AYM, İran sınırında askerler tarafından öldürüldüğü iddia edilen Senar Khaledi için “yaşam hakkının ihlali” kararı verdi

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2013 yılında Van’daki sınır bölgesinde askerler tarafından vurularak öldürülen İranlı kaçakçı Senar Khaledi’nin yakınları tarafından yapılan başvuruya ilişkin verdiği kararda “yaşam hakkının ihlal edildiğine” hükmetti.

Medyascope’tan Caner Polat’a konuşan başvurucu vekili Mahmut Kaçan, “Senar Khaledi sırtından vurularak öldürüldü, ateşli silah kullanmayı gerektiren bir durum sözkonusu değildi ve yalancı tanık temin edilerek savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verildi. AYM ise soruşturmada usul yönünden bir ihlal kararı verdi. Bu yeterli değil” dedi.

AYM’nin kararında, “Olayın savcılığa ve jandarma ekiplerine saat kaçta bildirildiği ve jandarma ekiplerinin olay yerine kaçta ulaştığı hususlarında herhangi bir açıklama bulunmadığı görülmüştür” denildi.

AYM ayrıca, soruşturmayı yürüten savcılığın “olay yerinden toplanan mermi sayısının olay yeri incelemesinde tespit edilenden fazla olduğu” belirlenmesine rağmen, bu duruma ilişkin “makul” bir açıklama getirmediği vurgusunu da yaptı.

AYM, soruşturmayı yürüten savcılığın olaya ilişkin kamera ve telsiz kayıtlarını soruşturma dosyasına olaydan 1 yıl 8 ay sonra sokmasına ilişkin “Olayın koşulları bağlamında makul değildir” dedi.

Kararda “Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir” denildi.

“Senar Khaledi sırtından vurularak öldürüldü”

Senar Khaledi’nin yakınları adına başvuruyu gerçekleştiren avukat Mahmut Kaçan şöyle konuştu: “Olayın ardından yaklaşık altı yıl sonra böyle bir kararın çıkması bizim için sevindirici. Kararda bizce birçok eksiklik de var. Karar daha çok soruşturmanın usulündeki eksikliklerle ilgili. Oysa bizim hem sunduğumuz kanıtlar, hem başvurumuzda hem de soruşturma safhasında yaptığımız iş ve işlemlerde Senar Khaledi’nin askerler tarafından öldürüldüğü yani sırtından vurularak öldürüldüğü hem de ateşli silahlar kullanılmasını gerektiren durumlar oluşmadan ve keyfi olarak ve hedef gözetilerek öldürüldüğü sonucuna ulaşmıştık.”

“Askerler delilleri kararttı, yalancı tanık temin ettiler”

Kaçan sözlerine şöyle devam etti:

“Ancak o dönemde Saray Cumhuriyet Savcılığı, daha sonrasında da Jandarma Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın çok açık olarak özellikle asker kişiler tarafında deliller karartılmış olmasına rağmen sessiz kaldığı hatta bu kişilerle işbirliği yaptığı sonucuna ulaştık. AYM kararında da aslında örtülü olarak bunlara işaret ediyor. Askerlerin olaydan yaklaşık 50-55 gün sonra ifadelerinin alınması, olayın üstünden 1-1,5 yıl geçtikten sonra ortaya çıkarılmış bir yalancı tanık getirtilerek temin edilmesi her şeyi gösteriyor.”

Avukat Mahmut Kaçan

“Yalancı tanık İran’da eşini öldürmüş bir kişi, İran’a iade etmeme garantisi verilerek tanıklığa teşvik edildi”

Avukat Mahmut Kaçan, olaya karışan askerler lehinde ifade veren tanık hakkında şu iddialarda bulundu:

“Özellikle bu kişi İran’da eşini öldürdüğü için Türkiye’ye geliyor. İltica talebinde bulunuyor. Sonra irtibatta olduğu askerler tarafından İran’a iade edilmeyeceğinin garantisi verilerek yalan beyanda bulunması teşvik ediliyor. Asıl ilginç olan şu: Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bir tanık dinlenirken önce kimliği tespit edilir. İspata yarar bir kimlik belgesi sunması gerekir. Hiçbir kimlik tespiti yapılmadan o kişi getiriliyor, dinleniyor ve bu kişinin beyanlarına bağlı olarak takipsizlik kararı veriliyor. AYM bu hususa da dikkat çekerek ihlal kararı verdi. Tabii bundan sonrasının da takipçisi olacağız.”

Ne Olmuştu?

Van’ın Saray ilçesine bağlı Kapıköy köyünde 9 Ekim 2013’te, 50 asker, kovaladıkları İranlı dört atlı kaçakçıya ateş etmiş ve içlerinden Senar Khaledi vurularak öldürülmüştü. Köylüler, Khaledi’nin askerlerce vurulduğunu söylemişti. Bu ifadelerden üç ay sonra, 30 Ocak 2014’te savcılığa başvuran İran vatandaşı Sirous Muhammadi, tanıklık yapacağını belirterek ifade vermişti. Muhammadi, Khaledi’nin kendi “üvey dayısı olduğunu” savunmuştu. İfade tutanağında, “Rıza oğlu Sara’dan olma” ibaresi dışında yaşı, nüfus ve ikamet bilgileri bulunmayan Muhammadi, kendisinin de o gün kaçakçılar arasında olduğunu, askerlerin ateş etmediğini ileri sürmüş, “Maktulü asker vurmamıştır” demişti.

Van’da, 2013 yılında İranlı kaçakçı Senar Khaledi’yi ateş ederek öldüren askerler hakkında Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kovuşturmaya yer olmadığına hükmedilmişti.

Askeri savcılığın bu kararı, jandarmaların yönlendirmesi üzerine yalan beyanda bulunduğu anlaşılan bir tanığın ifadesine dayanarak verdiği ortaya çıkmıştı.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar