The Washington Post: Salgının başında kahraman olarak görülen İsrail Başbakanı Netanyahu, ikinci dalga ile kendini krizin ortasında buldu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Mayıs ayında beşinci dönemine başlayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, koronavirüs salgınında ülkede ikinci dalganın başlamasıyla kendisini siyasi çıkmazın içinde buldu. Gerekli tedbirlerin alınmadığını düşünen binlerce İsrailli, sokaklarda Netanyahu’yu protesto ediyor. The Washington Post gazetesi, geçici hükümet döneminde salgına karşı aldığı tedbirleriyle takdir toplayan İsrailli liderin şu an yüzleştiği siyasi sorunları ele aldı. 

Art arda yenilenen seçimlerin sonunda koalisyon hükümeti kurmayı başararak mayıs ayında iktidardaki beşinci dönemine başlayan Netanyahu, yeni koalisyon hükümeti lideri olarak ilk imtihanlarını yaşıyor. Haziranda İsrail’de ikinci dalga koronavirüs salgınının başlamasıyla hızla artan vaka sayısını durdurmak için yeterli tedbirlerin alınmaması halkın ve siyasetçilerin tepkisini çekti.

The Washington Post gazetesinde 23 Temmuz’da yayımlanan yazıya göre, İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı, salgının ülkede yayılmaya başladığı şubat ayından itibaren aldığı okulların kapatılması, sokağa çıkma yasağı, sınırların kapatılması gibi tedbirler sonucu vaka sayısının artmasını önlemiş, halk nezdinde popülaritesini artırmıştı. Ancak vaka sayısındaki artışın azalmasıyla birlikte alınan birçok tedbir kaldırıldı. Haziran ayında ise İsrail, salgının ikinci dalgasıyla yüzleşmek zorunda kaldı.

Artan vaka sayısı ve ekonomik sorunlardan dolayı Netanyahu’nun siyasilerce eleştiri odağı haline geldiğinin belirtildiği yazıda, nisan ayında yüzde 56 olan başbakana güven duyma oranının yüzde 30’lara indiğine dikkat çekiliyor. Yazıya göre, İsrailli lidere karşı artan muhalefet, Netanyhu’nun Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin ilhakı gibi farklı konuları hızlı vaka artışının olduğu bir dönemde gündeme getirmesinden kaynaklanıyor. Haziran ayında Netanyahu’nun meclis komitesinden Caesarea’daki evinin restorasyonu için vergi muafiyeti talep ettiğini belirten yazı, işsizliğin arttığı bir dönemde konuyla ilgili zamansız davranışından ötürü başbakanın özür dilediğini, bunun yanında Batı Şeria ilhakının da ertelendiğini vurguladı. 

Geçen hafta ise ikinci dalga kapsamında Netanyahu’ya olağanüstü yetkiler tanıyan yasa teklifine karşı Tel-Aviv ve Kudüs’te yapılan protestolarda 34 kişi gözaltına alınmıştı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, geçen perşembe günü Kudüs’teki evinin önünde protesto edildi. (Abir Sultan/EPA)

Hükümetin ikinci dalgayla artan vaka sayısına karşı aldığı yeni önlemler ise düzensiz ve yetersiz bulunuyor. Yazıda, sadece hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasağı ve plajların kapatıldıktan sonra ekonomik endişelerle yeniden açılmasına dair uygulamaların “makul sebebe dayanmadıkları” gerekçesiyle uzmanlar tarafından eleştirildiğine dikkat çekildi.  

Bunun yanında işsiz kalan İsrailliler için öngörülen 1.7 milyar dolarlık finansal yardım paketinin “eksik planlanmış” olmasından ötürü ekonomistler tarafından eleştirildiği yazıda belirtildi. İsrail Maliye Bakanlığı’nda çalışan yetkililer, plan hakkında kendilerine önceden bir bildirinin yapılmadığını, bu durumun ise kamu bütçesini sarsacak nitelikte olduğunu açıkladı. 

19 Temmuz Pazar günü, Netanyahu’nun kabinesinin başbakandan ayrı olarak daha fazla “hedef odaklı” bir kurtarma paketi oluşturmak için mevcut plan üzerinde değişiklik yaptığı belirtildi. 

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nden Mordechai Kremnitzer, “Kamunun hükümete olan güveninin kırıldığına inanıyorum” dedi.

Yazıda, Netanyahu’nun destekçilerinin ise başbakanın bürokratlar, hâkimler ve koalisyondaki muhalifler tarafından sıkıştırıldığını düşündükleri notu düşüldü. Netanyahu’nun uzun zamandır destekçisi olan Kudüs İbrani Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gadi Taub şunları kaydetti: “Bu süreçte yaşananlar çok katmanlı bir krizin var olduğunu bize gösteriyor. Buna rağmen [Netanyahu] bu krizin sorumluluğunu üstlenebilecek tek kişi olduğunu kanıtladı.”

Sağlık ve maliye bakanlıklarının artan vaka sayısı karşısında koalisyon hükümeti kapsamında sürekli olarak ayrılığa düştüğünü belirten makalede, İsrail Meclisi’nin, Netanyahu hükümeti tarafından hazırlanan, halka açık yüzme havuzları, plajlar ve spor salonlarının kapatılmasını öneren yasa teklifini “kısıtlamaları gerektiren yeterli bilimsel verilerin olmaması” gerekçesiyle reddettiğine değinildi. 

Koalisyon hükümetinden önce başbakanın, uygulamak istediği politikalar için bakanlıkları kolayca yönlendirdiğini dile getiren İsrailli bir devlet yetkilisi, “Koalisyondan önce geçici hükümet altında çalışırken meclis saf dışıydı ve işlerimiz çok daha kolay gidiyordu” dedi.

“Bir sihirbazın imajının çöküşüne şahitlik ediyoruz” diyen Kremnitzer ise Netanyahu’nun salgının başlarında güçlü bir lider imajı verdiğini hatırlatıyor: “Koronavirüs tarafından bile yenilmeyeceğine dair bir algı oluşturmuştu. Şimdi ise çok daha farklı. Liderliği boyunca böyle bir krizle daha önce karşılaştığını düşünmüyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus