İstanbul Barosu Çocuk Hakları Kurulu Üyesi Av. Fırat Çiçek: “Salgın sürecinde aile içi istismar durumunda çocukların koruma mekanizmalarına erişimi zorlaştı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılına ait “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri” raporunu açıkladı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre Türkiye’de 2020’de 450 bin 803 çocuk suça karıştı, 18 bini aşkın çocuk cinsel mağduriyet yaşadı. TÜİK verilerini, çocukların suça karışmasının ardındaki etkenleri ve güvenlik birimlerine getirilen veya gelen çocukların daha sonra yaşadıkları süreci İstanbul Barosu Çocuk Hakları Kurulu Üyesi Av. Fırat Çiçek ile konuştuk. 

TÜİK’in açıkladığı verilerin yeterli olmadığını belirten Fırat Çiçek şöyle devam etti:

TÜİK’in açıkladığı veriler sadece adli sistemde soruşturma aşamasındaki veriler. TÜİK, mahkeme aşamasında veya sürecin devamına ilişkin herhangi bir veri paylaşımında bulunmadı. Bu nedenle raporun eksik olduğunu düşünüyorum. Diğer yandan Adalet Bakanlığı her sene açıkladığı adli sicil raporunda bundan bahsediyor ancak Adalet Bakanlığı, koronavirüs salgını sürecine ait rapor yayınlamadı. Bakanlığın 2019 yılından önce yayınladığı raporlarda çocuğun cinsel istismarında mahkumiyet oranı, beraat oranı, mağdur çocuk sayısı, mağdur çocuğun yaşı ve cinsiyetine yönelik tamamen bir veri paylaşımı söz konusuydu. Salgın nedeniyle 2020 çok önemli bir yıl. Çocuk hakları için öncesi ve sonrası diye ayrım yapabileceğimiz bir seneydi. Çünkü 2020 yılında aile içi şiddet ve aile içi istismar oranlarına ulaşabileceğimiz bir dönemken hiçbir şekilde veri açıklanmaması kabul edilebilir bir şey değil. Adalet Bakanlığı kendi resmi sitesinden de bu verileri kaldırdı, çocukların yaşadığı mağduriyetlere dair herhangi bir bilgiye ulaşamıyorsunuz ve bu konuda gerekli önlemler alınmıyor.”   

“Çocuklar koruma mekanizmalarına erişim sağlayamıyor”

İstanbul Barosu’nun 2020 yılında hazırladığı raporda, güvenlik birimine gelen veya getirilen çocuk sayısında yüzde 60 oranında bir azalma olduğunu söyleyen Çiçek, salgın sürecinde çocukların koruma mekanizmalarına ulaşımının zorlaştığını belirtti:

Mağdur olan çocuk sayılarının azalması çocukların koruma mekanizmalarına erişememesinden kaynaklanıyor. Biz salgın sürecinde şunu çok net anladık ki çocuklar koruma mekanizmalarına erişim sağlayamıyor. TÜİK raporunun en büyük eksikliği de burada ortaya çıkıyor. Raporu salgın sürecindeki kapanmadan öncesi ve sonrası diye ayırması gerekiyor. Biz İstanbul Barosu olarak buna yönelik bir rapor hazırladık ve kapanma öncesi ve sonrası özellikle istismar olaylarında yüzde 60 oranında bir azalma olduğunu gördük. Bu şu anlama geliyor aile içi istismar durumunda çocukların koruma mekanizmalarına erişimi zorlaştı. Bu nedenle gerçek rakamlar verilere yansımadı.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus