Gazeteci Bahadır Özgür: “Sedat Peker ve Mehmet Ağar arasındaki çatışma, Azeri oligarkların Türkiye’deki yatırımlarının suç ekonomisini ilgilendiren kısmı, burada iktidar ve siyaset ayağını da ilgilendiren milyarlarca dolarlık bir ağdan bahsediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gazeteci ve Medyascope programcısı Bahadır Özgür, suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı bir videoda Mehmet Ağar hakkında söylediklerini Medyascope’a değerlendirdi. Özgür, “Sedat Peker ve Mehmet Ağar ikilisi arasındaki çatışma, Azeri oligarkların Türkiye’deki yatırımlarının sadece suç ekonomisini ilgilendiren küçük bir kısmı. Burada iktidar ve siyaset ayağını da ilgilendiren milyarlarca dolar büyüklüğünde bir ağdan bahsediyoruz” diye konuştu.

Bahadır Özgür bugün (3 Mayıs) Gazete Duvar’da kaleme aldığı, “Peker, Ağar ve ortadaki ‘pamuk şekeri’” başlıklı yazısını Medyascopea değerlendirdi. Özgür, PETKİM’in 2 milyar 40 milyon dolara Azerbaycan’ın devlet şirketi SOCAR’a satılmasının ardından Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ve Azeri oligarkların Türkiye’ye yatırımlarının arttığını belirtti.

Bahadır Özgür, süreci şu sözlerle anlattı:

90’lı yıllardan beri Türkiye ve Azerbaycan arasında karanlık ilişkiler var. Bu karanlık ilişki ağlarının Susurluk raporlarındaki tutanaklara girdiğini de görüyoruz. Azerbaycan ve Türkiye ilişkileri, 2000’li yıllarda PETKİM’in özelleştirilmesinden sonra Azeri oligarlaklar Türkiye’de yatırımlarıyla iyice arttı. Buradaki yatırımların hepsinin de SOCAR ile bir bağlantısı ortaya çıktı. Buradaki onlarca şirketin tamamı aynı adreste görünüyor. Bu şirketler üzerinden Türkiye’de küçük enerji şirketleriyle ortaklık kuruldu. Yine bir dönem, Bilal Erdoğan’ın gemileri bu şirketlerden birinin adına kaydedildi. Daha sonra o şirket bu gemileri satın aldı. Burada bu tür bir ilişkiler yumağından bahsediyoruz. İlişkiler aslında çok karmaşık değil ancak kağıt üstünde onlarca şirketten bahsediyoruz.”

“‘Azeri petrol para havuzu’ o kadar büyük ki sadece suç örgütleri yararlanmıyor”

Özgür, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in Mehmet Ağar ile ilgili sözlerini şöyle değerlendirdi: “Peker, Ağar’ın Bodrum Yalıkavak Marina üzerinden Azeri milyarder Mübariz Mansimov’un mallarına çöktüğünü, bunu da birileri adına yaptığını belirtiyor. Peker’in bu sözleri, derin devlet ve organize suç ilişkileri ile ilişkisi olduğu iddia edilen Mehmet Ağar’a çıkıyor. Burada yapılan yatırımlar sadece suç örgütlerini ilgilendirmiyor. İktidar ve siyaset ayağını ilgilendiren büyük ilişkiler ağından bahsediyoruz. Peker’in ima ettiği şey işin çok küçük kısmı. ‘Azeri petrol para havuzu’ o kadar büyük ki buradan sadece organize suç örgütleri yararlanmıyor. Bu örgütler, işin sadece kıyısından köşesinden yararlanıyor.”

“Aliyev ailesinin Türkiye’deki yatırımları siyaset ve ekonomi ile sınırlı değil”

Bahadır Özgür, Türkiye ile Azerbaycan arasında artan ilişkinin sadece ekonomi ile anlatılamayacağını, iki ülkenin giderek birbirine benzediğini ise şöyle açıkladı:

“Türkiye’nin Azerbaycan’daki rejimle arasında kurulan ekonomi politik ilişkiler önemli. 2005’lerde kurulan bu ilişki biçimine sadece Petkim meselesi olarak bakmamalıyız. Türkiye, Azerbaycan’a Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) satıyor. Azeri piyangosu Demirören’e veriliyor. Aliyev ailesinin Türkiye’de kurduğu yatırımlar basitçe siyaset ve ekonomi ile sınırlı değil. Bu geçmişe göre, çok daha sıkı olan ve girift hale gelmiş bir ilişki. Türkiye rejimi ve Azerbaycan rejimi giderek birbirine benziyor.”

Kamuoyunu sarsacak bir sonucun çıkacağını düşünmüyorum

Bahadır Özgür, suç örgütlerinin büyük yatırımlardaki işlevine dair de şöyle konuştu:

“Ortada rüşvet, yüksek paralar, yolsuzluklar ve kamu bankalarının devreye girdiği yatırım ve ilişkiler olduğu zaman orada mutlaka organize suç örgütleri kendine yer buluyor. Bir nevi para neredeyse oraya doluşuyorlar. Sedat Peker’in şu an geçici olarak tasfiye edildiğini biliyoruz. En azından sadece Türkiye’deki faaliyetleri durduruldu. Peker, 90’lı yıllarda organize suç örgütünden içeri girdi, daha sonra Ergenekon operasyonuyla tutuklandı. Geçmiş deneyimlere baktığımız zaman, buradaki tasfiyenin mutlak bir tasfiye olmadığını görmemiz gerekiyor. Büyük yatırımların olduğu havuzda bir süre bu ilişkiler devam ediyor, paylaşım sorunu ortaya çıkınca belli ilişkiler tasfiye ediliyor ve yerine bir ileri alınıyor. 90’lı yıllarda çok daha vahim olaylar belgesiyle ortaya çıkmış ama kamuoyunu tatmin edici bir sonuç alınmamıştı. Buradaki çıkar ilişkileri mutlak olarak bozulmadığı sürece kamuoyunu sarsacak bir sonucun çıkacağını düşünmüyorum.”

Söyleşinin tamamını buradan dinleyebilirsiniz:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus