Göç ve İnsani Yardım Vakfı: 2020 yılında Türkiye’de 1.896 çocuğun yaşam hakkı ihlal edildi, 1.860 çocuk istismara uğradı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Göç ve İnsani Yardım Vakfı (GİYAV), her yıl Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi çerçevesinde hazırladığı “İnternet Medyası Çocuk Hak İhlalleri İzleme Raporu”nun 2020 yılı sonuçlarını paylaştı. Vakfın “kara rapor” olarak tanımladığı rapora göre geçen yıl bin 896 çocuğun yaşam hakkı ihlal edildi, bin 860 çocuk istismara uğradı, 72 çocuk işkence gördü, 19 çocuk intihar etti. 

Medyaya yansıyan haberlerin derlenmesiyle oluşturulan raporda, 2020 yılında tüm dünyayı oluğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına alan koronavirüs salgının mevcut çocuk hak ihlallerini derinleştirdiği kaydedildi. Ayrıca salgın süreci boyunca kamu otoriteleri tarafından alınan tedbir veya kısıtlamaları içeren karar ve uygulamaların çoğunun çocukların hayatını olumsuz etkilediği belirtildi. Rapor sonuçlarına göre 2020 yılında da çocuklar, sosyo-ekonomik eşitsizliklerin derinleştiği, yoksullaşmanın arttığı salgın sürecinde şiddete, istismara, emek sömürüsüne, sosyal dışlanmaya ve stres yoğunluğuna maruz kaldı. GİYAV “İnternet Medyası Çocuk Hak İhlalleri İzleme Raporu”nda, salgının körüklediği ihlallere ek olarak yaşam hakkı ihlallerine, erken ve zorla evlendirilmelere, cinsel istismar ve sömürülere, çocuk işçilere, çocuk intiharlarına, silahlı çatışma ortamında yaşamını yitiren çocuklara da değindi. 

GİYAV raporda, Türkiye’nin 1995’ten beri uygulamakla yükümlü olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediğini ifade etti. Vakfa göre Türkiye imzaladığı bu sözleşmede taahhüt ettiği fiziki, sosyal, kültürel ve ekonomik yükümlülükleri yerine getirmek için gerekli önleyici ve koruyucu tedbirleri almaktaki yetersizliğini 2020 yılında da sürdürdü. 

Türkiye’de çocuk hakları ihlallerine ilişkin verilerin sağlıklı bir şekilde toplanmadığını, toplanan verilerin de güncellenmediğini belirten GİYAV, gerçek veriye ulaşma güçlüğü nedeniyle rapora sadece internet medyasına yansıyan ihlallerin dahil edildiğini paylaştı. Raporda paylaşılan sonuçlara göre 2020 yılında Türkiye’de bin 896 çocuğun yaşam hakkı, 2 bin 156 çocuğun korunması hakkı, 22 çocuğun sığınma hakkı ihlal edildi. Bin 860 çocuk istismara ve 209 çocuk cinsel istismara uğradı, 204 çocuk işçi olarak çalıştırıldı, 72 çocuk işkence ve kötü muameleye maruz kaldı, 19 çocuk intihar etti, 19 çocuk tutuklandı, sekiz çocuk cinsel sömürüye uğradı. 

Hakları ihlal edilen çocukların 158’i Suriyeli, 10’u Afganistanlı, dördü Lübnanlı ve üçü Iraklı. Hak ihlaline uğrayan çocuklar arasında Kazakistan, Mısır ve Somali uyruklular da bulunuyor. 

“İnternet Medyası Çocuk Hak İhlalleri İzleme Raporu”na göre 2020 yılına hakim olan salgın sürecinin çocuk hak ihlalleri üzerindeki en büyük tetikleyicisi sokağa çıkma yasakları oldu. Yasaklar şöyle yıkıcı problemleri doğurdu:

  • Çocuklar okuldan uzaklaştı.
  • Aile üyelerinin işten ayrılması/çıkarılması sonucunda yasadışı çocuk işçiliği arttı.
  • İstismar ve erken yaşta zorla evlendirmelere zemin hazırlandı.
  • Ev içi işlerde özellikle kız çocukları çalıştırıldı.
  • Aile içi şiddet yoğunlaştı.

Raporda, salgın sürecinin çocuk hak ihlalleri üzerindeki etkisi bağlamında ele alınan bir diğer konu da eğitim hakkına vurulan darbeydi. Vakıf, eğitime hiç erişemeyen veya istikrarlı ve düzenli bir şekilde erişemeyen çocukların gerçek sayısını henüz bilmenin mümkün olmadığı kaydetti. Ayrıca mevcut sosyo-ekonomik eşitsizliklerin derinleşmesi ve gittikçe yoksullaşan ailelerin çocuklarını eğitime dahil edebilecek imkanlarının azalması, hükümetin sorumluluğunu yerine getirememesinin bir sonucu olarak yorumlandı.

GİYAV, salgın sürecinin bir başka etkisi olarak çocukların sağlığa erişim hakkının kısıtladığını ancak bu konuda da net verilere ulaşmanın mümkün olmadığını ifade etti. 

GİYAV, ihlallerin büyük çoğunluğunun önleyici ve koruyucu tedbirler alınması durumunda engelleyebileceğini işaret etti ve çoğunlukla devlete yönelik olmak üzere talep ve önerilerde bulundu. 

Vakıf, “İnternet Medyası Çocuk Hak İhlalleri İzleme Raporu”nda aşağıdaki talep ve önerilerin en kısa zamanda uygulanmaya başlanması halinde “kara raporların” sonunun gelebileceğini belirtti:

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sı Çocuk Hakları Sözleşmesi’yle uyumlu hale getirmelidir.
  • Türkiye İstatistik Kurumu, istatistiklerinde çocuklar görünür kılınmalıdır. İstatistikler 0–18 yaş grubuna ilişkin verilerin net olarak görülebileceği yöntemler ve yaş aralıkları bazında toplanmalıdır.
  • Çocuk hakları ihlallerinin gerçekleştiği konularda önleyici tedbirler ve desteklere öncelik verilmeli, ihlallerin önlenmesinde tek yöntem olarak ailelerin cezalandırılmasına yer verilmemelidir.
  • Çocuğa yönelik şiddet ve çocuk intiharlarına ilişkin geniş ölçekli araştırmalar yapılarak gerekli önleyici mekanizmalar oluşturulmalıdır.
  • Erken ve zorla evlendirilen çocuk evliliklerin önlenmesi ve çocuk koruma mekanizmalarının oluşturulması için tüm tedbirler ivedilikle alınmalıdır.
  • Medeni Kanun’un 124. maddesi değiştirilmeli ve aile rızası ile 18 yaş altındaki çocukların evlendirilebilmesi yasaklanmalıdır. Din adamlarının 18 yaş altındaki çocukların dini nikahlarını kıymalarına cezai müeyyide getirilmelidir.
  • Çocuk işçiliği sorununun Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında, ailelere de gerekli destekler sağlanacak şekilde çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
  • Silahlı Çatışma Ortamında “Çocukların Korunması Hakkı” çerçevesinde ilgili kurumlar ‘Çocuğun Yüksek Yararı’ ilkesine uygun olarak gerekli tedbirleri almalıdır.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus