Hindistan’daki “koronavirüs süper-taşıyıcıları”: Tebliğ Cemaati’nin toplantıları salgını hızlandırdı mı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Washington Post muhabirleri Joanna Slater, Niha Masih ve Shams İrfan, Hindistan merkezli Tebliğ Cemaati’nin toplantılarının ardından ülkedeki ve bölgedeki koronavirüs salgınının nasıl hızlandığını ve yöneticiler tarafından bu durumun nasıl takip edildiğini anlatan bir yazı kaleme aldı. 2 Nisan günü yayımlanan bu haberi özet olarak aktarıyoruz.

Her sene olduğu gibi bu yıl da Hindistan’ın farklı bölgelerinden binlerce insan Delhi’nin merkezinde kalabalık oluşturup dinî mesajları halka iletmek için toplanmışlardı. Ancak mart ayının başlarında toplantılar sona erdiği zaman şehirden ayrılan kalabalık, farkında olmadan koronavirüsü de beraberlerinde götürdü.

Mart başında dinî mesaj yaymak için toplanan bu grup Hindistan’ın ilk “süper taşıyıcı” grubu olurken 1,3 milyarlık ülkede hastalığın yayılmasının engellenmesini oldukça zor hale getirdi. Hindistan’ın merkezinde Tebliğ Cemaati tarafından gerçekleştirilen bu toplantıya katılan insanlardan 10’u hayatını kaybederken 400’den fazla kişi de enfekte oldu.

Bu enfeksiyonlar Hindistan’daki vakaların yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Hinduların çoğunluğu oluşturduğu Hindistan toplumunda yaklaşık 200 milyon Müslüman var ve bu olaylar ülkedeki İslam düşmanlığını da şimdiden körükledi. Şubat ayında, hükümetin tartışmalı yeni vatandaşlık yasasını geçirmesinin ardından ülkede son yıllardaki en büyük mezhep çatışması yaşanmıştı.

“Toplu ibadetler salgını hızlandırabiliyor”

Salgın devam ettikçe inançlarının pratiklerini uygulayan insanlar istemeden de olsa taşıyıcı durumuna gelebiliyor. Güney Kore’deki bir kilise, salgının ülke çapında daha da hızlanmasına neden olmuş, Fransa’daki bir Evanjelist cemaati yüzlerce hastalığın kaynağı haline gelmişti. New York’un kuzeyindeki bir sinagog da salgın ilk ortaya çıktığı zaman hastalığın merkezi durumundaydı.

Hindistan 25 Mart günü ülke genelinde üç haftalık karantina kararı alırken dinî gerekçeyle yapılan toplantıların tümünü yasaklamıştı. Ancak bazı eyaletler daha önce bu kararı almıştı. Örneğin Delhi 16 Mart günü, 50 kişiden fazla oluşan kalabalığın toplanmasını yasaklamıştı.

Tebliğ Cemaati’nin etkinlikleri virüsün yayılma hızını artıran bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Hindistan’da yaklaşık yüz sene önce kurulan cemaatin dünya genelinde 80 milyona yakın müridi bulunuyor.

Tebliğ Cemaati’nin Hindistan’daki aktiviteleri aynı örgütün Malezya’daki aktiviteleri ile de ilişkili. Şubat ayı sonunda dünyanın dört bir yanından gelen toplam 16 bin kişi Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’daki bir camide gerçekleştirilen organizasyona katılmıştı. Bu bir araya gelme aynı zamanda Malezya, Brunei, Kamboçya, Singapur, Sri Lanka, Tayland ve Pakistan’ın bazı bölgelerinde görülen çok sayıda koronavirüs vakasının kaynağıydı.

Mart başında Güneydoğu Asya’dan gelen pek çok misyoner Hindistan’da buluşmuştu. Devamında bu organizasyona katılan bir Filipinli ve altı Endonezyalı hayatını kaybetti.

Hindistan’daki hükümet yetkilileri geniş katılımlı toplantılara yasak koysa da misyonerler ve tarikat müritleri Delhi’ye gelmeye devam ediyordu. Ancak 22 Mart günü ülke dışından gerçekleşen bütün seyahatlerin yasaklanmasıyla bu toplantılar da sona erdi.

Tebliğ Cemaati’nin merkezinde sıkışan yaklaşık 2 bin 300 kişi ne ülke içinde seyahat edebiliyor ne de kendi ülkelerine dönebiliyordu. Yine de geçen haftaya kadar yetkililer bu kişilerle ilgili herhangi bir işlem yapmadı. Şimdi ise bu merkezlerin çoğu ya karantina binasına ya da hastaneye dönüştürüldü.

“Cemaat salgınla mücadele konusunda hükümet ile işbirliği yapıyor”

Tebliğ Cemaati’nin kurucusunun torunu ve şu anki lideri Muhammed Saad’ın danışmanı avukat Fuzail Ayyubi, örgütün polisle ve hükümetle bu konuda işbirliği yaptığını belirtirken salgının yayılmasından kendilerini sorumlu tutanları eleştiriyor.

Hindistan’ın yerel yetkilileri salgını önlemek için daha önce görülmemiş önlemler alıyor. Keşmir’de hükümet mart başında Delhi’deki Tebliğ Cemaati toplantılarında bulunmuş 800 kişinin listesini çıkardı. Keşmir’deki bazı yetkililer ve doktorlar da listede bulunan insanların bir kısmının sağlık durumlarının kontrol edilmesi için kendilerine talimat geldiğini söyledi. Ülkenin güneyindeki Tamil Nadu eyaletinden de 1100 kişi geçen ay başında Tebliğ Cemaati’nin toplantılarına katılmışlardı. Bu kişiler de telekomünikasyon şirketleriyle işbirliği yapılarak tespit edildi.

Bugünlerde de Hindistan hükümet yetkilileri salgını durdurmak için telefon kayıtlarından faydalanmaya çalışıyor. Delhi eyaletinin en üst düzey yöneticisi Arvind Kejriwal de 20 binden fazla insanın karantina uygulamalarını ihlal edip etmediklerini belirlemek için telefon verilerinin kullanılmaya devam edeceğini açıkladı.

“Salgınla cemaatin bağdaştırılması, İslam karşıtlığını körüklüyor”

Bazı Hint Müslümanlar ise salgının Müslüman cemaatlerle bağdaştırılmasının ülkedeki İslam karşıtı söylemlerin dozunu artıracağından endişe ediyor. Uzun yıllar Keşmir’de siyaset yapan Ömer Abdullah bu söylemlerin ülke genelinde Müslümanlara yönelik ayrıştırıcı politikaları meşrulaştıran bir araç olarak kullanılabileceğini belirtiyor.

Tebliğ Cemaati’nin salgın nedeniyle öldüğü bilinen ilk Hint müridi ise Muhammed Eşref Anim. 65 yaşındaki Keşmirli iş insanı mart başında cemaatin üç gün süren organizasyonuna katılmak için Delhi’ye gelmişti. Takip eden cuma günü Keşmir’e dönen Anim buradaki bir camide cemaatle birlikte cuma namazı kılmıştı. Birkaç gün sonra koronavirüs semptomları göstermeye başlayan Anim, 26 Mart günü hayatını kaybetti. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus