Ayasofya Camii İmamı Mehmet Boynukalın’ın 8 Mart paylaşımının başlattığı tartışma devam ediyor: “Yanında olduğu ayrıştırıcı, empati yoksunu dil, Özlem Zengin’i de vurdu”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ayasofya Camii Baş İmamı ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Boynukalın’ın Twitter hesabından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yaptığı açıklamanın ardından çıkan tartışmalar devam ediyor. Boynukalın’ın açıklamasını ve sonrasında çıkan tartışmaları Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Medyascope yorumcusu Berrin Sönmez ve insan hakları aktivisti Fatma Bostan Ünsal’a sorduk.

Ayasofya Camii Baş İmamı ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Twitter’da yaptığı paylaşımda “Cinayet cinayettir, cinsiyet değiştirmez. Erkek, kadın, çocuk, büyük kimin başına gelirse gelsin ilkemiz, ‘Sizin için kısasta hayat vardır’ ilahi düsturudur. Sürekli ‘kadın cinayetleri’ vurgusu, kadını erkeğe düşman etmeye çalışan bir sloganik medya propagandasıdır” demişti.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Mehmet Boynukalın’ın açıklamalarını, “Kadın – erkek meselesine dair dini de referans yaparak, katı, sert açıklamalar yapmayı problemli görüyorum ve bize fayda vermiyor. Tam tersine incitiyor, kadınları da incitiyor, bu alanda çalışanların yükünü arttırıyor. Ve daha önemli bu açıklamalar siyasetin yükünü arttırıyor. Siyaset çok ağır bir iş. O yüzden bence herkes kendi işini yapmalı diye düşünüyorum” sözleriyle eleştirdi.

Mehmet Boynukalın, Özlem Zengin’in ifadeleri üzerine sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yaptı ve şöyle dedi:

Aile toplumun, milletin, devletin en küçük birimidir. Kur’an-ı Kerim bu birimin yönetim hakkını erkeğe vermiştir (Nisa Suresi 34). Dine, akla ve yaratılışa-fıtrata, insanın doğasına uygun olan da budur. Nitekim 2001’e kadar yürürlükte kalan eski medeni kanun, ailenin reisinin erkek olduğunu kabul ediyordu. Yaratılışa/fıtrata ve adalete aykırı olan kanunların bir gün mağlup olması kaçınılmazdır. Yaratılışa, fıtrata, Allah’ın hükmüne karşı çıkanlar mutlaka bir gün yanlış yolda olduğunu anlayacaktır. Bizim amacımız bunun iş işten geçmeden anlaşılması.”

“Benim işim bunları anlatmak”

Boynukalın, son olarak Özlem Zengin’e “Herkes işini yapsın” dedi:

“Erkek için de kadın için de iyilik ve mutluluk ancak Allah’ın Kur’an’da bildirdiği inanç, ahlak ve hukuk esaslarına uymakla mümkündür. Bir araştırmacı ve akademisyen olarak otuz yıldır İslam’ı incelemem beni bu sonuca götürdü. İşim bunu insanlara anlatmak. Herkes işini yapsın.”

İstanbul 2 No’lu Barosu’nun Bakırköy Adli Yardım Sorumlusu avukat Fatih İstiklal Emre, Boynukalın’a destek verdi ve “Bacım senden ve senin gibilerden bıktık artık. Siz kimseyi, hiçbir Müslüman’ı, temsil etmiyorsunuz. Haydi Mehmet Boynukalın hocamızı bırakın başka yerde nifak çıkarın” dedi. Bu açıklamanın ardından tepki gören Emre, sosyal medya hesabını kapattı.

“Ayasofya imamına karşı Özlem Zengin’in yanındayım”

Ayasofya İmamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın ve Özlem Zengin tartışmasına dahil olan HaberTürk yazarı Kübra Par ise “Ayasofya imamına karşı Özlem Zengin’in yanındayım” adlı yazısında Boynukalın’ı sert sözlerle eleştirdi ve “Diyanet İşleri Başkanı’nın dahi yorum yapmadığı konulara dalarak, kendini adeta ülkenin şeyhülislamı zannederek, üstüne vazife olmayan her konuda ahkâm kesen, ‘kadın cinayeti’ sözüne bile tahammül edemeyerek hunharca katledilen onca mazlum kadının ahını üstüne alan, bir avuç radikal azınlığı arkasına alarak, kendine büyük bir etki gücü atfederek, iktidarı yalnızca dar bir çevrenin aşırı taleplerini yerine getirmeye zorlayarak, toplumsal uzlaşı çabalarına büyük zarar veren, geldiğimiz son noktada artık siyasetçilere bile ayar vermeye kalkışan bu hadsiz imama karşı sonuna kadar AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in yanındayım” ifadelerini kullandı.

Medyascope’ta “Feminist Bakış” programını sunan Berrin Sönmez, bugün (16 Mart) GazeteDuvar’daki yazısında bu konuya da değindi. AKP Grup Başkan vekili Özlem Zengin’e destek çıktığını belirten Sönmez, “Özlem Zengin, partisinin grup başkan vekillerinden ve hukukçu kurmaylarından birisi olarak kuruluşu için onca çaba harcadığı İstanbul 2 No’lu Barosu’ndan Av. Fatih İstiklal Emre’nin hakaretine uğradı. Besle kargayı oysun gözünü misali konuşabildiği o konumu borçlu olduğu politikacıya sırf kadın olduğu için ‘bacım’ hitabı ve ‘sen’ saygısızlığıyla mesaj yazabildi. AKP’nin hangi erkek grup başkan vekiline ‘Kardeşim senden ve sinin gibilerden artık bıktık’ diyebilirdi? Sırf kadın doğmuş olduğu için nifak odağı olmakla itham edildiğinde susacak değiliz, elbet Özlem Zengin’in yanındayız. Çünkü toksik erkeklik karşısında elimizdeki tek panzehir kadın dayanışmasıyla yürütülecek eşitlik mücadelesi” ifadelerini kullandı.

“Bu tartışma bize kadın haklarına saldırının boyutlarını gösteriyor”

Medyascope’a konuşan Berrin Sönmez, Boynukalın ve Zengin arasındaki tartışmaya ilişkin, “İnsan hakları savunuculuğu, mesleği olan avukatlığın bu kadar kadını aşağılaması tahammül edilebilir değil benim için. Avukat İstiklal Emre’nin Özlem Zengin’e söylemiş olduğu sözleri bütün kadınlara söylediğini kabul etmek gerekiyor. Din adamlarının, her ne kadar ilahiyat profesörü de olsalar, kadın hakları hakkında yaptıkları yorumlara alışkınız. Ancak bir avukatın hukuk kriterlerine ve insan hakları savunuculuğuna dikkat etmesi gerekir. Bu tartışma ve sonrası yaşananlar kadın haklarına saldırının boyutlarını bize gösteriyor” açıklamasını yaptı.

Kübra Par’ın yazısı ile ilgili konuşan Sönmez, “Ayasofya İmamına karşı net duruşunu ve Özlem Zengin’in yanında olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Bu sorgusuz sualsiz bir destek değil”

Sönmez sözlerine şöyle devam etti:

“Ben burada bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Bu sorgusuz sualsiz bir destek değil. Kadın olduğu için saldırıya uğradığında verilen bir destek. Ancak Özlem Zengin yaptığı hataları yok saymak mümkün değil. Özellikle çıplak arama ve işkenceyi önce görmeyişi sonra hafife almasını. Defalarca bu konularda konuşarak kendi yanlışlarını tolere etmek için hatalar yapmasını yok sayamayız. Bu nedenle hata yaptığı zaman karşısında ancak kadın olduğu için saldırıya uğradığında yanında olmak gerektiğini düşünüyorum.”

“Bir adaletsizlik olduğunda herkesin ayağı kalkması gerekiyor. Tabiatın kanunudur, kendisinin yanında olduğu empati yoksunu dil Özlem Zengin’i de vurmuştur” 

Medyascope’a konuşan insan hakları savunucusu Fatman Bostan Ünsal, “Aslında Ayasofya imamının söylediği sözlerde son cümleye kadar bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Ancak söylediği son cümlenin açıklamanın başıyla bir bağlantısı yok. Kadın cinayetleri çoğu zaman eş ya da boşanmak üzere olduğu kişi tarafından işleniyor ve kadın erkek herkesin bu konuyla ilgilenmesi gerekiyor. Burada düşmanlaştırıcı bir dil yok. Aslında Özlem Zengin’in çıplak arama ile ilgili asla kabul etmeyeceğim ve karşı olduğum açıklamalarından sonra onun yanında olacağımı asla düşünmezdim. Çıplak aramanın olmadığına ilişkin kullandığı ifadeler çok sorunlu. Başörtülü olması hasebiyle aslında Meclis’te bizi temsil ediyor ancak bu görüşlerle asla beni temsil etmiyor. Tabiatın kanunudur. Kullandığınız ayrıştırıcı ve empati yoksunu söylem gelir sizi bulur. Özlem Zengin’in yaşadığı olay aslında tam olarak budur. Bu olayın bize bir ders olduğunu düşünüyorum. Özlem Zengin’e yapılan saldırılar sonrasında herkesin düşünmesi gerektiği ve farklı görüşlere alan açmanın ne kadar önemli olduğunun bir kez hatırlandığını düşünüyorum” dedi.

Ünsal sözlerine şöyle devam etti:

Eğer tartışmanın bir tarafı kadın olmasaydı bu durum bu kadar ayyuka çıkmazdı. Özlem Zengin’in burada haksızlığa uğradığını düşünüyorum. Kübra Par’ın bu konuyla ilgili Özlem Zengin’in yanında olmasını ise çok doğru buluyorum. Aslında Özlem Zengin kadından ziyade iktidarı savunan bir dil kullanmıştır. Bizim üzerinde durmamız gereken nokta ise mağdur olan kadınların üzerine olmalıdır. Kadına yönelik linç edici davranışların kolaylığının kurbanı olmuştur.”

“Boynukalın saray zihniyetinin renkleriyle, diliyle konuşuyor”

Mehmet Boynukalın’ın, iktidarın diliyle konuştuğunu söyleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Ayasofya İmamı Boynukalın, saray zihniyetinin renkleriyle, diliyle konuşuyor. Aslında ona verilen görevi yerine getiriyor. Çünkü onların zihniyet kodlarında kadının yeri erkeğin bölgesinde olacak kadardır. Kadın cinayetleri, kısaca kadın hak ihlalleri konuşulmasın. Kadın hakları diye bir şey ortaya çıkmasın istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Özlem Zengin’in bu tartışmalarda kadın haklarına değinmediğini söyleyen Kaya, sözlerine şöyle devam etti:

Yapılan her bir konuşma maalesef AKP iktidarının dilinin, egemenliğinin birer yansıması olmaktan öteye gidemiyor. Son yaşanan olayda ise Ayasofya imamının kadın cinayetleri üzerine konuşması üzerine olmuştu. Kübra Par diyor ki, ‘Ben bu hadsiz imama karşı Özlem Zengin’in yanındayım.’ Hayır efendim Zengin asla kadın hakları üzerine konuşmadı. Bir kadın olarak Zengin’in yanında olmak mümkün değil. Boynukalın ve Zengin, iktidarın kodlarıyla konuşuyor. Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetle ilgili konuşulmasının tahammülsüzlüğünü görüyoruz burada. Özlem Zengin’in bu açıklamalar siyasetin yükünü artırıyor herkes kendi işini yapması gerekir demişti. Burası çok önemli çünkü Boynukalın’ın ifadelerine bir karşı duruş yok. Burada siyaseti koruma var. Özlem Zengin, ‘Biz zaten açıklarımızı zor kapatıyoruz siz böyle konuşunca bizim işimiz daha da zorlaşıyor’ demek istiyor aslında. Burada Zengin kadın haklarından bahsetmiyor ya da ‘kadına şiddete hayır’ demiyor.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus