Türkiye, KKTC seçimlerine müdahale etti mi: Bağımsız bir rapora göre seçimi kaybeden aday Mustafa Akıncı tehdit edildi, AKP-MHP milletvekilleri sahadaydı, Türkiye Büyükelçiliği seçim karargâhı gibi kullanıldı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) geçen ekim ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine Ankara hükümeti tarafından müdahale edildiği öne sürülen bir rapor hazırlandı. “Raporluyoruz” adlı bağımsız kuruluşun raporuna göre, mevcut KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a karşı seçimi kaybeden önceki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, seçimden önce kendilerini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından tehdit edildi. Seçimlere bağımsız olarak katılan Serdar Denktaş ise adaylığını açıklamadan üç gün önce MİT temsilcileri ile görüştüğünü ve kendisine, “Eğer adaylıktan çekilirseniz Türkiye ile kuramadığınız ilişkileri bundan sonra kurabileceksiniz” dendiğini söyledi. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 2020 yılının Ekim ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine Türkiye hükümeti tarafından müdahale edildiği iddia edilen bir rapor hazırlandı. Raporda, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nin KKTC’de yapılan seçimlere müdahil olmaları, röportaj yapılan kişiler üzerinden açıklandı.  

“Raporluyoruz” adlı bağımsız kuruluş tarafından hazırlanan rapor için altı kişilik bir ekip kuruldu. Araştırmacı Mine Yücel, akademisyen Abdullah Korkmazhan, iş insanı Orhan Erönen, avukat Mine Atlı ve uluslararası danışman Derya Beyatlı tarafından yürütülen çalışmanın raportörlüğünü de avukat Tacan Reynar üstlendi. Ekip, rapor için son seçimlerde Ersin Tatar’a karşı kaybeden KKTC’nin dördüncü cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Akıncı’nın özel kalem müdürü Cenk Gürçağ, cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız olarak katılan Serdar Denktaş, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve Lefkoşa Milletvekili Tufan Erhürman ile gazeteciler Ali Kişmir, Pınar Barut ve Rasih Reşat ile görüştü. 

Raporda röportajlardan kesitler sunulmadan önce, Ankara hükümetinin, dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yeniden cumhurbaşkanı olarak seçilmesini istemediği belirtildi.  

Mevlüt Çavuşoğlu ve Mustafa Akıncı

Rapora göre, Ankara’nın tavrının ilk göstergesi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Akıncı için 2020 yılının Ocak ayında sarf ettiği “Ben böylesine dürüst olmayan bir siyasetçiyle hiç çalışmadım” sözleri oldu. Raporda ayrıca, Ankara hükümetinin Ersin Tatar’a verdiği desteği göstermek için kendisini sürekli Ankara’ya görüşmeye çağırdığı da hatırlatıldı. 

Seçimden iki gün önce eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Milletvekili Mehmet Metiner’in Akıncı’ya “Rum ve Yunan” yakıştırmasında bulunduğu ve sosyal medya hesabında FETÖ yöntemlerini kullandığını öne sürdüğü de vurgulandı. Raporda, Metiner’in bu açıklamaları sonrası Akıncı’nın TV2020 kanalındaki bir canlı yayında “seçimlerden çekilmesi yönünde tehdit edildiğini” söylediğine ve Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin o dönem yaptığı açıklamaya da yer verildi. Büyükelçiliğin açıklaması şöyleydi:  

“TV2020 kanalında yayınlanan bir programa katılan Sayın Akıncı’nın dile getirdiği, şahsına yönelik adaylıktan çekilmesi mesajı verildiği yönündeki ifadeler tamamen gerçek dışıdır. Türkiye Cumhuriyeti seçimlerin güvenle yapılması da dahil, her bir Kıbrıs Türk’ünün canını da malını da korumakta kararlıdır. Türkiye’nin seçim malzemesi yapılmasının sakıncaları, daha önceki çeşitli açıklamalarımızda da defalarca dile getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik bu rahatsız tavrın sürdürülmekte olması iyi niyetten uzaktır.” 

Cenk Gürçağ: “Görüştüğüm kişiler Akıncı’nın adaylıktan çekilmesinin herkes için en hayırlısı olacağını söyledi”

Dönemin Cumhurbaşkanı Akıncı’nın özel kalem müdürü Cenk Gürçağ, raporu hazırlayan ekibe verdiği röportajda, kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtan kişilerle yaptığı telefon görüşmelerinden kesitler aktardı. Gürçağ, kendisini arayanların, Ankara’dan geldiğini söyleyen MİT Dış Operasyonlar Başkanı Kemal, MİT Yunanistan ve Kıbrıs Bölüm Başkanı olduğunu söyleyen Ali ve kendini uzman olarak tanıtan Hakan isimli kişiler olduğunu söyledi.

Eski KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ

Gürçağ, görüşmelerde kendisine “Düşman kapıya dayandı. Bizim burada Türkiye’yi seven, Türkiye’ye ihanet etmeyecek, Türkiye ile işbirliği yapacak kişilerin başta olmasına ihtiyacımız var. Onun için buradayız” denildiğini ve bu kişilerin kendisine Akıncı’nın adaylıktan çekilmesinin herkes için hayırlı olacağını söylediğini belirtti. 

Mustafa Akıncı: “Türkiye’nin ağır bir şekilde müdahalesi vardı”

Seçimlere bağımsız olarak katılan Mustafa Akıncı ise verdiği röportajda, Türkiye’nin seçimlere müdahelesi olduğunu, Crans Montana müzakerelerinden sonra başlayan bir itibarsızlaştırma süreci yaşadığını ve bu sürecin cumhurbaşkanlığı seçimlerine istinaden yaratıldığını söyledi. Akıncı, seçime yakın bir zaman kala Lefkoşa Büyükelçisi’nin Beyaz Ev’e bazı Ulusal Birlik Partisi (UBP) milletvekillerini de çağırdığını ve bu toplantıda kolordu komutanı ile KKTC’deki MİT sorumlularının da bulunduğunu belirtti. UBP’nin seçimlerde bir taşeron rolü oynadığını savunan Akıncı, seçimi asıl yönetenlerin Türkiye adına hareket eden bir MİT ekibi olduğunu söyledi. Akıncı ayrıca, toplantıda UBP’li milletvekillerine “Türkiye Cumhuriyeti kesinlikle Tatar’ı istiyor. Akıncı’yı istemiyor. TC için bu bir beka sorunudur. Siz de Tatar’ın seçilmesi için uğraşacaksınız” denildiğini de anlattı.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar

“Sen federasyon istiyorsun, Türklük ile ilgili olarak sen ayrı bir kimlik peşindesin”

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi’ne yapılanların ne denli yanlış olduğunu anlatmaya çalıştığını belirten Akıncı, şöyle konuştu: “‘(Büyükelçiye) Bu yaptığınız sonuç verse bile burada açacağınız yarayı tamir etmek hiç kolay olmayacaktır. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) ve Türkiye’deki diğer siyasi partilerin KKTC’ye şube açmaları büyük yanlış’ dedim. Fakat kendisi bana ‘Sen federasyon istiyorsun. Türklük ile ilgili olarak da sen ayrı bir kimlik peşindesin, Kıbrıslı Türk kimliğinin peşindesin, Türkiye bütün kurumlarıyla burada değişim olmasını ister’ dedi.”

“AKP ve MHP milletvekilleri sahadaydı, elçilik seçim karargâhı gibi kullanıldı”

Diğer seçimlerden farklı olarak bu seçimde Türkiye’nin tüm kurumları ile sahada aktif bir şekilde çalıştığını belirten Akıncı, UBP, DP ve YDP’nin sırayla Ankara’ya çağrıldığını ve bunun sonucunda da şu anki hükümetin kurulduğunu aktardı. Türkiye’nin seçimde tüm gücünü kullandığını belirten Akıncı, Lefkoşa Büyükelçiliği’nin seçim döneminde UBP’nin seçim karargâhı olarak kullanıldığını söyledi. Akıncı sözlerine şöyle devam etti: 

“Bu dönemde gerçek kişilerden ölüm tehditlerine varan paylaşımlar yapıldı. Televizyonlarda İHA ile vurulma tehdidi yanında ‘Kazaya kurban gitsin’ veya ‘Kafasına sıkarım’ gibi tehditler de gördük. Seçim sürecinde, trollerin de ciddi anlamda kullanıldığına şahit olduk. Öte yandan tüm bunlar yaşanırken, Lefkoşa Büyükelçisi ‘Müdahale yoktur’ açıklaması yaptı.” 

Serdar Denktaş: “MİT adaylıktan çekilmemi istedi, bana destek verenlere baskı yapıldı”

Seçimlere bağımsız olarak katılan Serdar Denktaş ise bazı arkadaşlarının kendisine seçimden çekilmesi yönünde telkinde bulunduğunu anlattı. Denktaş, kendisi ile beraber hareket eden insanları ve seçmenleri yüz üstü bırakmak istemediği için seçimlerden çekilmediğini söyledi. 

Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Serdar Denktaş

Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamadan üç gün önce MİT temsilcileri ile görüştüğünü söyleyen Denktaş, kendisine, “Eğer adaylıktan çekilirseniz Türkiye ile kuramadığınız ilişkileri bundan sonra kurabileceksiniz” dendiğini söyledi. Denktaş, kendisine desteğini alelen belirten kişilere baskı yapıldığını, telefonlarının dinlendiğini ve seçim süresi boyunca resmi plakalı araçlar tarafından sürekli takip edildiğini de aktardı. Geçmiş seçimlere de müdahale edildiğinin altını çizen Denktaş, “Ancak sahada hiçbir zaman bu kadar fazla çalışılmamıştı” dedi. 

“Troller seçime etki etti”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim sürecinde adada çalışan 27 kişilik bir ekibinin olduğunu belirten Denktaş, Yakın Doğu Üniversitesi’nin de seçimlerde tarafsız davranmadığını söyledi. Denktaş, “Seçim günü Yakın Doğu Üniversitesi’ne temsilci göndermek istedim ancak oradaki görevli savcı, gözlemcimi içeriye almadı” dedi. 

Devlet televizyonundaki yayınlara katılmasının da yasaklandığını belirten Denktaş, trollerin bu seçimde çok etkili olduğunu, açıklamalarının dikkatlice takip edildiğini ve yazdığı herhangi bir açıklamanın altına olumsuz mesajlar yağdığını söyledi.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus