Gazeteci Çağdaş Ulus: “Yurttaş ve gazeteci olarak soru sordum, işten çıkarılanların haberini yaparken işten çıkarıldım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gazeteci Çağdaş Ulus, Ataşehir ve Maltepe belediyeleri ile ilgili iddiaları sorduğu Twitter paylaşımlarının ardından KRT TV’deki iş aktinin feshedildiğini açıkladı. Yasal hakları için yargı sürecini başlattığını söyleyen Ulus, yaşadıklarını Medyascope‘a anlattı.

Çağdaş Ulus, mesleğe 2008’de Vatan gazetesinde stajyer olarak başladığını, gazetenin kapandığı 2018 yılına kadar polis ve adliye muhabirliği yaptığını, son iki yıldır ise KRT TV’de çalıştığını anlattı: “KRT TV’de birçok özel habere imza attım. Bunlardan biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kayıp atlarıyla ilgiliydi, bu konuyu ilk ben gündeme getirdim. Bu haber nedeniyle kanalda takdirle karşılandım.”

“Genel Yayın Yönetmeni tarafından tweetlerimin silinmesi ve istifam istendi”

Çağdaş Ulus, izinli olduğu güne denk gelen 22 Mayıs’taki Twitter paylaşımlarına kadar kanalın sevilen insanı olduğunu söyledi. Ulus, paylaştığı tweetlere ilişkin süreci şöyle anlattı:

“30 yıllık Maltepeliyim. Halkın, belediyenin görevini yapmadığına dair rahatsız olduğuna ilişkin tweetlerim vardı. Özışık kardeşlerin, Süleyman Soylu ile Sedat Peker’in aralarında arabulucuk yaptığına dair iddialar üzerine ben de Maltepe Belediye Başkanı’nın Süleyman Soylu’yu, Hadi ve Süleyman Özışık ile ziyaret ettiği fotoğrafı paylaşarak, bu ziyaretin nedenini sordum. Ardından da Özışık kardeşlerin internet sitesi ve yerel gazetelerine reklam adı altında yapılan ödemeleri sordum. Birkaç gün sonra da Ataşehir Belediyesi ile ilgili tweet attım. İlan ödemesi olarak fatura kesildiğini bildiğim Özışık kardeşlere yönelik ödemelerin neden yapıldığını sordum.”

Ulus, tweetlerinin ardından istifa etmesinin istendiğini anlattı. Bunu kabul etmeyen Ulus, işe gittiği gün giriş kartının çalışmaması üzerine iş aktinin feshedildiğini öğrendiğini söyledi:

Kanalda, Genel Yayın Yönetmeni tarafından tweetlerimin silinmesi ve istifam istendi. Bunu kabul etmedim. Bir rahatsızlık varsa sorumluların beni kovabileceğini söyledim. Yukarıdan baskı geldiğini söylediler bana. Belediye başkanları tarafından baskı yapıldığı söylendi. Kanalın çok zor durumda kaldığı dile getirildi. İstifa etmedim. 10 gün istifaya zorlandım.

Cumartesi izinliydim, pazar günü evden çalışıyordum. Pazartesi günü çocuğum rahatsızlandığı için işe gelemeyeceğimi belirttim. Ardından üç gün peş peşe işe gittim. Dördüncü gün kanal patronu ile görüşmek üzere işe gittiğimde, girişte kartım okunmadı ve ayın 31’inde, yani üç gün önce iş aktimin feshedildiğini öğrendim. İstifa istendiğinde, ‘İçerdeki müdürlerle sıkıntı yaşamayın diye karar aldık’ denmişti. Ben tepki verdikten sonra üç gün işe gelmediğim için kovulduğum söylendi. Ancak ben izinliydim, üçüncü gün için de mazeretimi bildirmiştim.”

“İşten çıkarılanların duruşmasından canlı yayın yapmıştım”

Ulus, hukuksuz bir şekilde işten çıkarılan işçilerin haklarının iade edilmesi ile ilgili haberler yaparken karşılaştığı durumun, kendi yaşadıklarından farksız olduğunu söyledi: “Hürriyet gazetesince evlerine tebligat gönderilerek işten çıkarılan çalışanların, ilk duruşmasını takip etmek için Bakırköy Adliyesi’nden canlı yayın yaptım. Benim yaşadığımla onun arasında hiçbir fark yok. Zaten insanın şaşırdığı nokta da bu. Kime güveneceğiz ya da bu şartlarda insanlar nasıl gazetecilik yapacak?”

“Yurttaş ve gazeteci olarak soru sordum”

Çağdaş Ulus, “Sadece soru sordum” dediği sürecin ardından hukuki yollara başvurdu. Önce arabuluculuk süreci başlayacak. Ulus, yasal haklarını almayı talep ediyor, gelecek ise şu anda belirsiz:

“Tamamen hâlâ bu konularla uğraştığım için hiçbir şey düşünemiyorum. Mesleğin de bu şartlarda nasıl devam edeceğini hiç bilmiyorum. Birçok meslektaşım açtıkları internet siteleri, YouTube hesapları ile ayakta durmaya çalışıyor ama ben bir Uğur Dündar değilim. YouTube hesabı açtığımda emeğimin karşılığını ne kadar alacağım, evimi geçindirebilecek miyim? Net değil. Kaygılarımız var, ne olacağı konusunda da fikrim yok. Yurttaş ve gazeteci olarak soru sordum. Bunların da ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu düşündüm.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus