Artvin Yusufeli’ndeki iki köye hidroelektrik santral yapılmak isteniyor, köylüler direniyor: “Eğer HES yapılırsa, 380 kelebek türü olumsuz etkilenir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Erari Elektromekanik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Artvin’in Yusufeli ilçesindeki Demirdöven ve Yaylalar köyleri üzerine 2014 yılında yapmak istediği hidroelektrik santral projesini (HES) altı yıl sonra yeniden hayata geçirmeye çalışıyor. HES istemeyen köylüler ise şirkete karşı direniyor. Yusufeli’nde yaşayan Haluk Zorba ve Prof. Dr. Ahmet Baytaş ile köylülerin direnişini, hukuki süreci ve HES yapılması planlanan bölgeyle ilgili hazırlanan raporu konuştuk.

Hevek Çayı üzerinde HES yapmak isteyen Erari Elektromekanik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 2014 yılında arazi bulma çalışmalarıyla Artvin’in Yusufeli ilçesinin Demirdöven Köyü’ne girmişti. 2014 yılında gelen, Ocak 2015’te HES için şantiye çalışmalarına başlayan şirket, köylülerin direnişiyle karşılaşmış ve bu direnişin sonucunda Yusufeli’nden ayrılmak zorunda kalmıştı. Şirket, altı yıldır yapamadığı HES projesi için koronavirüs salgını günlerinde yeniden harekete geçti. Derede şantiye inşaatına başlayan şirkete köylüler altı yıl önce olduğu gibi yine tepki gösterdi. Köy halkı HES’e karşı direniş başlattı, dava açtı ancak bu dava yerel mahkemece reddedildi, Danıştay’a taşındı.

16 Kasım 2020 tarihinde Artvin İl Genel Meclisi’nde HES projesi için imar izni oylanmış ve HES projesi il imar komisyonunda AKP ve MHP’nin 12 “evet” oyu ile onaylanmıştı.

“HES çalışmalarına bilinçli olarak karantina günlerinde başladılar”

Şu anda Demirdöven Köyü sınırları içerisinde şantiyenin kurulduğunu söyleyen Yusufeli köylülerinden Haluk Zorba, “Şantiyenin bitiş noktası Yaylalar Köyü’nde olacak. Yaylalar Köyü de Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırlarında bir köy. Kaçkar Dağları’nın güneyinde kalıyor. Geçen gün şirket, 50-60 kişilik bir jandarma ekibiyle geldi, salgın nedeniyle insanlar dışarıya çıkamıyor. Kış olduğu için de köyün nüfusu normalden daha az. Bütün bunları fırsat bildiler. Dozerlerle ve kepçelerle ormanda ağaçları kesip elektrik trafoları dikmeye başladılar” dedi. Şirketin daha önce köylünün tapulu arazisine girdiğini dile getiren Zorba, gerekli itirazları yaptıklarını ve şirketin de geri çekilmek zorunda kaldığını ekledi.

“Şirket bu şekilde yıkıma devam ediyor, bizler de durdurmak için elimizden geleni yapıyoruz” 

Şantiyeyi genişletmek adına şirketin ormanda yol çalışmalarına başladığını söyleyen Zorba, “Şu an yaklaşık 30-40 metrelik bir araba yolu açılmış durumda. Şirket bu şekilde yıkıma devam ediyor, bizler de durdurmak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi. Birkaç kişi hariç Demirdöven ve Yaylalar köylülerin hepsinin HES’e karşı olduğunu dile getiren Zarba, “Dere yatakları bozuluyor. Ormanlar tahrip ediyor. 15-20 gündür her gün bir-iki saat elektrik kesintileri yaşanıyor. Dere yatağında yapılan çalışmalarla derenin suyu bulanmış durumda” diyerek yaşanan doğa tahribatını anlattı.

Kelebek gözlemcisi ve “Türkiye’nin Kelebekleri” kitabının yazarı, Prof. Dr. Ahmet Baytaş, “İki ay kadar önce doğduğum yer, Yaylalar Köyü’nden bana ulaşıp HES çalışmasından bahsettiler. Çoruh Vadisi’ni mahvettiler HES’lerle, Kaçkar Dağları’nda da dibine kadar gelip HES yapacaklarını tahmin etmemiştim” dedi. 

“Türkiye’nin Kelebekleri” kitabı için 1999-2012 yılları arasında Artvin’de çalışmalar yaptığını anlatan Baytaş, “Bölgeyi ve zenginliğini biliyorum. Orada incelemeler yaptım. Doğa Koruma Merkezi (DKM) ile iletişime geçip ne yapabileceğimizi konuştuk ve bölgenin doğal zenginliğiyle ilgili bir rapor hazırlamaya karar verdik” dedi.

“HES inşaatı devam eden bölgede 380 kelebek türü zarar görecek”

Raporda HES’le birlikte tehlike altına girecek olan kelebek türlerinden bazıları şunlar: Türkiye’de sadece Arvin’de bulunan Colias caucasica, endemiğe yakın Coenonympha symphyta, Pieris bowdeni, Boloria caucasica, Erebia graucasica, Erebia hewitsonii, Erebia meloncholica, Parnassius apollo ve Phengaris arion, endemik bir tür olan Polyommatus menalcas, nesli tehdit altında olan ve Türkiye’de sadece Yaylalar Köyü’nde olan Pseudochazara gruensis.

Pek çok kelebek türünün tehlikede olduğunu gözler önüne seren raporda, “Bu bilgiler ışığında alanda yapılması planlanan HES Projesi’nin gerçekleşmesi halinde mevcut doğal ekosistemleri ve canlı türlerini olumsuz etkilememesi kaçınılmazdır. Kelebek türleri başta olmak üzere sadece bu bölgede bulunan öncelikli canlı türleri ve endemik bitki türlerinin devamlılığı ekosistem bütünlüğünün korunmasına bağlıdır” deniliyor.

Türkiye’deki kelebek türlerinin yüzde 40’ının Yaylalar Köyü’nde bulunduğunu dile getiren Baytaş, “Köyde toplam 380 kelebek türü var. HES mutlaka bu türleri olumsuz etkileyecek. Çok üzücü bir durum. Böyle bir yere insan nasıl inşaat yapar?” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus