TBMM’ye 28’i HDP milletvekilleri hakkında 33 dokunulmazlık fezlekesi sunuldu – CHP’li ve İYİ Parti’li milletvekilleri fezlekeler hakkında Medyascope’a konuştu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Okan Yücel & Özgür Özdemir

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) 28’i Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerine ait toplam 33 fezleke sunuldu. Milletvekillerinin yasama dokunulmazlığını kaldırmak amacıyla sunulan bu fezlekeler TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un imzasıyla Anayasa Komisyonu ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon’a gönderildi. Şentop, dokunulmazlık fezlekeleriyle ilgili, “Dosyaların içeriği daha çok terörle ilgili. Karma Komisyon değerlendirme yapar, dosyaların içeriğine göre karar verilir. Bu kadar fezleke dosyasının olması Meclis için üzücü” dedi.

Muhalefetin dokunulmazlık fezlekelerine yönelik ne tutum alacağı ise merak konusu.  Medyascope’a konuşan muhalefet milletvekilleri sürece temkinli yaklaşıyor.

Yavuz Ağıralioğlu “İYİ Parti adına konuşmadım”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, CNN Türk’te katıldığı bir programda “Fezlekelerin siyasallaşmış bir siyasal zemin içerisinde gelmesini doğru bulmuyoruz. Biz HDP’yi problemli ve terörün gölgesinde görüyoruz. Dillerini problemli görüyoruz. Dolayısıyla fezlekeye ‘evet’ diyeceğiz. Fezleke konusunda bir tereddüt yok” dedi. Bu açıklama sonrası Medyascope’a konuşan Ağıralioğlu, partisi adına konuşmadığını ve sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirtti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise dokunulmazlıkların kaldırılmasına dair oylamada “hayır” oyu kullanacağını şu sözlerle açıkladı: “Hukukun bağımsız olmadığı bir ortamda ilkesel olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet oyu verilmesini doğru bulmuyorum.”

Fezlekelerle ilgili süreç nasıl işliyor?

Sözkonusu fezlekeler ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyon’da bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Karma Komisyon Başkanı, dokunulmazlık dosyalarını incelemek üzere her siyasi partinin verebileceği üyeleri arasından ad çekme suretiyle beş üyeli bir Hazırlık Komisyonu kurulmasını sağlıyor. Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyon’a havale ediliyor. Karma Komisyon da bir ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Oylama ve Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurul’da okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor. Daha sonra Karma Komisyon’un yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurul’da dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurul’da okunduğu zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Ağıralioğlu: “CNN Türk iktidara yakın bir yayın organı olduğu için o bölümü öne çıkardı, ben partim adına konuşmadım”

İYİ Parti İstanbul  Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, CNN Türk’te dün akşam katıldığı bir televizyon programında fezlekelere dair şöyle konuşmuştu:Türkiye’de hukuka göre konuşulmalı. İYİ Parti olarak hiçbir zaman grup kararı almadık. Partinin eğiliminin çerçevesi çizilir. Bizde hissiyat beraberliği var. Fezlekelerin siyasallaşmış bir siyasal zemin içerisinde gelmesini doğru bulmuyoruz. Biz HDP’yi problemli ve terörün gölgesinde görüyoruz. Dillerini problemli görüyoruz. Dolayısıyla fezlekeye ‘Evet’ diyeceğiz. Fezleke konusunda bir tereddüt yok.” 

Medyascope’a konuşan Ağıralioğlu, sözlerine şöyle açıklık getirdi: “CNN Türk yayın politikası gereği bu sözlerimi öne çıkardı. Öyle bir hava oluşturuldu ki sanki biz ‘HDP kapatılsın’ demiş gibi olduk. Halbuki Cumhurbaşkanının da ‘HDP kapatılsın’ demesi doğru değil, bunun kararını hukuk vermeli. Fezlekelere ‘evet’ demek de adalete alan açmak içindir. HDP’nin yöneticilerine kızıyoruz ve sorumlu olduğunu düşünüyoruz ama bir yerden sonra hukuk konuşmalı.

“Partim adına konuşmadım”

Ben orada bütün partimiz adına konuşmadım, geniş bir çerçevede konuyu açıkladım. HDP’nin terörün gölgesinde olduğunu düşündüğüm için kendi görüşümü söyledim. Zaten biz hiçbir zaman grup kararı almadık ve kapalı oylamalarda grup kararı alınamıyor. Ancak parti olarak bizim bir ahengimiz var. Zaten bu konuyu henüz konuşmadık ve eğer konu suistimal edilirse fezlekelerin Meclis’e gelişi de gecikebilir.”

“HDP seçmeni adaletten umudunu kesmemeli”

HDP ile ilgili tartışmaların muhalefeti dizayn etmek için bu kadar gündemde tutulduğunu belirten Ağıralioğlu, “Bu konunun siyaset dizaynı için enstrüman olarak kullanıldığının da farkındayız ve Millet İttifakı’na HDP üzerinden yüklenilmeye çalışılıyor. Biz HDP’nin bölücü dilini konuşacağız diye HDP seçmenini küstüremeyiz. HDP seçmeni adaletten umudunu kesmemeli ve ülkeye olan bağlılık duygusu zedelenmemeli” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre: “İlkesel olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasına ‘hayır’ diyeceğim ve partimin de yaklaşımının bu olacağını düşünüyorum”

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise Türkiye’de yargı eliyle siyasetin dizayn edildiğini ve bağımsız bir yargının olmadığı bir ortamda dokunulmazlıkların kaldırılmasının doğru olmadığını belirterek şunları söyledi: “Siyasal hakların kullanılması anayasamızın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin çok temel bir ilkesi. Yıllardır Türkiye’de yargı yoluyla siyaset dizayn ediliyor. AKP de aslında zamanında bundan mağdur olmuş bir parti. Burada muhalefetin içini karıştırma hesabı var. Türkiye, siyasal hakların kullanımı yönünden sorunlu bir ülke haline geldi. Türkiye’de yargı bağımsızlığı olduğuna inanmıyorum. İktidarın denetiminde bir yargı var. Ortam böyleyken ilkesel olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasına ‘evet’ oyu verilmesini doğru bulmuyorum. Ben de öyle bir oy vermem, partimin de öyle bir yaklaşımı olmaz zaten.”

“AİHM kararında, bir partiye siyaset yaptırmama çabası olduğuna işaret edildiği görülüyor”

Yunus Emre sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönem bunlar yaşandı. Partimizin o zamanki duruşunu genel başkanımız da açıkladı. Bunu bireysel bir konu olarak düşünemeyiz. Toplumun meselesidir. AİHM’nin Demirtaş kararında bir partiye siyaset yaptırmama çabasına işaret edildiği görülüyor. Dokunulmazlık kararlarının bu yüzden alındığı belirtiliyor. Yargı yoluyla siyasetin tanzim edilmesine karşı çıkmak lazım.”

Emre, dokunulmazlıkların kaldırılmasının topluma zarar vereceğini de belirtti: “Önemli olan nokta, baskıya dayalı politikalar kısa dönemde avantajlar yaratır ama uzun dönemde topluma zarar verir. Bu ülkede bunları çok yaşadık. Türkiye bundan bir şey kazanmaz. İktidarın sıkıştığını gösteriyor. İktidar tarafında da bu konuda kesin bir uzlaşma yok. Şimdi bir görüşün ağırlık kazandığı anlaşılıyor.”

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel: “Ben de partimin ‘hayır’ oyu kullanacağını düşünüyorum”

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, kendisi hakkında da fezleke olduğunu belirtip sürece dair “Benim hakkımda da fezleke var. Fezlekelerin ne olup ne olmadığını bile bilmiyorum. Fezlekeleri Meclis’e yağdırdılar. Genel merkezimizin bu konuda çok net bir fikri olduğunu düşünüyorum. Kürsü dokunulmazlığı ve siyasi ifadeyi fezleke haline getirmeye çalışanlara karşı ben ve partim özgürlükten yana tavır koyarız. Fezlekelerin bazıları gündeme bile getirilmeyebilir. Geçmişten bu yana çok sayıda fezleke var hangi fezlekeleri gündeme getirip getirmeyeceklerini onlar da çok bilmiyor” dedi.

“İktidar ‘Bize uymayan terördür’ diyor”

Sertel, terör ve şiddet konusunda tavırlarının net olduğunu belirtirken iktidarın terör kavramını suistimal ettiğini savundu. Sertel, “Ben de partimin ‘hayır’ oyu kullanacağını düşünüyorum ancak henüz bu konuda genel merkezden toplantı ya da ortak karar alınmadı. Siyaset yapan insanların düşünce özgürlüğünü ve siyaset özgürlüğünün sınırsız olması noktasındayım ancak işin terör ve şiddet karışırsa bu değişir. Ne var ki iktidarın teröre bakışı farklı. ‘Bize uymayan terördür’ noktasına geldi” diye konuştu.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahat Andican: “Yavuz Bey’in partimiz adına konuştuğunu düşünmüyorum”

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahat Andican da Yavuz Ağıralioğlu’nun sözlerini şahsi düşüncesi olarak değerlendirdi. Andican, “Yavuz Bey’in partimiz adına konuştuğunu düşünmüyorum. Kendi görüşünü söylemiş olabilir. Zira biz grup kararı almıyoruz. Henüz fezlekelerin içeriğini de bilmiyoruz. Hangi fezlekeler nasıl gelecek buraya, terörle iltisaklı olanlar mı gelecek, oy kullanmadan onları görmemiz gerekiyor. Henüz parti olarak bu konuyu konuşmadık. Zaten sürecin ne kadar vakit alacağı ve oylama tarihi de netlik kazanmadı” diyerek, fezlekelerin içeriğini görmeden konuşmanın erken olacağını belirtti.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı: “Dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana değilim”

Hasan Subaşı, kişisel olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana olmadığını ancak partisinin ortak bir karar alması durumunda buna saygı duyacağını söyledi. Subaşı, “Dokunulmazlıkların kaldırılması suistimal edildi, ta ilk baştan (2016’da) dokunulmazlıklar kaldırılmamalıydı. Burada tabii parti karar alsa bile hukuki süreç işletilecek. Ben dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana değilim ama parti bir karar alırsa ona da saygı göstermek gerekecek” dedi. 

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer: “CHP, hukuk ve demokrasinin gereğini yapacaktır”

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer ise henüz partide bu konunun görüşülmediğini, fezlekelerin içeriğini bilmeden yorum yapmanın doğru olmadığını ancak partisinin “demokrasinin gereğini” yapacağını belirtti. Taşcıer konuyla ilgili şöyle konuştu: “Kimse yargılanamaz değil ama yargının sopa olarak kullanılması kabul edilemez. Zaten CHP olarak her fırsatta kürsü dokunulmazlığını savunuyoruz. İktidar partisi maalesef bunu kendi gibi düşünmeyenlerin üzerinde tehdit unsuru olarak kullanıyor. Fezlekelerin içeriği nedir şu an bilmediğim için yorum yapmam doğru değil. Ancak CHP hukukun ve demokrasinin gereğini yerine getirecektir.”

“Fezlekelerin farklı niyetler taşıdığı belli”

Taşcıer şöyle devam etti: “Fezlekelerin farklı niyetler taşıdığı belli. Partimizin henüz aldığı bir karar yok. Fezlekelerin ne amaçlar ile hazırlandığını bilmiyoruz. CHP demokrasinin gereğini yapacaktır. AKP kendisi gibi düşüneni terörize etme peşinde. HDP vekillerinin terörle arasına mesafe koymaması konusunda hukukla ortaya konmuş bir durum varsa buna göre karar verilir ama hiçbir karar yokken ‘Benim gibi düşünmüyor’ diye hazırlanmış bir fezlekeyse benim de şahsi kararım ‘hayır’ yönünde olur. Eğer mahkeme kararıyla suç tespit edilmişse orada da kararım ‘evet’ olur.”

“2016’daki koşullar farklıydı”

2016 senesindeki dokunulmazlık oylamasına da değinen Gamze Taşcıer, “O dönemin koşuluyla bugünü değerlendirmemek lazım. Şüphesiz her fezlekenin içeriği farklı. O günün koşulları başkaydı, bugünün koşullarıyla bakınca aynı duruşta olacağımızı düşünmüyorum” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu: “Parti olarak da bu konuyu görüşmedik ama kişisel olarak ben bu fezlekelere ret oy veririm”

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise siyasetin yargı eliyle dizayn edildiğini ve ilkesel olarak bu fezlekelere ‘ret’ oyu vereceğini söyledi: “Bu fezlekelerin siyasi manipülasyonların bir ayağı olduğunu düşünüyorum. Henüz fezlekelerin içeriğini görmedim. Parti olarak da bu konuyu görüşmedik ama kişisel olarak ben bu fezlekelere ret oyu veririm. İktidar muhalefeti susturmak için yargıyı araç olarak kullanıyor. Böyle bir ortamda bir milletvekilinin başka bir vekil için bu niyetle gönderilen fezlekelere ‘evet’ oyu vermemesi gerekir. Eğer partim ‘evet’ derse parti disiplini benim için önemlidir o yüzden neden böyle bir karar aldığına bakarım ama bunu çok hayati ve ilkesel bir konu olarak görüyorum. Partim böyle bir grup kararı alırsa bunu çiğnemem ama böyle bir karar alacağını da sanmıyorum. 2016’daki oylamada partinin bir grubu toptan ‘evet’ derken ben ‘evet’ oyu vermemiştim.”   

“İlkesel olarak fezlekeye bakıp oy kullanırsınız ama Türkiye’de işlerin öyle olmadığını biliyoruz”

Bekaroğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: “İlkesel olarak fezlekeye bakıp oy kullanırsınız ama Türkiye’de işlerin öyle olmadığını biliyoruz. Bu insanlar suç işlemiş de ona göre fezleke gönderilmiş gibi bir durum olmuyor. Ben de daha önce bir cumhurbaşkanı yardımcısına ‘Sen Kenan Evren misin?’ dediğim için Meclis’e benim hakkımda da fezleke gelmişti. Böyle bir fezlekenin onaylanması ve adil yargılanma olmayan bir sisteme gönderilmesi kabul edilemez.”

Ne olmuştu?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında yer aldığı 108 sanık hakkındaki iddianamenin kabulünün ardından, Kobani olaylarının meydana geldiği 6-7-8 Ekim 2014’te HDP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi olan milletvekilleri hakkında fezleke hazırlamak üzere çalışma başlatmıştı. 

Bu kapsamda, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, grup başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Hakkı Saruhan Oluç, Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Van Milletvekili Sezai Temelli, Mardin Milletvekili Pero Dündar, Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan ve İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay hakkında, anayasanın 83. maddesi gereğince milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke düzenlenmişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus