Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: Çinli ve İngiliz bilim insanlarına göre virüsün ortaya çıkışının arkasında “Afrika domuz vebası” olabilir, İsrail Pfizer-BioNTech aşısını çocuklara da uygulamaya başladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Oxford Üniversitesi tarafından oluşturulan Our World in Data adlı veri tabanına göre, şu ana kadar dünya genelinde 316,6 milyon kişi aşılandı.ABD Başkanı Joe Biden Jhonson&Jhonson koronavirüs aşısından 100 milyon doz alınacağını açıkladı. Uluslararası Hemşireler Birliği’nin verilerine göre salgında üç binden fazla hemşire hayatını kaybetti. Almanya Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Wieler Almanya’nın salgının üçüncü dalgasında olduğunu söyledi. Çinli ve İngiliz bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, “Afrika domuz vebası hastalığı” koronavirüsün yayılmasının arkasındaki sebep olabilir. İsrail’de 600 çocuğa Pfizer-BioNTech aşısı yapıldı, şimdilik herhangi bir yan etki yok. Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberlerini Medyascope sizin için derledi. 

Oxford Üniversitesi’nin verilerine göre dünya genelinde 316,6 milyon insan aşılandı

Oxford Üniversitesi tarafından oluşturulan Our World in Data (Verilerle Dünyamız) veri tabanı kapsamında hükümet kaynaklarından derlenen verilere göre, dünya genelinde 316,6 milyon kişi virüse karşı aşılandı. Dünya genelinde en fazla aşılama yapan ülke İsrail olurken birçok ülke henüz aşılara erişim sağlayamadı. 

Our World in Data’nın verilerine göre, aşılama konusunda kıtalar arasında da ciddi farklar var. Daha fakir ülkeler, COVAX aşı programına bağlı olarak 2021 sonuna kadar iki milyar doz aşı almayı umut ediyor. 

Our World in Data’ya göre şu an dünya çapında on farklı koronavirüs aşısı uygulanıyor. Koronavirüse karşı yüzde 95 etkili olduğu açıklanan Pfizer-BioNTech aşısı 71 ülkede kullanılırken yakın zamanda ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) Jhonson&Jhonson aşısına acil kullanım izni vermişti.

ABD Başkanı Joe Biden Jhonson&Jhonson koronavirüs aşısından 100 milyon doz alınacağını açıkladı

ABD Başkanı Joe Biden, çarşamba günü (10 Mart) yaptığı açıklamada, ülkenin tek doz olarak uygulanan Johnson&Johnson aşılarından 100 milyon doz sipariş verdiğini açıkladı. Biden, ilaç firması Merck ile yapılan anlaşmanın Johnson&Johnson’ın da iş birliğiyle aşı üretimini artırdığını ve ABD’nin 100 milyon dozu taahhüt edilen zamanda teslim alacağını söyledi. 

Biden, “İkinci Dünya Savaşı sırasında ülkenin sloganlarından biri ‘Hepimiz bu işte birlikteyiz’ idi. Ve şirketler bu sloganı ciddiye aldı” dedi. 

Merck ile Johnson&Johnson arasındaki anlaşmayı geçen hafta duyuran Biden, ABD’de her yetişkinin (yaklaşık 260 milyon kişi) aşılanmasına yetecek kadar aşıya sahip olacaklarını aktardı. Biden’ın açıklamalarından sonra ise Beyaz Saray Sekreteri Jen Psaki, yeni varyantların aşı üretimini aksatabileceğini ve öngörülemeyen bazı zorlukların oluşabileceği konusunda hükümeti uyardığını söyledi.  

Beyaz Saray konu hakkında yaptığı açıklamada, “Hangi aşının çocuklar üzerinde en etkili olacağını hâlâ bilmiyoruz. Varyantların etkisini, takviye aşılara ne kadar ihtiyaç var henüz bilinmiyor. Johnson&Johnson aşısından 100 milyon doz alma kararı ‘maksimum esneklik’ arzusundan kaynaklanıyor. Tek seferlik bir aşı. Dondurucuda değil buzdolabında saklanabilir” ifadeleri yer aldı. 

Uluslararası Hemşireler Birliği’nin verilerine göre salgında üç binden fazla hemşire hayatını kaybetti

Uluslararası Hemşireler Birliği (ICN), bugün (11 Mart) yaptığı açıklamada, salgın nedeniyle dünya üzerinde birçok hemşirenin salgın nedeniyle “travma geçirdiğini” ve mesleği bırakmak istediklerini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) koronavirüsü “salgın” olarak tanımlamasından tam bir yıl sonra INC, bir yıl içinde üç bin hemşirenin salgın nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. 

Uluslararası Hemşireler Birliği, hemşirelerin birçoğunun tükenmişlik sendromunda olduğunu ve yaşadıkları yoğun stresten dolayı mesleği bırakmak istediklerini aktarırken salgın sona erdiğinde çok az sayıda deneyimli hemşirenin mesleğe devam edeceği konusunda uyarıda bulundu. 

ICN, koronavirüs salgınında ölen hemşirelerin yalnızca 60 ülkenin verilerinden elde edildiğini ve bu rakamın çok büyük bir ihtimalle daha yüksek olduğunu aktardı. ICN Başkanı Howard Catton, hemşirelerin salgın sırasında fiziksel ve zihinsel yorgunluğun neden olduğu “kitlesel travma” yaşadıklarını belirtti.

Almanya Robert Koch Enstitüsü Başkanı Lothar Wieler: “Almanya salgında üçüncü dalgayı yaşıyor”

Robert Koch Enstitüsü (RKI) Başkanı Lothar Wieler, İsviçre’nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) Gazeteciler Derneği (ACANU) ile yaptığı röportajda “Salgının üçüncü dalgasının net işaretlerini görüyoruz. Üçüncü dalga Almanya’da çoktan başladı. Çok endişeliyim. Aşılar yapılıyor ancak maske takma ve mesafe gibi önlemlerin sıkı bir şekilde uygulanması gerekiyor” dedi. 

Almanya’nın aşılama programına göre nüfusun yüzde 80’i sonbahara kadar aşılanacak. Diğer ülkelerde ortaya çıkan yeni varyantlara karşı aşıların yeterli korumayı sağlaması ve aşı üretiminde sorunlar yaşanmaması dahilinde Almanya’nın sürü bağışıklığını ulaşabileceğini belirten Wieler, “Her şey yolunda giderse tüm koronavirüs tedbirleri kaldırılabilir” dedi.  

Hindistan’da üretilen Covaxin adlı aşının güvenilir olduğu ve herhangi bir yan etki oluşturmadığı açıklandı

İngiliz tıp dergisi The Lancet, Hindistan’da piyasaya sürülen Covaxin adlı koronavirüs aşısının güvenilir olduğunu açıkladı. İngiliz araştırmacılar, deney çalışmalarında Covaxin aşısının herhangi bir yan etki oluşturmadığını ancak aşının ne kadar koruma sağladığının henüz bilinmediğini aktardı.  

Covaxin aşısı Hindistan merkezli Bharat Biotech ilaç firması tarafından geliştirildi ve aşıya Hindistan’da ocak ayında acil kullanım onay verildi. Aşının güvenilirliği ya da etkinliği henüz kamuoyuna açıklanmadı ancak Hindistanlı sağlık çalışanları aşı ile ilgili bazı endişeleri olduğunu dile getiriyor.  

Bharat Biotech, geçen hafta yaptığı açıklamada, klinik deneylerinden elde edilen ilk sonuçların, aşının hem güvenli hem de etkili olduğunu gösterdiğini ancak birçok halk sağlığı yetkilisinin şirketin açıklamaları yerine The Lancet’te tıp dergisinde yayınlanan bağımsız değerlendirmelere güvenmeyi tercih ettiğini söyledi.

Çinli ve İngiliz bilim insanlarına göre virüsün ortaya çıkışının arkasında “Afrika domuz vebası” olabilir

Çin ve İngiltere’deki bilim insanları tarafından yapılan yeni bir ortak çalışmaya göre, “Afrika domuz ateşi vebası” olarak bilinen hastalık koronavirüs salgınına yol açmış olabilir. Afrika domuz ateşi (ASF) hastalığı ilk olarak 2018 yılında Çin’de görülmüş ve hastalığın rastlandığı yüzlerce domuz itlaf edilmişti.  

Çin’de ana et kaynağının domuz eti olduğu ve yılda 55 milyon gram domuz eti üretildiği göz önüne alınırsa dünya genelinde domuz etinin yarısı Çin tarafından üretiliyor. İlk olarak Çin’de görülen bu hastalığın bir tedavisi olmadığı ve hastalığa yakalanan hayvanların itlaf edilmesi gerektiği bilinirken ülkede ana et kaynağının azalmasına yol açan Afrika domuz ateşi hastalığı sonrasında alternatif et kaynaklarına yönelim arttı. Bu kaynakların çoğunlukla “vahşi hayvanlar” olduğunu belirten Çin ve İngiltere’li araştırmacılar, bu hastalığın koronavirüsün ortaya çıkış sürecini büyük ölçüde artırmış olabileceğini belirtiyor. 

İskoçya’daki Glasgow Üniversitesi’nde viral genomik ve biyoinformatik profesörü olarak çalışan ve aynı zamanda çalışmanın yazarı olan David Robertson, konu hakkında “İnsanların farklı et kaynaklarına yönelmesi temasın artmasına neden olur. Vahşi hayvan etlerine olan talepteki artışla koronavirüsün insanlara geçmesi arasında bir bağ olabilir” dedi. 

Koronavirüsün insanlara yayılmasında bir etkisi olduğu belirtilen ASF hastalığının analizinin, salgının başlangıcına dair bir açıklama sunduğunu belirten Robertson, ASF’nin Çin’de bir kıtlığa neden olabileceğini söyledi.

Ancak yine de şu anda Çin’de yaşanan domuz kıtlığının koronavirüsün insanlara yayılmasına neden olduğu fikrinin bir hipotez olduğunu belirten Robertson, “Bu tür araştırmalarda olası ihtimalleri çözmek uzun yıllar alabilir. Ancak tam olarak ne olduğunu bilemeyeceğiz. Belki bir yarasandan belki de başka bir türden geçti” dedi. 

İsrail’de 600 çocuğa Pfizer-BioNTech aşısı yapıldı 

Dünya genelinde çocuklara aşı uygulanmasıyla ilgili yapılan çalışmaların sayısı artarken aşılamada dünya lideri konumunda olan İsrail’den de konu hakkında yeni bir girişim geldi. Ülkede 1 ila 16 yaşları arasında olan 600 çocuğa Pfizer-BioNTech aşısı uygulandı. Aşılama sonrası açıklama yapan yetkililer, çocuklarda şimdilik herhangi bir yan etkinin görülmediğini duyurdu. 

İsrail’li doktor Dr. Boaz Levi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Şu ana kadar 600 çocuğu aşıladık ve düşük bazı yan etkiler dışında ciddi bir yan etkisi olduğunu görmedik, bu umut verici” ifadelerini kullandı. 

Pfizer ise şirketin 12-15 yaş aralığındaki çocukların aşılanması için ayrı bir çalışma yürüttüğünü belirtirken benzer bir çalışmanın 5-11 yaş aralığındaki çocuklar için de başlatılması planlanıyor. 

ABD’de ise Alaska eyaleti, bu hafta içinde 16 yaş ve üzerindeki çocukların aşı olmasını onaylamıştı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus