İran’ın #MeToo hareketi: Kadınlar maruz kaldıkları cinsel saldırıları anlattı, suçlamaların hedefindeki isimlerden biri tutuklandı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İran’da kadınlar, maruz kaldıkları cinsel taciz ve şiddeti sosyal medyaya taşımaya başladı. Aynı etiketi kullanmasalar da İranlı kadınların amacı, üç yıl önce kadına yönelik cinsel saldırılara dikkat çekmek için başlatılan #MeToo (#BenDe) hareketiyle aynı. Geçen haftadan itibaren maruz kaldıkları cinsel şiddeti detaylarıyla paylaşan birçok kadın, ülkede tabu olarak görülen bu konulara dikkat çekerek farkındalığı artırmayı hedefliyor. 

İran’da önceki hafta birçoğu kimliğini gizlemeyi tercih eden 20’den fazla internet kullanıcısı, aynı kişi tarafından, içeceklerine ilaç katıldıktan sonra tecavüze uğradıklarını yazdı. Bu kişinin aynı yöntemi kullanarak İran’da birçok kadına tecavüz ettiğine yönelik iddialar, sosyal medyada bir öfke patlamasına neden oldu. İsmini gizleyen Twitter kullanıcıları, paylaşımlarında #Rape (#Tecavüz) etiketini kullandı.

Ardından, İranlı birçok kadın, maruz kaldıkları cinsel saldırı vakalarını sosyal medya üzerinden paylaşmaya başladı. Kadınlar, #MeToo etiketini kullanmasalar da, o harekete benzer şekilde paylaşımlarının çoğunu Twitter üzerinden yaptı. Atılan tweet’lerde cinsel saldırıyla suçlanan isimler arasında, bir öğretmen, bir akademisyen, bir roman yazarı, ülke çapında tanınmış bir ressam, bir aktör ve şarkıcı da yer alıyor. 

İran polisi, suçlamaların hedefindeki isimlerden, arkeoloji eğitimi almış eski bir kitabevi sahibi Keyvan Emamverdi’yi tecavüzle suçlayan kadınları resmi şikayette bulunmaya davet etti. İran’da hem alkol kullanmak hem de evlilik dışı cinsel ilişki suç unsuru olarak kabul ediliyor. Polis, kadınların şikayetlerini kimliklerini gizleyerek yapabileceklerini ve hiçbir yasal yaptırımla karşılaşmayacaklarını söyledi. Tahran polis şefi Hüseyin Rahimi, Emamverdi’nin, birden fazla kadının şikayeti üzerine tecavüz suçlamasıyla tutuklandığı bilgisini paylaştı.

Sosyal medya üzerinden paylaşılan vakaların büyük bir kısmının üzerinden neredeyse 10 yıl geçmiş olması, İran’da kadına yönelik şiddet ve tacizin uzun yıllardır görmezden gelindiğini bir kez daha gözler önüne serdi. İranlı kadınların çoğu, toplumun, ülkedeki aydın sınıfının ve hatta ebeveynlerin kadına yönelik şiddet faillerinin suç ortakları olduğunu düşünüyor. 

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan aylık kadın dergisi Zanan (Farsça “kadın”) yazarı Somayeh Qodussi, “Tecavüz, İran toplumu için hâlâ bir tabu. (İran’da) aile içinde bile cinsel taciz, tecavüz gibi konuları dile getirmek çok zor. Şimdi ise maruz kaldıkları tacizi dile getirmek için gerekirse başkentin göbeğindeki meydanda dimdik durabilen kızları görüyoruz” dedi.

Sosyal medyada hızla yayılan paylaşımların yarattığı tartışmanın kapsamı beklendiğinden daha fazla ses getirdi. İran hükümeti de yaşananlara tepkisiz kalamadı. Cumhurbaşkanı yardımcılarından biri, cuma günü konuyla ilgili yaptığı açıklamada maruz kaldıkları cinsel tacize karşı seslerini yükselten kadınları övdü ve yargıyı “cinsel suçlularla yüzleşmeye” davet etti. 

İranlı sosyolog Azar Tashakor, “Kadınlar, yıllardır gizledikleri cinsel taciz ve tecavüz vakalarını, maruz kaldıkları travmayı biraz olsun hafifletmesi umuduyla paylaşıyor. İran’da yasal sistemin tecavüzcülere yönelik caydırıcı cezalar uygulanmasına imkan tanımıyor. Bu nedenle kadınlar, adalet arayışlarında sosyal medya paylaşımlarını adeta birer silah olarak görüyor” dedi. Bunun yanında Tashakor, “paylaşımların toplumda köklü bir değişime yol açmak için yeterli olmadığını” da belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus