Salgında işsiz kalınca aşçılık yapmaya başlayan müzisyen Serhat Özarmağan: “Öngörebildiğim tek şey olumsuz, düzensiz ve hiçbir güvencesi olmayan bir hayat”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Müzisyen Serhan Özarmağan (44), Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşıyor. 20 yıldan uzun bir süredir Alanya’daki otellerde sahne alan Özarmağan, koronavirüs salgınıyla birlikte işini kaybetti. Kısa süre önce bir arkadaşının restoranında aşçılık yapmaya başlayan müzisyen Özarmağan, salgında gitarını ve amfisini satmak zorunda kaldı. Alınan son koronavirüs önlemleriyle birlikte çalıştığı restoranın da kapanma aşamasına geldiğini dile getiren Özarmağan, salgın günlerinde neler yaşadığını Medyascope‘a anlattı. 

Müzisyen Serhan Özarmağan, 20 yıldan uzun bir süredir Alanya’daki büyük otellerde müzisyenlik yapıyor. Özarmağan’ın anlattığına göre Alanya’da tatil sezonu, nisan ayında başlayıp kasım ayının sonuna kadar devam ediyor. Her sene ortalama sekiz-dokuz ay çalıştığını söyleyen Özarmağan, “Salgın haberlerini ilk duyduğumda kişisel olarak tedirgin olmuştum ama bu kadar ilerleyebileceğini düşünmemiştim” dedi. Salgının Türkiye’de görülmeye başladığı mart ayında işlerinin bıçak gibi kesildiğini dile getiren Özarmağan, “Ben haftada yedi gün, her gün farklı bir otelde sahne alırdım, buralarda müzik yapıyordum. Nisan ayında ise haftada bir gün çalıştım” diye konuştu.  

“Otellerde pek bir önlem alınmıyordu”

Özarmağan, “Bu arada zaten oteller boşalmaya ve Avrupalı turistler gelmemeye başladı. Oteller işletmelerini açmamaya başladı. Garsonlar maske takıyordu, birkaç şezlongun arasına da sosyal mesafe koyulmuştu. Bunlar dışında pek bir önlem alınmıyordu” diyerek otellerin salgında aldığı yetersiz önlemleri dile getirdi. 

“Aşçılık yapıyorum ama çalıştığım yer de kapanacak çünkü paket servis yapmıyorlar”

Temmuz ayında artık bir gün bile sahne alamadığını belirten Özarmağan, “Birikmiş biraz param vardı. Onunla geçinmeye çalıştım. Ben yalnız yaşıyorum, çocuğum yok. Bu benim için bir artı. Bu koşullarda, bakmakla yükümlü olduğunuz bir ailenizin olmaması sizin için bir artı oluyor. Kısa bir süre önce restoranı olan bir arkadaşıma aşçılık yapmayı teklif ettim. Daha önce de mutfak deneyimim vardı. Bir hafta kadardır aşçılık yapıyorum ama çalıştığım yer de kapanacak çünkü paket servis yapmıyorlar. Birçok yer kapandı, pek çok yer paket servise uygun değil” diye ekledi. 

Sahne ekipmanını satmak zorunda kalan Özarmağan, sekiz aydır sigortasını ödeyemiyor

Sekiz-dokuz ay boyunca yaşadığı koşulları anlatan Özarmağan, 10 gün önce birçok arkadaşı gibi sahne ekipmanını satmak zorunda kaldığını söyledi: “Turizm işçiliği ve müzisyenlik, normal çalışma şartları içinde de zaten istikrarlı giden çalışma alanları değil. Bu insanlar günübirlik yaşar. Sigortaları, sosyal güvenceleri yoktur. Ben sigortamı dışarıdan kendim yatırıyordum. Yaklaşık sekiz aydır yatıramıyorum.”

“Çalıştığım yer kapatma kararı almak üzere ama benim artık hiçbir planım yok”

Bir müzisyen olarak devletten hiçbir yardım almadığını anlatan Özarmağan, “Ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz, soran yok. Sadece müzisyenler de değil artık herkes işsiz. Çalıştığım yer kapatma kararı almak üzere ama benim artık hiçbir planım yok. Plan yapamıyorsunuz. Öngörebildiğim tek şey olumsuz, düzensiz ve hiçbir güvencesi olmayan bir hayat. Neye göre plan yapacağız? Hayatta kalmaya çalışacağız” diye konuştu.

“Ben bu devlete doğduğumdan beri, 44 yıldır vergi veriyorum, bin liralık desteği bile alamadım”

Almanya’da, İngiltere’de ve Norveç’te yaşayan müzisyen arkadaşlarına devletlerin yardımcı olduğunu söyleyen Özarmağan, “Oralarda yaşayan arkadaşlarımı devletleri destekliyor, her ay düzenli olarak para veriyor. Bir ara Türkiye’de yapılan bin liralık desteğe başvurdum. Ben bu devlete doğduğumdan beri, 44 yıldır vergi veriyorum. Çalışamadığım şu günlerde bu bin liralık desteği almak istedim. Alamadım. Bizi öldüren hastalık değil” dedi. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus