Korona günlerinde çalışma hayatı (15): “İnsani şartlarda çalışacağımız zamanların gelmesini diliyorum ama maalesef buna dair içimde herhangi bir umut besleyemiyorum”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Can Körekoğlu, İzmir’de bir gıda firmasında çalışıyordu. Koronavirüsün Türkiye’de görülmesiyle birlikte işini kaybeden Körekoğlu 35 yaşında. İki yıl önce kendi işini kurdu. Daha sonra yaşadığı maddi sıkıntılardan dolayı işyerini kapatıp gıda fabrikasında çalışmaya başladı. Koronavirüs ile birlikte üç aydır işsiz kaldığını ve birçok yurttaş gibi bu süreçte geçim sıkıntısı çektiğini söylüyor. Yaşadığı süreci Medyascope’a anlatan Körekoğlu, “İşten çıkartıldıktan sonra sadece yıllar öncesinden kalan iki aylık ücretimi alabildim” diyor ve şunları ekliyor: 

“İçinde bulunduğumuz salgın sürecinde işini kaybedenlerden biriyim. Bu, tazminatımı hak etmeme sadece iki hafta kalmışken gerçekleşti. Tabii ki çözüm olmasa da en azından bir süre daha nefes almamıza katkı sağlayacak olan işsizlik maaşı desteğinden faydalanmak istedim ama maalesef şartları sağlamıyordum. Sadece yıllar öncesinden kalan iki aylık ücret alabildim.”

Körekoğlu, iki yıl önce kendi işini kurma girişiminden sonra yaşanan ekonomik kriz ile birlikte henüz kazanç sağlayamadan ve iş yapamadığı halde vergi borçlarıyla ile birlikte işini sonlandırmak zorunda kaldığı süreci şöyle anlatıyor: 

“İki yıl önce kendi işimi yapabilmek için kısıtlı imkanlarla bir girişimde bulundum ama biliyorsunuz ki ülkemizde ekonomik sıkıntı sadece salgın sürecinde başa gelen bir durum değil. Uzun yıllardır bu buhranı yaşıyoruz. Ben işimi kurduktan kısa bir süre sonra, ani bir şekilde dolar kurunun nerdeyse iki katına çıkması ile birlikte kısıtlı imkanlarla başladığım işi bir sene içinde henüz para kazanamadan ve üstüne iş yapmadığım halde kalan vergi borçlarıyla sonlandırmak durumunda kaldım.”

İş bulmanın ve bulduğu işte hak ettiği kadarını almanın zaten zor olduğunu söyleyen Körekoğlu, koronavirüsten sonra da insanların her zamankinden daha çok işe ihtiyacı olduğu için çalışma şartlarının daha fazla kötüleşmesinden endişe ettiğini söylüyor: 

“İş bulmak zaten zordu. Bulduğumuz işlerden de hak ettiğimizi alamıyorduk. Kendi yetkinliğimize göre değil, bulabildiğimiz işlerde mecbur olduğumuz için çalışıyorduk. Bundan sonra insanlar her zamankinden daha fazla mecbur kalacağı için zaten kötü olan çalışma şartlarının daha da kötüleşeceğini düşünüyorum.”

İnsani şartlarda yaşamanın ve çalışmanın hayalini kurduğu halde o günlerin geleceğine dair ümidini kaybettiğini söyleyen Körekoğlu, bu sürecin bütün sıkıntılarını hissettiğini belirtiyor: 

“Yüksek lisans yapmış, İngiltere’de dil eğitimi almış biriyim.  Ülke olarak bu zamanları en az kayıpla atlatıp, refah seviyemizin arttığı günlerin hayalini kuruyor, en alt seviyedeki çalışanın da insani şartlarda çalıştığı zamanları diliyorum. Ama maalesef bu günlerin geleceğine dair içimde herhangi bir umut besleyemiyorum.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus