Fransa’da “derin devlet” kavramını ilk kez kullanan Cumhurbaşkanı Macron Türkiye’den mi esinlendi?

21 Ağustos’ta, Cumhurbaşkanlığı Basın Birliği’yle yapılan görüşmede “derin devlet” terimi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kullanıldı. Oldukça şaşırtıcı olarak nitelendirilen bu durum, Fransa açısından çok önemli. İlk defa bir devlet yetkilisi, kamuya açık olarak derin devletten bahsetti.

Geçen çarşamba günü, Macron, Rusya ile yakınlaşma arzusuna, “her iki devletin derin devletlerinin karşı çıktığını” söyledi. Söylediğine göre, Moskova da Paris gibi bu yakınlaşmadan hoşnut değil.

Derin devlet, Türkiye’de çok kullanılan ve uzun yıllardır siyaset sahnesini meşgul eden bir kavram. Macron’un “etat profond” olarak kullandığı bu kavramı, Türkiye’den ithal ettiği düşünülüyor.

Libération, bazı gazetecilerin, 31 Ocak’ta Elysee Sarayı’nda düzenlenen bir etkinlikte Macron’un “Derin devlet yeterince değişmedi” dediğini aktardıklarını da yazmıştı.

Fransız siyasetçilerin lügatının tamamen dışında olan bu terim, komplo teoricilerinin işine yarayacak gibi duruyor.

G7 Zirvesi’nden sonra kendisine yöneltilen eleştirilere de cevap veren Macron, görüşmelerin sadece bürokratların ve derin devletin hırgürü olmadığını kabul etti ve ekledi: “Benim için pazarlık yapan insanlara rehin olmak istemedim.”

Fransız tarihçi Tancrède Josseran, “Derin devlet terimini ilk olarak 1970’li yıllarda Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit kullandı. Orduyu ve istihbaratı ele geçirmeye çalışan grupları tanımlamak için kullanılıyordu. Yetkili makamlardan bağımsız hareket eden derin devlet, İkinci Dünya Savaşı sürecinde ayrılıkçı Kürt hareketi ve İslamcı hareketle mücadele etmekten sorumluydu” yorumunda bulundu.

Jean-Dominique Merchet ise, L’Opinion‘daki yazısında “Özellikle 90’lı yıllarda ülkede çok popüler olan bu kavram ordudaki, hukuk sistemindeki ve istihbarat servisindeki Kemalistler’i tanımlamak için kullanılıyordu. Ülkenin demokratikleşmesine ve İslamcılar’a karşı olan Kemalist gruplar olarak tanımlandı. Bu terimi uzun zamandır Türk siyaset bilimcileri tarafından kullanılıyor ve tartışılıyor” diye yazdı.

“Derin devlet” terimi, İtalya’da da 1970’li yıllarda P2 Locası olarak bilinen gizli ağları veya Cezayir’deki generallerin devletteki gücünü tanımlamak için de kullanıldı. İtalyan Limes dergisi, geçen yıl bütün bir sayıyı, “stati profondi”  yani, derin devlet için ayırdı. Dergide, bu kavram “dipteki güç” olarak tanımlandı.

Trump da kullanıyor

ABD Başkanı Donald Trump derin devlet kavramını, uzun süredir “deep state” şeklinde, sık sık kullanıyor. Trump seçim çalışmaları sırasında derin devlete atıfta bulunarak, “yıllardır devam eden bu düzene karşı çıkan bir başkan olacağını” ileri sürüyordu. 2008’de yapılan bir görüşmede, Trump, “Derin devletin seçimle göreve gelmemiş ajanları, gizli projelerini gerçekleştirmek istiyorlar ve demokrasiye tamamen karşılar” diye bir açıklamada da bulunmuştu.

İlhan Uzgel, Gazete Duvar‘da yayınlanan “Trump, derin devlete karşı (mı?)” başlıklı yazısında, ABD’nin de bu kavramı Türkiye’den ithal ettiğini iddia etti. Uzgel şöyle yazdı: “Şaşırtıcı gelebilir ama ABD’de tarihsel olarak derin devlet kavramı kullanılmazdı. Hatta uluslararası literatürde de bu kavram pek yer almadı. Bunun yerine literatürde ‘paralel devlet’ kavramı kullanılır, ABD için ‘görünmez hükümet’ (invisible government), ‘gölge hükümet’ (shadow government) ya da genel olarak ‘müesses nizamdan’ (the establishment) bahsedilirdi. Yine, şaşırtıcı olabilir ama derin devlet kavramını ABD’li yazarlar Türkiye’den esinlenerek kullanmaya başladılar.

Eğer Macron, bu kelimeyi Türkiye‘nin veya Trump’ın kullandığı anlamda kullanıyorsa, bu “derin devlet”i Fransa’da kimleri temsil ediyor olabilir? Sorulması gereken en önemli sorulardan biri bu. Macron’un derin devlet hakkındaki sözlerinin Fransa‘da hükümetin üst kademelerindeki kişileri hedef aldığı çok açık.

Derin devlet ifadesi, açıkça uluslararası zirvelerde Fransa’yı temsil eden diplomatlara ya da Rusya’yla olan ilişkileri müzakere eden kişilere yönelikti diyen Merchet, Avrupa Birliği ile Mercosur (Güney Amerika Ortak Pazarı) arasındaki anlaşma, bu konuda bir vaka çalışması olarak ele alınabilir” diye yazdı.

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun politikalarını ve Amazon Ormanları’nda yaşananları bahane ederek Macron, Latin Amerika ticaret anlaşmalarına karşı çıkacaktı. Bu çok tartışılan anlaşma Osaka’daki G20 Zirvesi’nde gündeme getirildi. Elysee yönetimi, bu anlaşmanın, Fransa’ya, Avrupa Konseyi’nde Brüksel “derin devleti” tarafından, baskıyla, kabul ettirildiği yönünde görüş bildirdi. Bunu bir çeşit darbe olarak tanımlayan Macron imzalanan anlaşmayla ilgili konuşurken, metnin tamamını okuyamadığını itiraf etti.

“Macron’un hedefi ABD’deki gibi bir patronaj sistemi kurmak”

Fransa‘nın Rusya politikası, devlet aygıtı içinde güçlü bir direnişle karşı karşıya. Tüm bunlarla birlikte hükümetteki görüş ayrılıkları, Rusya ve İran meselesinde iyice belirginleşiyor. Hükümette yaşanan bu görüş ayrılığı “mezhepleşme” olarak tanımlanıyor.

Merchet, çok az bir oy farkıyla seçilen Macron’un, ABD’deki gibi bir “patronaj sistemi” kurmayı istediğini yazdı. Macron, henüz resmi olarak bu isteğini dile getirmediyse de mayıs ayında konuşan hükümet sözcüsü, gelecek seçimlerle ilgili konuşan Sibeth Ndyae, “Adaylar bizim irademizi yansıtmak zorunda” diye bir açıklama yapmıştı. Bunun derin devlete karşı bir savaş başlatıldığı şeklinde yorumlamak mümkün. Merchet, bu durumu “Adeta bir cadı avı var” olarak tanımladı.

Derin devlete karşı mücadeleyle cadı avının arasındaki sınır ise tam olarak belirlenebilmiş değil. Macron, bu cadı avı sayesinde kabineyi istediği gibi düzenleyebilmeyi ve hayalindeki patronaj sistemine kavuşmayı umuyor.

Kaynak: “«Etat profond», cette étonnante expression utilisée par Emmanuel Macron”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar