Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun simgesi olan “Kavuk”, Rasim Öztekin’den Şevket Çoruh’a devredildi – Çoruh: “Salgın böyle devam ederse bizden simit almayı unutmayın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Edanur Tanış & Cemresu Arvas

Bugüne kadar Kel Hasan Efendi’den İsmail Dümbüllü’ye, ardından sırasıyla Münir Özkul, Ferhan Şensoy ve Rasim Öztekin’e emanet edilen ve Türk tiyatrosunun geleneği olan “Kavuk“, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen özel bir devir teslim töreniyle Rasim Öztekin tarafından Şevket Çoruh’a devredildi.

1968’de Münir Özkul’a devredilmişti

Orta oyunu ve tulûat sanatçısı İsmail Hakkı Dümbüllü, ustası Kel Hasan’dan devraldığı kavuğu, 1968’de oyuncu Münir Özkul’a devretti. Özkul tarafından 1989’da Ferhan Şensoy’a verilen kavuğun yeni emanetçisi, 2016’da Rasim Öztekin oldu. Önceki gün yapılan törenle, Şevket Çoruh kavuğun altıncı sahibi olarak tarihe geçti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin (İBB) desteğiyle Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde yapılan tören boyunca, koronavirüs önlemleri kapsamında sosyal mesafe kuralına uyuldu, seyirciler etkinlik boyunca maske taktı. 

Geliri, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği‘ne (ÇYDD) aktarılan geceye, tiyatrocular Haldun Dormen, Müjdat Gezen, Mustafa Alabora‘nın yanı sıra Güner Özkul, Müjgan Ferhan Şensoy ve Pelin Öztekin ile İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve İBB Kültür Daire Başkanı Hülya Muratlı da katıldı.

Öztekin, kavuğu devraldıktan üç ay sonra rahatsızlandı

Öztekin ve Çoruh ile yapılan röportajlardan hazırlanan belgeselin gösterilmesiyle başlayan program, beşinci kavuklu Rasim Öztekin’in sahneye gelerek konukları selamlamasıyla devam etti. Kavuğu aldıktan üç ay sonra kalp rahatsızlığı nedeniyle sahnelerden uzak kaldığını söyleyen Öztekin, törenin başında yaptığı konuşmasında kendi doktoruna ve koronavirüse karşı mücadele eden bütün sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Kavuğu devretme kararını verdikten sonra Ferhan Şensoy’un onayını aldığını ve ardından Şevket Çoruh’u aradığını anlatan Öztekin, “Oynayamayacaksam kavuğun bende olmasının bir anlamı yoktu. Çünkü kavuklunun oynaması lazım, onun için hemen devretmek istedim” dedi.

 “Ustaların parasızlığı da bir gelenek”

Kavuğu teslim alan Şevket Çoruh ise şunları söyledi: “Türk tiyatrosu çok zor bir dönem yaşarken ‘Mahalle yanarken saçımızı mı tarıyoruz’ diye bir düşünce geldi aklıma. Bu kavuğu bugünkü zor şartlarda, Anadolu’da perde açmaya çalışan, alternatif sahnelerden apartman dairelerine kadar yüreği tiyatroyla dolu tüm tiyatro emekçileri adına kabul ediyorum ‘Çok sevinsem ayıp mı olur dedim, oturup ağlasam da ayıp olur’ dedim. Çok ne yapacağımı bilemedim. Ama bu törenin en önemli tarafı iki yaşayan ustam hayattalar. Ferhan Şensoy ile Rasim Öztekin ustam.”

Tiyatrocuların koronavirüs tedbirleri nedeniyle yaşadıkları zorluklara da değinen Çoruh, “Ustaların parasızlığı da bir gelenektir. Raşit Rıza, Bizim Lokanta adlı bir lokanta açmış. Hazım Körmükçü, Beyoğlu’nda piyango bileti satmış. Naşit Özcan, Beyazıt’ta piyangocu dükkanı açmış. Pandemi böyle devam ederse bizden simit almayı unutmayın” diye konuştu.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus