Uğur Mumcu suikastının 27. yılı: Dava ne aşamada?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden biri olan 1990’lı yıllara “faili meçhul cinayetler” damgasını vurdu. Bu dönemde birçok gazeteci, yazar ve siyasetçi katledildi. Ankara’da, Karlı Sokak’taki evinin önünde suikasta uğrayan Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu da onlardan biri. 24 Ocak 1993 tarihinde evinden çıkan Uğur Mumcu, arabasına yerleştirilen patlayıcıdan habersizdi. Kontağı çevirdiğinde patlayan bomba, Mumcu’yu hayattan, ailesinden, gazetesinden, okurlarından ve çok sevdiği ülkesinden ayırdı.

“Cinayeti çözmek devletin namus borcudur”

Dosya haberleri, yazıları, ödülleri ve kitaplarıyla iz bırakan gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, katili ile katline azmettirenlere hâlâ ulaşılamadı. Suikastla ilgili önceleri “Cinayeti çözmek, devletin namus borcudur” denilirken, daha sonra “Bir tuğla çekersek duvar yıkılır” denilerek cinayet karartılmaya çalışıldı. Uzun zamandır tehditler alan Uğur Mumcu’nun katledildiği yerde inceleme yapan uzmanların patlamayla etrafa dağılan kalıntıları “süpürdükleri” ise hiç unutulmadı. 

Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu

Cinayetten sonra kurulan “TBMM Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu” raporunda, Mumcu’nun tehditlere rağmen korunmadığını belirtildi. Raporun sonuç bölümü şöyle:

1- Soruşturmayı savsaklayan ve görev kusuru olan, eski DGM Başsavcısı Nusret Demiral ve eski DGM Savcısı Ülkü Coşkun,

2- Uğur Mumcu'yu koruma konusunda gerekli önlemleri almayan Ankara Valisi ve her kademede görev yapan diğer ilgililer,

3- 18.02.1993 tarihinde TRT'de yayınlanan Perde Arkası programına katılarak görüş belirtip soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kamu görevlileri,

4- 20.09.1993 tarihinde yayınlanan Ateş Hattı programına tanık Ayhan Aydın'ı götürerek soruşturmanın gizliliğini ihlal eden güvenlik görevlileri,

5- Tutanakta tahrifat yapan ve imha tutanaklarını tanzim eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polislerle, diğer ilgili ve görevliler hakkında, inceleme, araştırma ve gerekli soruşturmanın yapılması uygun olacaktır.”

Dava süreci

Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu, Ocak 2000’de Beykoz’da saklandığı villaya yapılan polis baskınında öldürüldü. Villada yapılan aramada, Uğur Mumcu suikastına ait ipuçları bulundu. Baskında bulunan disklerde, Mumcu’nun evinin krokisinin olduğu görüldü. Temmuz 2000’de Uğur Mumcu suikastı davası başladı. Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerinin de eklendiği dava dosyasında, 15’i tutuklu, 17 sanık yargılandı. İddianamede, Uğur Mumcu’nun 06 YR 245 plakalı aracına konulan bombanın Ferhan Özmen tarafından hazırlandığı, Necdet Yüksel’in gözcülüğünde Oğuz Demir tarafından arabaya yerleştirildiği belirtildi. 

Necdet Yüksel ile Ferhan Özmen’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. İddianamede, sanıklardan Ali Akbulut, Selahattin Eş, Ahmet Cansız ve Aydın Koral’ın “Tevhit – Selam/Kudüs Ordusu” örgütü üyesi olarak İran’da askeri eğitim aldıkları, bir dönem Tahran’da yaşadıkları ve örgütün İran bağlantısını sağladıkları vurgulandı. Bu sanıkların ve Mumcu’nun aracına bombayı yerleştiren Oğuz Demir’in dosyaları ayrıldı. 

Sanıkların son durumu

Sanıklardan Hasan Kılıç, Yusuf Karakuş ve Mehmet Şahin, gözaltında haklarının hatırlatılmadığı, gözaltı süresinin aşıldığı, haksız olarak tutuklandıkları gerekçesiyle 2014 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Mahkeme, yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek Karakuş ve Şahin’e 10’ar bin, Kılıç’a ise 18 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.  2017’deki bu karar uyarınca, üç sanık yönünden yeniden yargılama süreci başladı.

Davanın diğer sanıklarından Mehmet Şahin, Talip Özçelik ve Mehmet Kasap, Türk Ceza Kanunu’nda 2005 yılında yapılan değişiklikler uyarınca haklarında daha düşük ceza öngörüldüğünden ve cezaevinde geçirdikleri süre gözönüne alınarak tahliye edildi. Sanık Arif Tari, Şartla Salıverme Yasası’ndan yararlandırıldı. Hakkındaki ceza Yargıtay incelemesinden henüz geçmemiş olan sanık Muzaffer Dağdeviren ise 22 Eylül 2005’te İstanbul-Fatih’te girdiği bir silahlı çatışmada vurularak öldürüldü.

Bombayı yerleştiren Oğuz Demir kayıp

Uğur Mumcu davasının en kritik isim, şüphesiz Oğuz Demir. Mumcu’nun arabasına bombayı yerleştiren Demir 27 yıldır kayıp. Dava dosyası halen açık.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus