Yargıtay, 10 Ekim davasında yargılanan iki sanık hakkında verilen cezaların bozulmasını talep etti – 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu: “Bu tebliğname kamuoyunun adalet beklentisine gözünü kapatıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi Yüksek Başkanlığı’na 22 Şubat 2021 tarihinde bir tebliğname yollayarak, 10 Ekim 2015’te Ankara’da düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi hedef alınarak yapılan bombalı saldırının tutuklu sanıklarının yargılandığı davada, iki sanık için verilen cezaların bozulmasını istedi. 

10 Ekim 2015 günü Ankara Ulus’ta düzenlenen mitinge yapılan bombalı saldırıda 104 kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralanmıştı. Yürütülen yaklaşık bir yıllık soruşturma sürecinin ardından dava başladı. 3 Ağustos 2018 tarihinde ise yaklaşık iki sene devam eden davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti dokuz sanığa “anayasal düzeni ihlal” suçundan birer kez, “kasten öldürme” suçundan da 100’er kez olmak üzere toplam 101’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Diğer dokuz sanığa da örgüt üyeliğinden ve başka maddelerden çeşitli mahkûmiyet kararları verildi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, 12 Ekim 2020 tarihinde bu kararı onadı.

Bir sanık için beraat istenirken bir sanık hakkında “fazla ceza tayini” yapıldığı belirtildi

Dosyayı inceleyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklarından yedi yıl altı ay hapis cezası alan Yakup Yıldırım için beraat talep ederken firari sanıklar davasında da yargılanan ve tutuklu sanıklar davasında 18 yıl hapis cezası alan Erman Ekici’ye “fazla ceza tayini” yapıldığına kanaat getirdi. 

Tebliğnamede, mitingin düzenleyicilerinin davaya katılma hakkı olmadığı ifade edildi

Tebliğnamede, mahkemece katılma talepleri kabul edilen, Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nin düzenleyicilerinden Türk Tabipleri Birliği (TTB), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile birçok üyesi katliamda yaşamını yitirmiş ve ağır şekilde yaralanmış olan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Büro Emekçileri Sendikası (BES), Halkevleri Derneği gibi kurumlar ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin katliamdan zarar görmedikleri gerekçesiyle davaya katılma hakları olmadığı da belirtildi. 

Dava baştan görülebilir, kararı Yargıtay 16. Ceza Dairesi verecek

Medyascope’a konuşan 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu’ndan avukat Murat Kemal Gündüz, bundan sonraki süreç hakkında şu bilgileri verdi: “Daire tebliğnameye bağlı değil. Daha önce verilen kararları belli oranlarda bozup belli oranlarda onayabilir. Ya da tümden bozup tümden onayabilir. İstinaf mahkemesinin esastan ret kararını kaldırarak hükmü bozabilir. Böyle bir durumda dosya yerel mahkemeye tekrar gelecek ve dava yeniden görülecek. Firari sanıklar dosyasına bakan mahkeme heyeti bu davayı da baştan görebilir. Yine firari sanıklar yönünden yürütülen davadaki tek tutuklu sanık Erman Ekici’nin üzerindeki sorumluluk bu tebliğname ile azalabileceği için onun durumunda da değişiklik olabilir. Son kararı Yargıtay 16. Ceza Dairesi verecek.” 

“İki konuya odaklanılmış: Mağdurlar bu davayı takip etmesin, IŞİD’lilere fazla ceza verilmesin!”

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu bu tebliğname hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Tebliğname bu haliyle, yargı organlarının katliama olan bakış açısını net bir biçimde göstermektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 200’e yakın klasörden oluşan dava dosyası üzerinde yaptığı incelemede sonuç olarak yalnızca iki konuya odaklanmıştır: Birincisi mağdurlar bu davayı takip etmesin, ikincisi ise IŞİD’lilere fazla ceza verilmesin! Bu anlamda dosyada incelenmesi ve aydınlatılması gereken pek çok nokta varken savcılığın sadece mağdurların davaya katılmasını ve IŞİD’lilere verilen cezaları dert edinmesini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

“Bu tebliğname taleplerimize ve kamuoyunun adalet beklentisine gözünü kulağını kapatıyor”

Açıklamada, avukatların taleplerinin tamamının yok sayıldığı da belirtildi: “En başından beri söylediğimiz üzere sınırlardan Gaziantep’e, Adıyaman’dan Ankara’ya katliama giden yol adım adım döşenirken buna engel olması gerekenler, görevlerini yapmadıkları için 10 Ekim Ankara katliamı gerçekleşti. Sonrasındaki yargı sürecinde de katliamın gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmaması için soruşturma savcıları tarafından bir kısım deliller hasıraltı edildi, çok önemli deliller toplanmadı, yargılama esnasında da katliamla ilgili pek çok nokta karanlıkta bırakıldı. Ancak her kademeden yargı organlarının maddi gerçekleri suskunlukla geçiştirerek yokmuş gibi davranması, gerçekleri değiştirmeyeceği gibi katliamla ilgili adalet mücadelemizi de engelleyemeyecektir. Altı yıla yaklaşan hukuk mücadelemizde karşımıza konan engelleri, örtbas girişimlerini hiç unutmadığımız gibi taleplerimize ve kamuoyunun adalet beklentisine gözünü kulağını kapatan bu tebliğnameyi de 10 Ekim Ankara katliamına ilişkin unutturmayacaklarımız arasına alıyor ve bu katliamdan sorumlu her bir kişi yargılanıp hesap verene kadar adalet mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz.”

Firari sanıklar yönünden yürütülen davanın bir sonraki duruşması 9 Haziran’da görülecek

Tutuklu sanıkların yargılandığı davada karar çıkarken firari sanıklar yönünden yürütülen dava devam ediyor. Yaklaşık beş senedir süren firari sanıklar davasında şu ana kadar 10 duruşma geride kaldı. Erman Ekici’nin tek tutuklu sanık olarak yargılandığı davanın 11. duruşması 9 Haziran 2021 tarihinde saat 09.30’da, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Duruşma Salonu’nda yapılacak.

Ne olmuştu?

10 Ekim 2015 günü Ankara Ulus’taki Ankara Garı önünde Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından organize edilen ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emek Partisi (EMEP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) gibi pek çok siyasî partinin katıldığı Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucunda 104 insan yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi ise yaralanmıştı. İki canlı bomba tarafından yapılan bu katliamı IŞİD üstlenirken saldırı kayıtlara, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı saldırısı olarak geçti. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus