Sabiha Gökçen’deki uçak kazası: Yolcu yakınları hastanelerde nöbet tuttu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İzmir–İstanbul seferini yapan Pegasus Hava Yolları’na ait uçağın Sabiha Gökçen Havalimanı’na inişi esnasında pistten çıkarak kaza yapması sonrası yaralıların sevk edildiği ilk noktalardan biri Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ydi. İkisi bebek 177 yolcu, iki pilot ve dört kabin görevlisinden 56’sı bu sabah itibarıyla taburcu edildi. 124 yaralıysa 21 farklı hastanede tedavi altında. Medyascope’tan Cansu Şimşek’in izlenimleri.

Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Recep Demirhan, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pistten çıkan uçaktaki yaralılarla ilgili, “Yaklaşık olarak bir saatlik dilim içinde 22 yaralının geldiği hastanemizde ağır yaralı yok” açıklamasını yaptı.

Öte yandan, yaralı yolcuların yakınları Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin birinci katındaki ameliyathanenin önünde ve yoğun bakım servisinde gün boyunca adeta nöbet tuttu.

Çoğu İzmir’den gece saatlerinde İstanbul’a gelen kazazede yakınlarının yorgunluğunu zaman zaman dinlenme odasında uykuya daldıklarında görmek mümkündü. Sessizliğe gömülen kattaki endişeli bekleyiş, yetkililerden gelen açıklamalar, kazaya dair sosyal medyadaki paylaşımlarını yüksek sesle okuyanlar ve Pegasus’un düzenlediği basın toplantısı yayınıyla bölündü.

Yaralıların çoğu emniyet kemerlerini erken çözdü

Bu arada, ismini vermek istemeyen bir yoğun bakım servisi görevlisine göre, mevcut hastaların çoğunun vücudunda kırıklar bulunuyor. Uzman, bu kırıkların sebebini yolcuların emniyet kemerlerini erken çözmelerine bağladı. Ayrıca, durumu daha ağır hastaların üçe bölünen uçağın kırılma noktalarında oturanlar olduğunu da kaydetti. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde ayakta görünen çoğu hastanın adrenalin edeniyle kırıklarını fark etmediğini, durumun vahametinin ilerleyen saatlerde ortaya çıktığını anlattı.

Hastanelerde yoğun güvenlik önlemleri vardı

Hastanede dikkat çeken bir başka nokta ise yoğun güvenlik önlemleriydi. Basın mensuplarının yönetim binasında toplandığı hastanede, yaralı yolcular ve yolcu yakınlarıyla temas sağlanmaması konusunda çaba harcandığı kolaylıkla söylenebilir. Hasta yakınlarının bulunduğu birinci katta, ameliyathane kapısı ve bekleme salonunda, yoğun bakım ünitelerinde rutin olarak rastlamanın imkânsız olduğu tedbirler göze çarptı. Hasta yakınları da bu önlemlerden rahatsızdı. Henüz 17 yaşındaki bir yaralının yakını, içeriye tek tek alındıklarını ve gerekli moral desteğini veremediklerini anlatırken, yoğun bakım koridoruna her girişte tek tek kontrol edilmelerinden memnun olmadıklarını, bu durumun dün geceden beri kendilerini yorduğunu da sözlerine ekledi.

İstanbul’da ikamet eden yolculardan birinin ailesine göre, kaza gecesi aileler adeta bir kâbus yaşadı. 

Hasta yakınları sürecin işleyişinden de rahatsızdı. İzmir’den gelenler, yaralıların hangi hastanede olduğun saptarken zorlandıklarını anlatıyor. ‘Bu kaza neden oldu?’ sorusu henüz aileler tarafından telaffuz edilmiyor. Aileler ve yakınlar konunun hukuki boyutu ya da kimin suçlu olduğuyla değil, yolcuların sağlığıyla ilgileniyor. Ailelerin önceliği hastalarının iyileşmesi.

Ameliyattaki erkek bir hastanın teyzesine göre, eğer kaza Sabiha Gökçen pistinin yorgun olmasından kaynaklanıyorsa bu bir skandal demek. Yeğeninin yağışlı havalarda İstanbul Havalimanı’nı değil de bilinçli olarak Sabiha Gökçen’i seçtiğini anlatan kadın, hâlâ Sabiha Gökçen’in daha güvenli geldiğini, sorunun havalimanı ile ilgili olmamasını dilediğini söyledi. Yakınının kaza anını ‘deprem gibiyd’ diyerek anlattığını da kaydeden kadın, aileleri bir süre sonra dayanışmaya bizzat çağıracağını da söyledi.

Ailelere haberi nasıl aldıklarını soruyorum. Çoğu televizyondan öğrenirken, uçağın paramparça olmuş halini görenler yakınlarını kaybettiklerini düşünmüş.

Kartal’da şimdilik endişeli bekleyiş sürüyor. Hastaların tümünün ne zaman taburcu olacağı belli değil. Ancak yakınlarını birkaç kırık ya da travmayla bulanlar, hayatını kaybeden üç kişiyi düşündükçe hallerine şükrediyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus