180’den fazla insan hakları örgütü, dünyaca ünlü markalara sesleniyor: “Bir yıl içinde Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı fabrikaları tedarik zincirlerinizden çıkarın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

180’in üzerinde insan hakları örgütü bir araya gelerek dev moda markalarına, Çin’in Sincan bölgesinde zorla çalıştırılan Uygurlar’ın ve diğer Müslüman azınlıkların ürettiği ürünleri dünya pazarlarına sunmamaları çağrısında bulundu.

İnsan hakları örgütlerinin bir araya gelerek imzaladığı bildiride, ayakkabıdan çantaya, iç ve dış giyime kadar sayısız ürünüyle bilinen Adidas, Calvin Klein, C&A, GAP ve Tommy Hilfiger gibi pek çok ünlü markanın adı yer alıyor. 

Pekin yönetiminin bölgedeki Uygurlar’ı ve diğer Müslüman azınlıkları çalışma kamplarında zorla tutması ve kamplardaki insanların işkenceye maruz kalması dünya kamuoyunda öfkeyle karşılanıyor. Bununla beraber, küresel ölçekli giyim markalarının büyük bir kısmının işgücünü, Çin’in Sincan bölgesindeki bu çalışma kamplarında zorla tutulan insanlar oluşturuyor. Hazırgiyim markalarının çoğu, Sincan bölgesindeki kamplarda zorla tutulan Uygurlar’ı, Çin’in farklı bölgelerinde kurdukları fabrikalarında da çalıştırıyor. İnsan hakları örgütleri ise dünya üzerinde pamuktan üretilen her beş üründen birinin bu kamplarda zorla çalıştırılan bireylere uygulanan işkence ve insan hakları ihlalleriyle “kirlendiğini” belirtiyor. 

Çin, dünyanın en büyük pamuk üreticisi konumunda. Dünya pazarlarındaki toplam pamuğun yüzde 84’ü, Çin’in Sincan bölgesinden geliyor. Bu bölgede üretilen pamuk ve iplikler, genellikle ucuz işgücüyle bilinen Bangladeş, Kamboçya ve Vietnam gibi ülkelerde kıyafet ve perde gibi ev tekstili ürünlerinin üretiminde kullanılıyor. New York Times, bu hafta hazırladığı bir video haberde, koronavirüs salgınıyla birlikte talep artınca, Sincan bölgesindeki fabrikalarda maske üretimine ağırlık verildiğine dikkat çekti. Artık hayatımızın bir parçası haline gelen maskeler de bu kamplarda zorla çalıştırılan Uygurlar tarafından üretilmiş olabilir. 

Gulzira Auelkhan, daha önce Çin’in Sincan bölgesindeki bu kamplardan birinde zorla tutulan ve fabrikada çalışmaya zorlananlardan. Kazakistan vatandaşı olan Auelkhan, “Hazırgiyim markalarının bizi çalıştırdığı fabrikaların, Sincan’da alıkonulduğumuz kamptan pek farkı yoktu. Etrafımız güvenlik kameraları ve polis memurlarıyla çevriliydi. Hiçbir yere kıpırdayamıyorduk” diyor. 

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Auelkhan ve onun gibi bir milyondan fazla Uygur, Kazak, Kırgız ve Hui etnik kökenli Müslüman’ın zorla tutulduğu gözetim kamplarının varlığı Birleşmiş Milletler (BM) üyesi pek çok ülke tarafından kınanmıştı.

Aralarında 72 Uygur insan hakları örgütü, dünyanın farklı ülkelerinden 100 sivil toplum kuruluşu ve çok sayıda işçi sendikasının bulunduğu, 180’in üzerinde insan hakları örgütü bir araya gelerek, dev moda markalarına, önümüzdeki bir yıl içinde “Uygurlar’ın ve diğer Müslüman azınlıkların zorla çalıştırıldığı fabrikaları tedarik zincirlerinden çıkarmaları” çağrısında bulundu. Uygur İnsan Hakları Projesi Başkanı Ömer Kanat, küresel markaların Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı fabrikalarla işbirliğini sürdürmelerinin, Çin’in insan hakları ihlallerine katkıda bulunduğunu ve buna derhal son verilmesi gerektiğini söyledi. 

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Uygurlar’a yönelik baskı politikalarından sorumlu olduğu ispatlanan Çinli yetkililere yönelik yaptırım tasarısını haziran ayında onaylamıştı. ABD Senatosu’nda ve Temsilciler Meclisi’nde hem Cumhuriyetçiler’in hem Demokratlar’ın desteğiyle kabul edilen tasarı, Uygur İnsan Hakları Yasası adıyla yasalaştı. Yasa, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygurlar’a ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları ihlallerinden sorumlu kişi ve kuruluşlara çeşitli yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor. Sözkonusu yaptırımlar arasında, bu kişilerin ABD’deki malvarlıklarının dondurulması ve ABD’ye girişlerinin yasaklanması da yer alıyor. 

ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi, 17 Haziran’da yayımladığı bir durdurma emriyle, Çin’in Batı Sincan eyaletindeki gözetim kamplarında zorla tutulan Uygurlar’ın saçlarından üretildiği şüphesiyle yaklaşık 800 bin dolar değerindeki ürünün sevkyatını durdurmuştu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus