EuroCup şampiyonluğundan küme düşme hattına: Galatasaray Erkek Basketbol Takımı can çekişiyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, tarihinin en kötü sezonlarından birisini geçiriyor. 2015-2016 sezonunda EuroCup şampiyonu olarak ülkemizi gururlandıran sarı-kırmızılı kulüp, 2020-2021 sezonunda ise Basketbol Süper Ligi’nde bir alt lige düşmemenin hesaplarını yapıyor. Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın kısa süre içinde yaşamış olduğu çöküşü, Medyascope’tan Kubilayhan Kavrazlı derledi.

Başarı sürekliliği sağlanamadı

23 yıllık lig şampiyonluğu hasretine 2012-2013 sezonunda Ergin Ataman ile son veren Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, 2013-2014 sezonunda hem lig de hem de Avrupa’nın en üst düzey basketbol turnuvası olan EuroLeague’de yer alarak başarılı bir sezon geçirdi. Galatasaray, tarihinde ilk kez EuroLeague’de çeyrek final oynama başarısını gösterdi. Sarı-kırmızılı ekip, EuroLeague’in yanı sıra Basketbol Süper Ligi’nde finale yükselerek Fenerbahçe’nin rakibi oldu. Saha içinde ve saha dışında tartışmalara neden olan final serisinde Galatasaray, eşleşmenin yedinci maçına çıkmayarak Türk spor tarihinde bir ilke imza attı fakat lig şampiyonluğunu da Fenerbahçe’ye kaptırmış oldu. Galatasaray, yaşanan bu başarılı sürecin ardından hedeflerini büyüttü ve 2014-2015 sezonuna iddialı bir kadro ile giriş yaptı. Ancak basketbol organizasyonu için 2014-2015 sezonu beklentilerin çok uzağında geçti. Ligin henüz ilk yarısı bitmeden ekonomik olarak çıkmaza giren sarı-kırmızılılar, takım kadrosunda bulunan Carlos Arroyo, Ender Arslan, Furkan Aldemir, Nathan Jawai, Martynas Pocius ve Vladimir Micov gibi bazı basketbolcuların, ödemelerini almadıkları gerekçesi ile kulübe ihtarname çekmesinin sıkıntılarını derinden hissetti. Yaşanan bu süreçte dönemin Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın yerine gelen Duygun Yarsuvat ve ekibi, basketbol organizasyonuna gereken önemi vermedi. Öte yandan Ergin Ataman’ın öğrencileri de olumsuz bir hava içinde geçen 2014-2015 sezonunu, hem ligi hem de Avrupa’yı beklediklerinden erken havlu atarak noktaladı.

2015-2016 sezonu sancılı başladı

Ergin Ataman önderliğindeki Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, 2015-2016 sezonu öncesinde EuroLeague yönetiminden beklemediği bir haber aldı. Galatasaray’ın ekonomik sorunlarını gerekçe gösteren EuroLeague yönetimi, sarı-kırmızılı ekip yerine “wild-card” (özel davetiye) hakkını Pınar Karşıyaka’dan yana kullandı. Galatasaray Başantrenörü Ergin Ataman, EuroLeague’in almış olduğu bu karara şu cümleler ile sitem etti: ‘’Galatasaray’ın geçen sezon yaşadığı ekonomik sorunlar mazeret gösterilmek istense de Avrupa’da birçok takımın benzer sıkıntıları zaman zaman çektiğini, hatta iki sezon önce şampiyon olan Olympiakos’un sıkıntılarını da tüm Avrupa basketbol kamuoyu biliyor. Avrupa Ligi bu ‘wild-card’ı değerlendirirken sadece son sezona değil, Galatasaray’ın son beş yıl içinde Türk ve Avrupa basketboluna kattığı heyecan ve değeri görmesi gerekiyordu. O açıdan ben EuroLeague yönetiminin bu kararına saygı göstermiyorum.”

‘’EuroCup’ta şampiyon olacak bir kadroyu mutlaka oluşturacağız’’

2015-2016 sezonunda EuroLeague’de mücadele edemeyecek olan Galatasaray Erkek Basketbol Takımı, gözünü hem Basketbol Süper Ligi’ne hem de EuroCup’a (Avrupa’nın en önemli ikinci kupası) çevirdi. Koç Ataman, sezon öncesinde, “Bizim 6 milyon dolarlık bir transfer bütçemiz var. Bunu en verimli şekilde kullanıp, hem Türkiye Ligi’nde hem EuroCup’ta şampiyon olacak bir kadroyu mutlaka oluşturacağız. Bu konuda Galatasaray taraftarı rahat olabilir” diyerek yıl sonu hedeflerini en tepeye yerleştirdi. Kadrosunda Errick McCollum, Blake Schilb, Sinan Güler, Vladimir Micov, Göksenin Köksal, Caleb Green, Ege Arar ve Stephane Lasme gibi isimler bulunan Galatasaray, 2015-2016 sezonunu, hedefleri doğrultusunda geçirmeyi başardı. Basketbol Süper Ligi’nin normal sezonunu üçüncü sırada tamamlayan sarı-kırmızılılar, play-off çeyrek finalinde Pınar Karşıyaka’yı geçti fakat yarı finalde ezeli rakibi Fenerbahçe’ye 3-1’lik skor ile elenmekten kurtulamadı. Galatasaray için 2015-2016 sezonunu unutulmaz kılacak nokta ise EuroCup olacaktı.

EuroCup’ta adım adım zafere

Galatasaray’dan önce Beşiktaş’ı çalıştıran Ergin Ataman, 2011-2012 sezonunda siyah-beyazlı ekibe ilk Avrupa kupası zaferini EuroChallenge’ı (Avrupa’nın en önemli üçüncü kupası) kazanarak yaşatmıştı. Bir Avrupa kupasını da gönülden bağlı olduğu Galatasaray’a getirmek isteyen Ataman, bu düşünce ile EuroCup için kollarını sıvadı. Galatasaray, EuroCup macerasına ilk etap ve ardından yer aldığı ikinci tur grubunu lider tamamlayarak başladı. Bu iki aşamada da kendisine göre nispeten daha kolay ekipler ile mücadele eden sarı-kırmızılılar, son 16 turunda Euroleague’den elenerek EuroCup’a katılmaya hak kazanan Pınar Karşıyaka ile eşleşti. Deplasmanda oynadığı ilk maçı 67-64’lük skor ile kaybeden Galatasaray, sahasında ise rakibini 93-65 mağlup ederek adını çeyrek finale yazdırdı. Ataman’ın öğrencileri çeyrek finalde karşılaştığı Bayern Münih’i de zorlanmasına rağmen elemeyi başardı. Galatasaray’ın İspanya temsilcisi Gran Canaria ile oynadığı yarı final karşılaşmaları ise turnuva boyunca en çok zorlandığı iki maça sahne oldu.

Galatasaray, Micov’un bloku ile finalde

Ataman’ın öğrencileri, EuroCup yarı finalinde Gran Canaria ile hafızalardan silinmeyecek iki maç oynadı. Apdi İpekçi’de oynanan eşleşmenin ilk ayağını 14 sayı fark ile kazanan Galatasaray, zorlu İspanya deplasmanına büyük avantaj sahibi olarak gitti. İspanya’da oynanan karşılaşma ise nefesleri kesti. Maçın normal süresini İspanya temsilcisi, Galatasaray önünde 14 sayı üstünlük ile tamamlayınca finale yükselecek ekibi uzatma dakikaları belirledi. Kıran kırana bir mücadeleye sahne olan uzatma dakikalarında ise sahneye Vladimir Micov çıktı. Son yedi saniyeye toplamda bir sayı fark ile önde giren Galatasaray, Gran Canaria’nın geliştirdiği hücumda potasını Vladimir Micov ile savundu. Rakibini kritik bir blok yaparak durduran Micov, Galatasaray’a EuroCup finalinin kapılarını açtı.

Şampiyon Galatasaray

Galatasaray, 2015-2016 sezonu EuroCup finalinde Fransa temsilcisi Strasbourg ile eşleşti. İlk maçı Fransa’da 66-62’lik skor ile kaybeden sarı-kırmızılılar, 27 Nisan 2016 tarihinde sahasında tarihi bir maça çıktı. Abdi İpekçi’de oynadığı 11 iç saha maçının 10’unu kazanan Ergin Ataman’ın öğrencileri, seyirci baskısını arkasına alarak mücadeleye hızlı bir giriş yaptı ve rakibi ile arasındaki skor farkını açmaya başladı. Baştan sona üstün götürdüğü mücadeleyi 78-67’lik skor ile kazanan Galatasaray, EuroCup’ı müzesine götürerek Türk spor tarihinin unutulmaz başarılarından birinin daha altına imza attı. Sezon içinde transfer yasağı, Joey Dorsey’in takımdan sürpriz bir şekilde ayrılması, Errick McCollum’un sakatlanması gibi sorunlar ile baş eden Ergin Ataman, yaşadığı tüm zorluklara rağmen kariyerindeki dördüncü Avrupa Kupası zaferini elde etmeyi başardı. Galatasaray, EuroCup zaferi ile birlikte EuroLeague’e de katılma hakkı elde etti.

Kadro, baştan aşağı değişti

EuroCup şampiyonu apoleti ile 2016-2017 sezonuna giren Galatasaray, yaz transfer döneminin en hareketli takımlarından biri oldu. Ergin Ataman, EuroLeague’de yeniden boy gösterecek takımını güçlendirmek için yönetim ile birlikte kollarını sıvadı ve sezon öncesinde büyük bir transfer sirkülasyonu yaşandı. Yasaklı madde kullandığı gerekçesi ile kadroda düşünülmeyen Stephane Lasme, kontrat yenilemeye yanaşmayan Errick McCollum ve basketbola ara vereceğini açıklayan Chuck Davis gibi önemli oyuncuları ile yollarını ayıran sarı-kırmızılılar, kadrosuna Nenad Krstic, Alex Tyus, Austin Daye, Deon Thompson, Jon Diebler, Russ Smith, Justin Dentmon, Can Korkmaz ve Orhan Hacıyeva eklemelerini yaptı. Ancak kadroda yapılan bu revizyon Galatasaray için olumlu sonuçlanmadı. EuroLeague normal sezonunu 12. sırada tamamlayarak Avrupa’ya erken veda eden sarı-kırmızılı ekip, Basketbol Süper Ligi’nde ise play-off çeyrek finalinde eşleştiği Anadolu Efes’e 3-1’lik skor ile elenmekten kurtulamadı. Galatasaray Erkek Basketbol takımı için hüsran ile noktalanan 2016-2017 sezonu, gelecek yıllarda yaşanacak kötü günlerin de ilk habercisi olacaktı. 

Ergin Ataman ile yollar ayrıldı

Beklentilerden uzak geçen 2016-2017 sezonunun ardından Galatasaray, tarihler 14 Haziran 2017’yi gösterdiğinde sözleşmesi sona eren Ergin Ataman ile yollarını ayırdığını açıkladı. 2012 yılından bu yana Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nı çalıştıran Ergin Ataman, ‘’Bu sabah yapılan görüşmede gerekirse bu sezon hiç ücret almadan da kalabileceğimi belirtmeme rağmen Can Topsakal istenmediğimi belirtti” sözleri ile ayrılış sürecinde yaşadıklarını aktardı ve ekledi: ‘’Samimi olmayan yerlerde ayrılıklar kaçınılmaz olur, ihanet ise en ağırıdır. Tüm samimiyeti ile beş yıl boyunca destek olan herkese teşekkürler.”

Galatasaray, 2017-2018 sezonu öncesi Ergin Ataman’ın ardından büyük başarılar kazandığı Abdi İpekçi Spor Salonu’na da veda etti. Sinan Erdem Spor Salonu’na taşınmak zorunda kalan sarı-kırmızılılar, burada oynadığı mücadelelerde Abdi İpekçi’de oluşturulan taraftar atmosferinin büyük eksikliğini yaşayacaktı.

Bütçe, 4 milyon euroya indirildi

Galatasaray, 2017-2018 sezonuna başantrenör Erman Kunter önderliğinde başladı. Öte yandan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, yaz transfer döneminde futbol şubesine 34 milyon euro harcarken basketbol şubesinin yaklaşık 10 milyon euro olan bütçesini 4 milyon euroya indirerek küçülmeye gitti. Elindeki kısıtlı bütçe ile yeni bir kadro planlamasına giden Galatasaray, sezona istediği gibi başlayamadı ve Erman Kunter ile yollarını ayırdı. Basketbolda kadın ve erkek takımlarının beklentilerin altında kalan performansları sonrası sarı kırmızılı taraftarlardan tepki gören Can Topsakal da basketbol şubesindeki görevlerinden ayrıldı. Yaşanan sancılı sürecin ardından başantrenörlük görevine getirilen Oktay Mahmuti ise normal sezonu takımı ile dokuzuncu sırada tamamlayarak play-off dışında kaldı. Galatasaray kulübü, 2017-2018 sezonunun ortasında bir değişikliği de başkanlık makamında yaşadı. Galatasaray Lisesi’nde düzenlenen olağanüstü genel seçimi kazanan Mustafa Cengiz, 20 Ocak 2018 tarihinde kulübün yeni başkanı oldu.

‘’Altı yabancı alınmış, dokuzuncu olmuşuz. Tamamı Türk olsaydı da 10. olsaydık’’

Sezonu play-off potası dışında tamamlayan Galatasaray, yeni sezon öncesi Başkan Mustafa Cengiz ile Başantrenör Oktay Mahmuti arasındaki gerilimi derinden hissetti. Düzenlediği basın toplantısında basketbol şubesi hakkında konuşan Cengiz, ‘’Basketbolda bugün itibariyle borcumuz 22 milyon TL. Altı yabancı alınmış, dokuzuncu olmuşuz. Tamamı Türk olsaydı da 10. olsaydık. Oktay Mahmuti ile konuştuk. Kendisine açık ve net şunu söyledik. ‘Mali olarak iyi durumda değiliz. Lütfen bizimle devam edin’ dedik. Oktay Hoca bizden 1,2 milyon dolar alıyordu. Hocamıza gücümüzün bu olduğunu ve indirim yapmasını istedik. Ödeme planı da istedik. Hocamız ‘Hayır. Galatasaraylı değilim. İndirim yapmam’ dedi. Ancak biz, basketbolda küçülmeyeceğiz’’ açıklamasını yaptı. Öte yandan sözleşmesini tek taraflı fesheden Oktay Mahmuti ise “Geçen sezon görevi devraldığım esnadaki durum ve sonrasında yaşanan sıkıntılı sürecin ardından her şeyi geride bırakarak büyük heyecan ve ümit ile Galatasaray geleneklerine yakışan bir takım kurmak için çıktığım yoldaki çabam, sezon bittikten sonra geçen 50 günlük süreçte en ufak bir gelişme olmadığı için sonuçsuz kaldı” değerlendirmesinde bulundu.

Koronavirüs salgını, Galatasaray’ı olumsuz etkiledi

Tarihler 26 Temmuz 2018’i gösterdiğinde Galatasaray, başantrenörlük görevine Ertuğrul Erdoğan’ı getirdiğini açıkladı. Tai Webster, Aaron Harrison, Marko Arapovic, Nigel Hayes, Can Korkmaz, Ege Arar, Jaka Klobucar , Zach Auguste ve Göksenin Köksal gibi isimler ile sezona giren Galatasaray, beklentilerin üzerinde bir performans ile normal sezonu dördüncü sırada tamamladı. Play-off yarı finalinde Anadolu Efes’e 3-0 yenilerek elenen sarı kırmızılılar, gelecek yıllar için ise umut vermeyi başardı. Galatasaray, 2019-2020 sezonunda kadrosunu büyük ölçüde korurken Greg Whittington, Ben Moore ve Yiğit Arslan gibi eklemeler yapmayı da ihmal etmedi. Ertuğrul Erdoğan yönetiminde başarılı bir sezon geçiren Galatasaray, ezeli rakibi Fenerbahçe’yi hem sahasında hem de dokuz senenin ardından deplasmanda mağlup etmeyi başardı. Ancak sarı-kırmızılıların önünü, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını kesti. Türkiye Basketbol Federasyonu da yaşanan bu durumun ardından 11 Mayıs 2020’de aldığı karar ile beyaz sezon ilan ederek liglerin tamamlanmayacağını açıkladı.

‘’Bütün kulüpler birlik olup amatör şubeleri belli süre kapatmamız lazım”

Koronavirüs salgınının gölgesi altında başlayan 2020-2021 sezonu, Galatasaray Erkek Basketbol Takımı için kâbusa dönüşmüş durumda. Galatasaray İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın “Bütün kulüpler birlik olup amatör şubeleri belli süre kapatmamız lazım” teklifinde bulunduğu 2020-2021 sezonu, lig tarihinde beş şampiyonluğu bulunan sarı- kırmızılı ekibi küme düşmeme hesapları yaptığı günlere sahne oluyor. Ligin bitimine dört hafta kala 14. sırada yer alan Galatasaray’ın, bu sezon yaşadıklarını Socrates dergisi yazarı Buğra Balaban ve Radyospor yorumcusu Eyüp Yıldız, Medyascope’tan Kubilayhan Kavrazlı’ya değerlendirdi.

Socrates dergisi yazarı Buğra Balaban, Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın 2020-2021 sezonunda yaşadığı kötü tablo hakkındaki düşüncelerini Medyascope’a anlattı. 

Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın 2020-2021 sezonu için Ertuğrul Erdoğan ve yönetim tarafından kurulan kadrosu, hedefleri ile uyumlu muydu?

Son iki sezon Nigel Hayes, Aaron Harrison, Alex Poythress gibi oyuncuların EuroLeague’e sıçrama tahtası olan Galatasaray, benzer potansiyelde hayal ettiği iki oyuncuya, Daryl Macon ve Alex Hamilton’a odaklı bir kadroyla sezona girdi. Hamilton’ın TOFAŞ ve Sassari maçlarında vaat ettikleri, Macon’ın Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra AEK formasıyla Şampiyonlar Ligi’nde gösterdikleri, potansiyel seçiminde savunulabilir göstergeler. Öte yandan basketbol, 2+2’nin çoğu zaman dört etmediği, kadro mühendisliğinde ana rollerin yanına dizdiğiniz parçaların genel toplamı beşe çıkarıp üçe indirebildiği bir denklem. Sezon başında bu ikiliyi dengeleyici bir parça yerine Türk Telekom’da zaafları belli RJ Hunter’ı getirmek, Zach Hankins transferi ağustos sonunda suya düşünce onu iyi bir çember savunucu ile ikame edememek, kanat rotasyonuna transfer yapmamak, ligde 15 dakikaları istikrarlı şekilde teslim edebildiğiniz Can Korkmaz ve Ege Arar yerine devamlılığı azalmış Barış Ermiş ve üst yapıya geçişte sorun yaşayan Berke Atar’ı tercih etmek, Galatasaray’daki yapıyı bir jenga gibi yerle bir etti. İki büyük acabası olacak bu sezonun bana kalırsa: Hankins gelmekten vazgeçmese ve Hamilton, sezonun henüz ikinci ayına girerken sakatlanmasa tablo farklı olur muydu? Hankins’in ribaund ve çember savunmasında yapabileceği etki, kısaların savunmadaki, Motum’un ribaundlardaki zaafını bir nebze kapatabilirdi.

Takımın eski antrenörü Ertuğrul Erdoğan’ın ayrılış sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Geç kalınmış bir hamle miydi, yoksa yola Ertuğrul Erdoğan ile mi devam edilmeliydi?

Yaz aylarında Ertuğrul Erdoğan ile Zalgiris arasında geçen görüşmeler, camiada bir rahatsızlık yarattı mı, bunu yöneticilere bir sormak lazım ama önceki iki sezonu hatırlayınca koç Erdoğan’ın daha fazla kredisi olmasını beklerdim. Williams ve Hunter yerine gelebilecek iki makul eklemeyle tıpkı ilk sezonunda olduğu gibi çıkışa geçen bir Galatasaray izleyebilirdik. Ama sorun, genel plansızlık bence. Bir koçla yolları ayırmayı düşünebilirsiniz ama devamı için net bir yol haritanız yoksa, çoğu zaman kadroyu kuran, geçmiş sezonlarda başardıkları ortada olan bir antrenörle devam etmek en kötü fikir olmaz. Ömer Uğurata’ya sadece iki ay sabredilebilen karar süreci, bu plansızlığın dışa vurumuydu. Basketbol şubesi çok uzun süredir üvey evlat muamelesi görüyor, yumurta kapıya dayandığında yönetimin kalabalık bir ekiple salona iştirak etmesinden daha fazlasını hak ediyor bu şube.

Sezon içinde yapılan hamleleri nasıl değerlendiriyorsunuz? 

İsim isim bakmadan önce zamanlamalara bir parantez açmak gerekiyor. Ertuğrul Erdoğan’ın ardından Ömer Uğurata’yla yola devam etmeye karar verip, o süreçte Assem Marei, Travis Trice ve Amile Jefferson’ı transfer ettikten iki hafta sonra bir kez daha koç değiştirip Ekrem Memnun’u getirmek, şubede bir süredir hâkim görünen plansızlığın bir diğer örneğiydi. Madem Ömer Hoca’ya güvenilmiyordu, neden transferler yeni koçla beraber yapılmadı? Son EuroLeague sezonundan beri sürekli bütçe düşüren, camiada hep üvey evlat muamelesi gören bir hale geldi basketbol şubesi. Hem de daha çok yakın bir geçmişte, 2016’da salona 15 bin kişi çeken, Avrupa’da Kupa 2’ye yürüyen bir potansiyel apaçık ortadayken. Bu tür krizler böyle büyük kulüplerde basit bir coaching ya da iki transfer hatasıyla vuku bulmaz. Bence iki sezondur basketbol şubesi beklentilerin üzerinde sonuçlar elde edince temelin sallantıda olduğu göz ardı edildi ve “Bir şekilde suyun üzerinde kalırız” düşüncesi, durumun kırılganlığını örtbas etti.

Oyunculara gelirsek, Marei Karşıyaka’da gösterdikleri ile ligde düşük riskle verim alınabilecek bir transferdi, geçirdiği sakatlık henüz iki maç oynadıktan sonra 1,5 ay parkeye çıkamamasına yol açtı. Ekrem Memnun’dan sonraki iki eklemeye bakarsak, savunma sorunları sezon ortasında çözülemeyecek kadar büyük görünen Galatasaray için, kendi skorunu yaratabilecek, hücumda daha fazla atarak maç kazandırabilecek iki isim tercih edildi: Jordan Crawford ve Pierre Jackson. Şubat ayı için görece verebilecekleri garanti oyunculara gitmek beni şaşırtmadı ama bir kanat eklemesi beklerdim.

Takımın başına sonradan gelen Ekrem Memnun’un doğruları ve yanlışları neler oldu?

Böylesi bir yangının içine ocak ortasında girdikten sonra dramatik bir değişiklik eldeki malzemeyle çok gerçekçi bir beklenti değildi. Beşiktaş’ın çıkışı örnek verilebilir ama orada durumun aciliyetini kavrayabilecek, çok dakika alan bir yerli çekirdekten bahsediyoruz. İlk günden itibaren Galatasaray kimliğinden, camianın ağırlığından dem vurup saha içi yoğunluğu, eforu artırmaya çalıştı koç Ekrem Memnun ama sezon başından beri toplam 11 yabancı oyuncunun gelip geçtiği bir kadro bu mesajı ne kadar özümseyebildi, emin değilim. Crawford-Jackson tercihleri Avrupa basketbolu geçmişi olan, risk payı düşük eklemelerdi, orada macera aramamak kötü bir karar değildi bence.

Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nı ligin son dört haftasında neler bekliyor? Sizce küme düşme ihtimali yüksek mi?

Gerçekçi bir ihtimal olduğu yadsınamaz. Galatasaray, altındaki iki takım Ormanspor ve Fethiye’nin sadece bir puan üzerinde ve önünde Fenerbahçe ve Karşıyaka gibi iki zor deplasman var. Hal böyleyken hedef maçlar, sezonu çok iyi geçirse de fikstür etkisiyle son yedi maçta altı mağlubiyet alan Afyon ve play-off resminin dışındaki Bursaspor’la İstanbul’da oynanan maçlar olacak. Fethiye ve Ormanspor’un da çok kolay fikstürleri yok ama Galatasaray hedef maçlarından en az birini kazanmak zorunda bence.

Radyospor yorumcusu Eyüp Yıldız da Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın yaşadığı süreci Medyascope’a değerlendirdi.

Galatasaray yönetimi, 2020-2021 sezonu için antrenör Ertuğrul Erdoğan’ın istediği kadroyu kurabildi mi? Yapılan doğrular ve yanlışlar nelerdi?

Galatasaray’ın elinde iyi bir bütçesi olmasına rağmen basketbol takımının oluşumunda temel hatalar yapıldı. Koronavirüs salgınının yanı sıra Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdürrahim Albayrak’ın ”Şubeyi kapatalım” tarzı açıklamaları, basketbol şubesine büyük zararlar verdi. Ertuğrul Erdoğan ise sezona konsantre ve motive bir şekilde başlayamadı. Bu durumun en büyük etkilerinden bir tanesi, sezon öncesi Zalgiris Kaunas’tan almış olduğu teklifin kafasını karıştırması oldu. Öte yandan yapılan transferlerin geç gerçekleşmesinin yanı sıra kimya uyumları da sağlanamadı. Sakat olduğu sonradan fark edilerek takımdan gönderilen Zach Hankins transferi, sezon öncesi yapılan yanlışların en güzel örneklerinden.

Ertuğrul Erdoğan’ın ardından takımın başına geçen Ekrem Memnun, takıma olumlu veya olumsuz anlamda nasıl etki etti?

Ekrem Memnun, kariyerinde alışkın olmadığı bir kadronun başına geldi. Savunma anlayışı yüksek olan bir takım yaratmaya çalıştı fakat takımdaki isimlerin uyumsuz olması neticesinde başarısız oldu. Sonradan kendisinin yaptığı transferlerin de başarısız sonuçlanması ve istediği sistemeye ayak uyduramamaları sorunların çözülmesine yardımcı olmadı.

Oyuncu grubunun yeterince sorumluluk aldığını düşünüyor musunuz? Sezon içerisinde yapılan transferlerin takıma katkısı nasıl oldu?

Takımdaki oyuncuların sorumluluk aldıklarını düşünmüyorum. Darly Macon gibi yeni transfer edilen oyuncuların da istatistiklerini ve kendilerini düşünerek oynamaya çalışması takıma zarar verdi. Sezon ortasında takıma kurtarıcı gözü ile katılan isimler ve özellikle Jordan Crawford da ortama ayak uydurarak sistem dışına çıkarak oynadı ve bireyselliğe önem verdi.

Size göre, Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın yaşadığı kötü sürecin sorumlusu kim veya kimler?

Yaşanılan kötü sürecin aslan payı Ertuğrul Erdoğan’a ait. Sezon öncesi ve sonrasında kötü bir takım kimyası yaratıldı. Örneğin pivot bölgesinde görev alan iki oyuncumuz Johnathan Williams ve Berke Atar, düz ve yaratıcılıkları sınırlı oyuncular. Brock Motum ise sadece skorer kimliği ile ön plana çıkan bir isim fakat o bile üst seviyede değil. Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’in de kötü geçen sezona müdahalede çok geç kaldığını düşünüyorum.

Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın kümede kalma yarışındaki şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Galatasaray’ın küme düşme ihtimali var. Galatasaray’ın sıralama olarak altında bulunan Ormanspor ve Fethiye Belediyespor’un maç kazanabileceğini düşünüyorum. Önünde dört karşılaşma kalan Galatasaray’ın ise bence en az iki galibiyet alması gerekiyor. Hedef maçlar olarak Afyon Belediye ve Bursa maçları belirlenmeli.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus