Delta varyantı korkutuyor – Doç. Dr. Urartu Şeker: “Bu varyant daha hızlı bulaşıyor, aşıların varyanta etkilerine ilişkin henüz veri yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını yaklaşık iki senedir devam ediyor ve virüsün mutasyona uğraması ile gelişen farklı varyantlar virüsün bulaşıcılığını ve salgının seyrini etkiliyor. Dünyada en yaygın görülen varyantların başında kısa süre önceye kadar Alfa (İngiliz) varyantı ve Beta (Güney Afrika) varyantı geliyordu. Son aylarda ise Avrupa’da endişe ile karşılanan, daha hızlı yayılsa da henüz aşıya karşı ne tepki verdiği klinik olarak belirlenemeyen Delta (Hindistan) varyantı gündemde. Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin açıklamalarına göre ağustos ayı sonu itibarıyla birlik ülkelerinde tespit edilen vakaların yaklaşık yüzde 90’ını Delta varyantı oluşturabilir.

Delta varyantını Medyascope’a değerlendiren Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Yaşam Bilimleri Bölümü’nden Doç. Dr. Urartu Şeker, varyantın daha ölümcül olduğuna ilişkin bir veri olmadığını ancak daha hızlı bulaştığına dair bir gözlem olduğunu belirtirken şu ana kadar geliştirilen koronavirüs aşılarının, Delta varyantına karşı tepkilerinin henüz klinik çalışmalarla gösterilemediğini söyledi.  

“Delta varyantı yüzde 40-60 oranında daha bulaşıcı”

İlk olarak İngiltere’de tespit edildiği için İngiliz varyantı olarak isimlendirilen Alfa varyantına göre Delta varyantının, yüzde 40-60 oranında daha bulaşıcı olduğu düşünülüyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi Direktörü Andrea Ammon geçen hafta yaptığı açıklamada, Delta varyantının aşı uygulamalarını daha hızlı hale getirmeyi zorunlu kıldığını söylerken varyantın, kullanımda olan aşılardan yalnızca bir doz alan kişileri de enfekte edebildiğini dile getirdi. Ammon, iki doz aşının ise Delta varyantına karşı “yüksek koruma” sağladığını belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise Delta varyantının tespit edilen virüsler içinde en hızlı yayılan varyant olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus

İngiltere’deki vakaların yarısından fazlası Delta varyantı

Delta varyantı ilk olarak şubat ayında Hindistan’da tespit edilirken şu an itibarıyla İngiltere’deki koronavirüs vakalarının yarısından fazlasını oluşturuyor. İngiltere’de mayıs ayı başında 2 binin altına inen günlük vaka sayıları haziran başıyla beraber 5 binin üzerine çıktı. 26 Haziran günü 18 bin vaka tespit edildi. Vaka sayısındaki bu hızlı artışta Delta varyantının ciddi payı olduğu belirtilirken Almanya Başbakanı Angela Merkel, virüse karşı Avrupa Birliği’nin (AB) daha fazla işbirliği içinde olması gerektiğini vurgulayarak, İngiltere’den gelen kişilerin karantina altına alınmasının önemli olduğunu söyledi. İngiltere, AB’nin seyahat için güvenli bulduğu ülkeler listesinde olmasa da bu liste üye ülkeler için bağlayıcı değil.

“Moskova’daki son enfeksiyonların yüzde 90’ı Delta varyantı”

Delta varyantının en hızlı yayıldığı ülkelerden bir diğeri Rusya. Rusya’da dün (27 Haziran) 20 binden fazla vaka tespit edilirken 599 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin’e göre son enfeksiyonların yüzde 90’ı Delta varyantı. Vaka sayılarındaki hızlı yükselişin diğer nedenlerinden biri ise Rusya’da aşılama hızının düşük olması. Gamaleya Enstitüsü’nün geliştirdiği Sputnik V vektör aşısı koronavirüse karşı üretilen ilk aşılardan olsa da Rusya’da ülke genelinde aşılama çalışmaları oldukça düşük bir hızda ilerliyor. Rusya’da şu ana kadar nüfusun yaklaşık yüzde 11,5’ine iki doz aşı uygulandı.

Delta varyantının semptomları

DSÖ’nün açıklamasına göre en az 80 ülkede tespit edilen Delta varyantının semptomları da koronavirüsten farklı. Delta varyantı burun akıntısı ve boğaz ağrısı ile soğuk algınlığı belirtilerini taşıyor.

“Türkiye’de 134 kişide Delta varyantı tespit edildi”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 23 Haziran’da, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’deki 16 ilde 134 Delta varyantı tespit edildiğini söyledi. Koca, aşıların bu varyanta karşı etkili olduğunu belirterek, “Çok ciddi bir oranın olmadığını biliyoruz ama her geçen gün artabileceğinden endişe ediyoruz. Aşıların bu varyanta da etkili olduğunu biliyoruz. İki dozla Delta varyantına daha güçlü bir etkinin olduğunu da biliyoruz” diye konuştu.

“Aşıların varyanta karşı etkilerine ilişkin henüz veri yok”

Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Yaşam Bilimleri Bölümü’nden Doç. Dr. Urartu Şeker, Delta varyantının ne kadar ölümcül olduğunun henüz tespit edilemediğini söyleyerek, “Ölümcüllüğü açısından elimizde bir veri yok ama daha hızlı bulaştığı ile ilgili gözlem var. Aşılara ilişkin BioNTech’in kurtardığı belirtilse de bu da sıkıntılı bir veri. Buna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Doğrudan deney yapılan bir veri sonucu yok, varyant henüz yeni ve aşıların ne kadar koruyucu olduğunu anlamak için daha fazla çalışma ve veri lazım. Sinovac ve BioNTech için henüz veri yok. İngiltere’de AstraZeneca aşısı yüzde 80 civarı varyant nedeniyle ağır hastalık oluşmasından koruyor. Sadece bunları söyleyebiliriz. Klinik çalışma için varyant izole edilmeli ve aşı olmuş bireylerden serum toplayıp ikisi karşılaştırılıp, hücrelere verilmeli. Hücreler ne kadar enfekte oluyor diye incelenmeli. Aşıların varyanta karşı işe yaramasına ilişkin veriye böyle ulaşılıyor” dedi.   

“Varyantlardan kurtulmanın tek yolu bulaşı engellemek”

Varyantlardan kurtulmak için bulaşın engellenmesi gerektiğini ve bunun için de aşıların en önemli silah olduğunu vurgulayan Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Varyantlardan kurtulmanın tek yolu bulaşı engellemek. Rahatlıkla söyleyebiliriz ki aşılama sürecinin uzaması mutasyonları tetikliyor. Varyantların engellenmesi için bulaşın engellenmesi gerekiyor. Bunların yanı sıra aşı uygulamalarında iki doz arasındaki sürenin uzaması da mutasyon olasılığını artırıyor. İki doz arasındaki sürenin açılmasının daha iyi olduğunu ve ikinci dozun etkisinin yükseldiğini gösteren veriler de var. Ancak inaktif aşıda iki haftalık ve 10 günlük aralarla aşı yapılsa daha iyi olabilir.”

EURO 2020 endişesi

Avrupa Futbol Şampiyonası’nın yarı final ve final maçları İngiltere’nin başkenti Londra’daki Wembley Stadyumu’nda oynanacak. Dünya Tıp Derneği Başkanı, Alman radyolog Prof. Dr. Frank Ulrich Montgomery, bu maçlara gitmeyi düşünen taraftarları uyararak, İngiltere’ye gitmenin Delta varyantı ile karşılaşma riskini büyüttüğüne dikkat çekti ve “Böyle bir ortamda, aşı olan insanların bile İngiltere’yi gitmelerini sorumsuzluk kabul ederim” dedi. Yarı final ve final maçları için Wembley Stadyumu’nun kapasitesinin yüzde 75’i kullanılacak. Bu da yaklaşık 65 bin insanın maç izleyebileceği anlamına geliyor.

Wembley Stadyumu

Delta plus varyantı nedir?

Delta varyantının da mutasyona uğramış hali olan ve “Delta plus varyantı” olarak adlandırılan mutant virüs ise ilk olarak 11 Haziran’da İngiltere’de tespit edilmişti. Ancak virüsün ilk olarak 26 Nisan günü belirlendiği aktarılırken bu süreçte hızla yayılmış olabileceği de düşünülüyor. Hindistan yetkilileri bu virüsü kendilerinin de tespit ettiğini ve genom analizi için Global Data System’e ilettiklerini söyledi. Şu ana kadar toplam 11 ülkede 200 kişide tespit edilen Delta plus varyantı nedeniyle Hindistan’da bir kişi hayatını kaybetti. Delta plus varyantının Delta varyantı ya da İngiliz varyantına kıyasla ne kadar bulaşıcı olduğu ve aşılara nasıl tepki gösterdiği ise henüz klinik çalışmalarla gösterilemedi.

Şu ana kadar İngiltere’de 83, Hindistan’da ise 48 vaka tespit edildi. Delta plus görülen diğer ülkeler Kanada, Japonya, Nepal, Polonya, Portekiz, Rusya ve İsviçre. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca geçen hafta yaptığı açıklamada Türkiye’de henüz Delta plus varyantı tespit edilmediğini açıklamıştı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus