiz. AK Parti seçmeninde de bu durum söz konusu.

Bütün bunlar Erdoğan’ın başında bulunduğu 17 yıllık iktidara en büyük hakaret. 17 yılda bu arkadaşlar ne yaptılar ki bu yerel seçime giderken, yani muhtar, belediye meclis üyesi seçerken birden bire Türkiye’nin bekası bir probleme döndü. Erdoğan’ın tüm parti başkanlarını toplayıp bunu anlatması lazım. Bahçeli’nin bu sözleri Erdoğan’ın şahsına büyük hakarettir.”

Akşener programda, son dönemdeki ekonomik verilere dair de açıklamalarda bulundu. İYİ Parti lideri ekonomi yönetiminin berbat olduğunu söyledi ve konuşmasına şöyle devam etti:

“Ekonomi çok berbat. Tencere kaynamıyor, gelen faturalar, sebze, meyve yanıyor. Çiftçi perişan, üretim yok. Herkes şikâyet ediyor. İnsanlar bu yerel seçimde projelerin tartışılmasını istiyor. Bu arkadaşlar ekonomiyi çözmek için çabalayacakken bunu yapmıyorlar. Ben İstanbul’da ikamet eden bir insan olarak şunu sormak istiyorum: Ulaştırma Bakanı iken, Başbakan iken, Meclis Başkanı iken çözemediniz trafik sorununu. Nasıl çözeceksiniz?”

“İmralı ile görüşmeler başladı. Ulaklar gidip geliyor”

“Adama sorarlar siz Cumhurbaşkanısınız HDP eşittir PKK ise siz ne yapıyorsunuz? PKK nedir? Bölücü, ayrılıkçı silahlı terör örgütleri. Gereğini yap, gereğini. HDP’ye oy verenler PKK’lıdır derseniz, HDP’nin aldığı 6 milyon oyun her birini PKK’lı yaparsınız, ki öyleyse ölmüşsünüz demektir. HDP PKK ile arasına bir mesafe koymadığı sürece bizim için görünür bir siyasi parti değildir. HDP’nin de yöneticileri açısından bize bakış açısına baktığımızda, bizi çok ağır sözlerle tanımladılar.

Sayın Erdoğan 6 milyon insanı PKK’lı olarak tanımlıyorsa, bunu bilelim. Böyle diyorsa gereğini yapmalıdır. Milyonlarca lira yardım yapılıyor resmi olarak. Bir belediye başkanı fazlası için Türkiye’yi bu duruma getirmeye gerek yok.

Madem öyle ‘HDP eşittir PKK’ kazanmasın. Sonuç olarak biz Iğdır’da bir aday çıkarmadık. İlginç bir şey var. İmralı görüşmeleri başladı, Apo ile görüşmeler başladı. Ulaklar gelip gidiyor.”

Akşener, Küçükkaya’nın ‘Hükümet ile mi?’ sorusuna ise “Ben bunu böyle deyince Erdoğan, gidip der ki bürokrasi görüştü. Kardeşler, yeğenler gidip geliyor. Orada başka bir işbirliği olduğuna inanıyorum, Iğdır’da” cevabını verdi.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar