Doç. Dr. Demirhan Burak Çelik ile söyleşi: “Koronavirüs önlemleri kapsamında alınmış kısıtlama kararlarının hukuki bir zemini yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’de koronavirüs salgını görülmeye başladığından beri hükümet bazı tedbirler aldı. Bu süreçte kısmi sokağa çıkma yasakları uygulandı, yüz yüze eğitime ara verildi, seyahat kısıtlamaları getirildi. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demirhan Burak Çelik, tüm yönleriyle koronavirüs tedbirlerinin hukuki boyutunu Medyascope’a anlattı. 

Koronavirüs önlemleri kapsamında bugüne kadar alınmış karar ve kısıtlamaların hiçbir hukuki zemini olmadığını dile getiren Doç. Dr. Demirhan Burak Çelik, “En baştan vurgulamak isterim ki bunun hukuki olup olmadığını sorgulamak, ‘Koronavirüsle ilgili herhangi bir önleme başvurulmasın’ demek değildir. Ama her şeyde olduğu gibi burada da hukuki bir zeminin çizilmesi gerekiyor” dedi.

“OHAL ilan etmeden olağanüstü bir dönemle başa çıkmaya çalışıyoruz”

Tebdirlerin hukuki olmadığını belirten Çelik, bunun nedenlerini şöyle anlattı:  

“Her hak ve özgürlüğün sınırlanması için belli kurallar ve koşullar var. Aslında, olağanüstü hal (OHAL) ilan etmeden salgında olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Gerçi geçmiş OHAL deneyimlerini düşünecek olursak, belki bunu çok tercih edilebilir bir şey değilmiş gibi düşünebilirsiniz ama OHAL de hukuk dışı bir rejim değil.  Biz OHAL ilan etmeden olağanüstü bir dönemle başa çıkmaya çalışıyoruz.”

“Sokağa çıkma yasaklarını ihlal eden kişilere kesilen idari para cezaları yasal bir temele dayanmıyor”

Sokağa çıkma yasaklarını ihlal eden kişilere kesilen idari para cezalarına itiraz edilebildiğini söyleyen Çelik, “Sağlıklı işleyen bir hukuk düzeninde bu cezaların iptal edilmemesi anormal olur. Çünkü yasal bir temele dayanılarak verilmiş cezalar değiller” diye konuştu.  

Doç. Dr. Demirhan Burak Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Temel hak ve özgürlüklerin ihlali denilince, koronavirüs tedbirleri kapsamında, hemen aklımıza sokağa çıkma yasakları, seyahat özgürlüğü, dolaşım özgürlüğü kısıtlanıyormuş gibi geliyor. Eğitim özgürlüğünden çalışma özgürlüğüne, kapatılan işyerlerinin durumunu düşünecek olursak, mülkiyet hakkından özel yaşama ve aile yaşamına saygı hakkına kadar aklınıza gelebilecek bir dizi hak ve özgürlüğün ihlal edildiği iddiasını ileri sürmek mümkün.”  

İçişleri Bakanlığı’nın koronavirüs tedbirleri kapsamında açıkladığı genelgelere karşı da dava açılabildiğini belirten Çelik, “İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi kurullarının kararlarına karşı dava açmak ve bu süreçleri Anayasa Mahkemesi’ne kadar götürmek mümkün olabilir” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus