Sosyolog Aurélie Jeantet: “Sokağa çıkma yasağı mesleklerin toplumsal rollerini yeniden dağıttı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Sorbonne Nouvelle Üniversitesi'nde öğretim görevlisi ve Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nde araştırmacı olan Sosyolog Aurélie Jeantet’in Libération için kaleme aldığı yazının özetini paylaşıyoruz.

Yaşadığımız salgın bazı mesleklere karşı olan fikrimizi değiştirdi. Dünün görünmeyenlerinin yani kasiyerlerin, şoförlerin ve temizlikçilerin nihayet bizlere gerekli olduklarını görmemizi sağladı. Bir nevi mesleklerin toplumsal rolleri yeniden dağıtıldı.

Bu salgınla ve dışarı çıkma yasaklarıyla birlikte aslında ne kadar savunmasız ve birbirimize bağımlı olduğumuzu toplu olarak deneyimliyoruz. Bununla birlikte hem sağlık görevlilerine karşı hem de bizim için ne kadar önemli olduklarını gördüğümüz küçük meslekler için içimizi büyük bir minnet duygusu sarıyor. Bu minnet duygusu da her akşam saat 8.00’de evlerin camlarından, balkonlarından yankılanan alkış sesleriyle kendini duyuruyor.

Mesleklerin toplumda gerekli görülmesi ve tekrar değerlenmesi, onlara hak ettikleri ücreti vermekten geçiyor ama sadece bununla kalmamalı. Bu mesleklerin değerini belirlemek için sağladıkları faydalara bakılmalı ve maaşları ona göre belirlenmeli, en az iki veya üç katına çıkarılmalı. Bu da maaş ölçeğini yeniden şekillendirmekten geçiyor. 

Şikago ekolü sosyologlarının da 1970’lerden itibaren gösterdiği gibi mesleklerin prestiji, toplumun algısına yani bir mesleğin örgütlenmesi, güçlenmesi ve gurur verici bir şekilde kendini tanıtma kapasitesine bağlı. Doktorlar, kendilerini çöp toplayıcılardan daha özverili ve kan, dışkı, hastalıkla uğraşmalarına rağmen temiz bir meslek olarak tasvir etmede daha başarılı oldular. Halbuki her ikisi de topluma yararlı ve gerekli. 

Fakat daha iyi bir maaş vermek de yeterli olmayacaktır. Sağlık görevlilerinin, öğretmenlerin ve çiftçilerin, onlarca yıldır olanın aksine, bir istekleri var: Bazen tamamen saçmalıktan ibaret olan ve onları yavaş yavaş ezen reformların yerine, onları ilgilendiren konularda alınan kararların bir parçası olmak.

Çoğu zaman güvencesiz olanlar için yani teslimatçılar, kasiyerler, sürücüler, çağrı merkezi çalışanları ve bakım personeli için sorun çok daha farklı. Yaşadığımız bu durumda onların ne kadar faydalı oldukları gün yüzüne çıktı. Sokağa çıkma yasağı olduğu dönemde bu meslekler bizim için çok büyük bir önem ifade ediyor. Kendi başımıza yapamadığımız gerekli mal ve hizmetlerin bize ulaşmasını sağlıyorlar. Bu durumda teslimatçılar daha önemli bir rol üstlenmiş oluyor. 

Bu ikinci kategorideki çalışanların maaşlarının artırılması veya benzeri iyileştirme çalışmalarından faydalanmaları olası değil. Fakat biz meslek gruplarına karşı daha hassas davranabiliriz. Kendi yaşam biçimimizin sosyal ve çevresel olarak neye yol açtığını düşünebiliriz. Yaşam biçimlerimizin başkalarının güvencesiz ve düşük ücretle çalışmasına sebep olduğunu; çevreyi nasıl kirlettiğini ve başkalarına zarar verdiğini ekonomik, ideolojik ve etik boyutlarıyla düşünebiliriz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus