DİSK Başkanı Çerkezoğlu: “Genç işçileri salgından korumak için bu ülkenin ayıracağı 5-6 milyar lirası yok mu?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, koronavirüs salgını döneminde ikinci çevrimiçi basın toplantısını düzenledi. Çerkezoğlu basın toplantısını Zoom uygulaması üzerinden yaptı. Toplantıya DİSK yönetim kurulu üyeleri ve gazeteciler katıldı.

Konuşmasına başta sağlık çalışanları olmak üzere işinin başında olanları selamlayarak başlayan Çerkezoğlu, “Bu onurlu mücadelede yaşamını kaybeden hocalarımızın ve sağlık çalışanlarının anısı önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.

“Salgınla mücadele tıbbi olduğu kadar sosyal bir mücadeleyi de gerektiriyor”

Koronavirüs salgınının bilimle, bilim insanlarının ve emekçilerinin çabaları ile yenileceğini söyleyen Çerkezoğlu, “Koronavirüs ile mücadele öncelikle bir halk sağlığı mücadelesidir. Öncelik halkın sağlığının korunmasıdır. Ve en baştan hatırlatmamız gerekirse milyonlarca işçi ve ailesi de halkın büyük kısmını oluşturmaktadır. Ancak başından beri vurguladığımız gibi salgınla mücadele tıbbi olduğu kadar sosyal bir mücadeleyi de gerektiriyor” diye konuştu.

Bu süreçte en önemli hedeflerimizden birinin de üyelerinin koronavirüs salgınına karşı sağlıklarının, işlerinin ve gelirlerinin korunması olduğunu belirten Çerkezoğlu, “Bugün sizlerle DİSK olarak örgütlü olduğumuz işyerlerindeki tabloyu ve üyelerimizin sağlıklarını, işlerini ve gelirlerini korumak için yaptığımız çalışmaları paylaşmak istiyorum” dedi.

Çerkezoğlu daha sonra, DİSK’e bağlı sendikalardan gelen bilgileri paylaştı. Sendikalardan gelen bilgilere göre Genel-İş, Lastik-İş ve Birleşik Metal-İş sendikalarının örgütlü olduğu işyerleri başta olmak üzere en az 88 DİSK üyesinde koronavirüs pozitif tespit edildi. En az 172 üyelerinin karantinada olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, “Ne yazık ki Genel-İş üyesi bir arkadaşımızı koronavirüs nedeniyle, Lastik-İş üyesi bir arkadaşımızı da koronavirüs şüphesiyle kaybetmiş bulunuyoruz” dedi.

“Gereken yerlerde üretimi durdurduk”

DİSK’in bu süreçte örgütlü oldukları kamu ve özel işyerlerinde salgına karşı etkin önlemler alınması için, koronavirüs pozitif vakaların olduğu işyerlerinde üretimin durdurulması için harekete geçtiğini belirten Çerkezoğlu, “Gereken yerlerde üretimi durdurduk ve kamu makamları ile işverenler nezdinde girişimlerde ve uyarılarda bulunduk” diye konuştu.

DİSK üyelerinin önemli bir bölümünün belediyeler ve hizmet sektörü gibi zorunlu ve temel hizmetlerin yürütüldüğü işyerlerinde çalıştığını belirten Çerkezoğlu şöyle konuştu: “Zorunlu olarak çalışan üyelerimizin sağlıklarının ciddi bir biçimde korunması için kamu ve özel sektör işverenleri ile sürekli temas halindeyiz, önlemleri denetliyoruz ve eksik saptadığımızda bunların giderilmesi için harekete geçiyoruz. Bu kapsamda eksik veya kalitesiz koruyucu malzeme ile ilan edilen sosyal mesafe kuralına uygun olmayacak şekilde çalıştırılan işverenler uyarılmış, belediyelerde zorunlu ve yaşamsal önem taşımayan işlerden vazgeçilmesi, işçilerin bu işlerde çalıştırılmaya son verilmesi istenmiştir.”

“Evde kalmak tek çözüm”

Hükümetin etkin önlemler almakta geç kaldığını belirten Çerkezoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçen her gün tehlikeyi büyütüyor. Salgınla mücadelenin en etkin yolunun evde kalmak ve teması kesmek olduğu artık herkes tarafından biliniyor ve ısrarla söyleniyor. Evde kalmak tek çözüm. Aklın ve bilimin gösterdiği çözüm bu, kesinlikle evde kalmak. Ancak aklın ve bilimin gösterdiği yol ısrarla takip edilmiyor. Milyonlarca işçi halen işe gitmek zorunda bırakılıyor. Milyonlarca işçi her gün servise biniyor, toplu taşıma kullanıyor. İşyerlerinde diğer işçilerle yan yana çalışıyor, yemekhanelerde yemek yiyor, soyunuyor, giyiniyor. Sonra evine, ailelerinin yanına gidiyor.”

“Bu ülkenin, genç işçileri salgına karşı korumak için ayıracağı 5-6 milyar lirası yok mu?”

İşçilere dönük ayrımcılık ve önemsememenin vicdanları sızlattığını söyleyen Çerkezoğlu şunları kaydetti: “Bilindiği gibi salgınla mücadelede 65 yaş üstünün ardından 20 yaşın altına da sokağa çıkma yasağı geldi. Ancak 20 yaş altına getirilen sokağa çıkma yasağından 24 saat sonra, 18-20 yaş arası çalışanların bu yasaktan muaf oldukları, yani işe gidebilecekleri açıklandı. 20 yaş altında toplam çalışan sayısı 1 milyon 531 bindir. Bunların 720 bini 17 yaş ve altı çalışan çocuk işçilerdir. Bunları dışındaki 811 bin genç işçinin işe gitme mecburiyetinde bırakılması insafsızlıktır, vicdansızlıktır ve izansızlıktır. Oysa bu genç işçilere üç ay boyunca sağlanacak asgari ücret desteğinin toplamı 5.6 milyar TL’dir. Ülkeyi yönetenler 811 bin gence 5.6 milyar TL ödemek yerine onları ölüme gönderiyorlar. Bu ülkenin, genç işçileri salgına karşı korumak için ayıracağı 5-6 milyar lirası yok mu?”

“Hükümet evde kalmak için gerekli adımları atmıyor”

“Salgına karşı yaşamı savunmalıyız, parayı pulu değil” diyen Çerkezoğlu ekledi: “Bilim salgınla mücadele için evde kalın diyor. Ama hükümet evde kalmak için gerekli adımları atmıyor. Evde kalmanın yaygın ve etkili olabilmesi için gerekli olan zorunlu ve acil işler dışında işleri durdurmaya yanaşmıyor, ‘Çarklar dönmeye devam etmeli’ diyor. Siyasi kaygılarla bilim dışı kararlar alıyor, ülkenin geleceğini karartıyor. Çarkların dönmesi daha çok işçinin hasta olması demek, çarkların dönmesi demek daha fazla temas demek, daha fazla risk demek.”

“Evde kalma mücadelesi memleket mücadelesidir”

Çarklar dönecek dayatmasının en büyük bedelini bu salgın koşullarında çalışmak zorunda bırakılan büyük oranda örgütsüz işçiler ve ailelerinin ödeyeceğini vurgulayan Çerkezoğlu, “Ancak meselemiz salgındır ve bedel bununla sınırlı kalmayacaktır. Ezberlenmiş sınıfsal reflekslerle milyonlarca işçinin salgın sürerken hiç de zorunlu olmayan işlerde çalıştırılmasının bedelini bütün bir toplum ödeyecektir. Evde kalması fiilen engellenen işçiler olarak, ‘Evde kalmak benim de hakkım’ diyerek atacağımız her adım meşrudur ve sadece kendimiz için değil toplumun ve ülkenin bu salgına karşı savunmasını sağlayacaktır. Evde kalma mücadelesi memleket mücadelesidir” dedi.

“Neoliberal küreselleşmenin iflası tam olarak tescil edildi”

Koronavirüs salgını ile birlikte akılları başa almanın zamanı geldiğini söyleyen Çerkezoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Neoliberal küreselleşmenin iflası tam olarak tescil edildi. Şimdi sosyal devlete dönmenin, kamucu ve toplumcu politikaların zamanıdır. Salgının tahribatı büyüyor. Bu tahribatı azaltmak için hâlâ yapılması gerekenler var. Üzerimize düşen tarihsel sorumlulukla hükümete bir kez daha çağrı yapıyoruz. koronavirüs salgını ile mücadele için ortak akla ihtiyaç var. ‘Ben dedim oldu’ zihniyeti ile koronavirüs yenilmez. Bilimin ve aklın yol göstericiliğinde ve katılımcı bir yöntemle salgınla mücadele edilebilir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus