Sinan Aygün, İçişleri Bakanlığı’nın Mansur Yavaş hakkında soruşturma başlatılması için ön inceleme izni vermesini Medyascope’a değerlendirdi: “Yaptıkları iş yanlış olduğu için Yavaş’ı görevden aldırmak istiyorum”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TOGO İkiz Kuleleri’nin mühürlenmesi ve ruhsatlarının iptal kararlarına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında, “görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle” soruşturma başlatılması amacıyla inceleme yapılması için ön inceleme izni verdi. TOGO İkiz Kuleleri’nin sahibi, eski CHP Ankara Milletvekili ve eski Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün kararı Medyascope’tan Özgür Özdemir’e değerlendirdi. Bakanlığın bu kararını beklediğini belirten Aygün, “Yaptıkları iş yanlış olduğu için Mansur Yavaş’ı görevden aldırmak istiyorum” dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TOGO İkiz Kuleleri’nin mühürlemesi ve ruhsatlarının iptal kararlarına ilişkin Mansur Yavaş hakkında “görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle ön soruşturma başlatılması için İçişleri Bakanlığı’na başvurmuştu. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı, 17 Haziran’da başsavcılığın talebine cevap verdi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Dr. Turan Ergun’un imzasının bulunduğu yazıda, Mansur Yavaş ve sorumluluğu tespit edilecek ilgili diğer belediye görevlileri hakkında 4483 sayılı kamu görevlilerinin yargılanması ve yargılanmasına izin verilmesini düzenleyen kanuna göre ön inceleme yapılması istendi. Başkanlık, ön incelemenin 30 günlük süre içinde bitirilmediği takdirde 15 günlük ek sürenin kullanılmasını istedi.

ABB: “ ‘İmar baronları dönemi’ ortadan kaldırılmıştır”

ABB tarafından yapılan açıklamada ise İçişleri Bakanlığı tarafından verilen iznin bir ön izin olduğu ve soruşturma olmadığının altı çizildi. ABB ayrıca Sinan Aygün’ü “rant baronu” olmakla suçladı. ABB tarafından paylaşılan açıklamada, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ‘rant’ devrinin bittiğini, hiçbir kişi, grup, cemaat, vakfa ayrıcalık tanınmayacağını, halkın parasının ve devlet imkanlarının kimseye peşkeş çekilemeyeceğini bir kez daha vurguluyor, bu uğurda söz konusu bedel ödemek olacaksa, peşinen hazır olduğumuzu da belirtiyoruz. Sinan Aygün ve benzeri kişilerin, eski dönemde onlara sağlanan imtiyazlar nedeniyle mahir oldukları bu tip ucuz oyunlarına karşı asla taviz verilmeyeceğinin ve bu dönemin millet iradesi ile sona erdiğinin bir kez daha altını çiziyoruz. ‘Tek bir karar alıp rantın 10 kat artırıldığı imar baronları dönemi’ ortadan kaldırılmıştır” denildi.

İçişleri Bakanlığı’nın kararı sonrası Medyascope’a konuşan Sinan Aygün ise mağdur olduğunu öne sürerek, amacının Mansur Yavaş’ı görevden aldırmak olduğunu belirtti. Aygün, “Bu kararı bekliyordum. Ben savcılığa başvuru ve belgelerimi sundum. 25 milyon TL para istenen bendim. Bu kadar belgelerden sonra İçişleri Bakanlığı’nın ‘Bu dosyayı inceleyin’ demesi doğal. Bakanlık ön inceleme yapıp, bana bilgi ver diyor” dedi.

“Yavaş önce etrafındakilere baksın, devlet her şeyi izliyor”

ABB tarafından yapılan açıklamayı da eleştiren Aygün, Yavaş’ın tutumuna ilişkin şunları söyledi:

“Belediye, açıklamasında benim için ‘rant baronu’ ifadesini kullanıyor. Ben Yavaş’ın önce etrafındakilere bakmasını öneririm. Yavaş, hangi binalara iskan, hangi binalara imar ve ruhsat verildiğine baksın. Bunlar da ortaya çıkacak. Devlet bunların hepsini izleyip belgeliyor. Kendisi göreve geldikten sonra dört sefer inşaatımızı denetleyip uygunluk raporu verdi.”

“Yavaş’ın görevden alınması için yargıya başvurdum”

Aygün, sürecin sonunda takdirin siyasi iradede olduğunu belirtirken amacının Yavaş’ın görevden alınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Aygün, “Yavaş’ın görevden alınmasını beklediğim için yargıya başvurdum. Senin meclis üyenin benim inşaatımda ne işi var? Ayrıca Mansur Yavaş döneminde inşaatımız dört defa incelendi ve ‘uygundur’ raporu verildi. Hem ‘yap’ diyorsunuz hem yıkmaya çalışıyorsunuz. Belediye bütçesinde açık vardı ve onlara para lazımdı. ‘Kazandığın paranın bir kısmını bize vereceksiniz’ diyorlar. Belediyenin olmayan parasını vatandaştan meclis üyelerini kullanarak almaya çalıştılar” diye konuştu.

Aygün sözlerini şöyle sürdü:

“Hukuk müşavirine, İmar Daire Başkanı’na ve Mimarlar Odası’na yazı yazdı ve ‘Bu binanın projesi inşaat ruhsatına uygundur’ dedi. 29 Kasım 2019 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi TMMOB Mimarlar Odası’na verdiği yanıtta inşaatımızın ‘Yapılan tespitler sonucunda, inşaat seviyesinin yüzde 75 olduğu, inşaatın biten kısımlarının ruhsat eki mimari projelerine uygun olduğu tespit edilmiştir’ ifadesi var ancak bu belgeden 17 gün sonra TOGO İkiz Kuleleri mühürlendi.”

Bu konuda görüştüğümüz belediye yetkilileri ise temel itirazlarının, inşaatın alanının iki ay içinde yüzde 30’dan yüzde 70’e çıkması olduğunu belirtti.

“Danıştay yıkım kararı vermedi”

TOGO kuleleriyle ilgili Danıştay 6. Dairesi, 20 bin metrekarelik inşaat alanına 120 bin metrekarelik inşaat yapılan projende Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı inşaat yoğunluğunun azaltılması kararına uyulmasını istedi. Bu kararın da yıkım anlamına gelmediğini belirten Aygün, “Danıştay, belediyenin yaptığı üç maddenin plana, şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu belirtiyor. Yıkım gibi bir kararı yok” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus