Sedat Pişirici ile Ekonomi Tıkırında (130): Yangın

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu yılın üçüncü enflasyon raporunu kamuoyuna duyururken sıkı para politikasına devam edileceğini söylüyor, üzerinden bir hafta geçmeden AKP Genel Başkanı ve 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz, yüksek faiz yok” diyor. Ekonomi Tıkırında’nın 130. yayınında Sedat Pişirici, bu çelişkiyi ve millete memlekete maliyetini değerlendirdi.

Türkiye’nin ormanları cayır cayır yanarken, 4 Ağustos 2021 Çarşamba gecesi, AKP Genel Başkanı ve 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir özel televizyon kanalında kendisine yöneltilen cevapları soruladı. Pardon, soruları cevapladı. Erdoğan program sırasında şöyle bir cümle kurdu: “Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil. Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz, yüksek faiz yok. Çünkü yüksek faiz, bize yüksek enflasyonu getirecektir.” Anadolu Ajansı, Erdoğan’ın bu cümleyi kurduğunu aynı gece saat 22.41’de duyurdu. Yayın bittikten sonra saat 23:38’de dolar kuru 8 lira 47 kuruş, euro kuru 10 lira 3 kuruştu. Aradan beş gün geçti. Bu sabah saat 10.00’da, dolar kuru 8 lira 65 kuruş, euro kuru 10 lira 18 kuruştu. Türk Lirası, Amerikan Doları karşısında %2,12, Avrupa Birliği Eurosu karşısında %1,49 oranında değer kaybetmişti. 

Geçen hafta da anlatmıştım, Türkiye’de enflasyonla mücadele, bağımsız Merkez Bankası’nın (MB) görevi. Bu, bankaya yasa ile verilmiş bir görev. 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun “Temel görev ve yetkiler” başlıklı dördüncü maddesi, “Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler” diyor. Türkiye’de her ayın üçünde (o gün hafta sonuna denk gelmişse izleyen pazartesi günü) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bir önceki ayın enflasyon verilerini kamuoyuna duyurur. Merkez Bankası da yılda dört kere enflasyon raporu açıklar ve o yıl ile sonraki ve bir sonraki yılın sonu itibarı ile enflasyon tahminlerini ve enflasyonun o andaki görünümünü kamuoyu ile paylaşır.

Merkez Bankası 2021 Yılı Birinci Enflasyon Raporu, 28 Ocak 2021’de, MB Başkanı Naci Ağbal tarafından, MB politika faizi %19 iken açıklanmıştı, yıl sonu enflasyon tahminleri şöyleydi: 2021 yıl sonu %9,4, 2022 yıl sonu %7, 2023 yıl sonu %5.

Merkez Bankası 2021 Yılı İkinci Enflasyon Raporu, 29 Nisan 2021’de, MB Başkanı Şahap Kavcıoğlu tarafından, MB politika faizi %19 iken açıklanmıştı, yıl sonu enflasyon tahminleri şöyleydi: 2021 yıl sonu %12,2, 2022 yıl sonu %7,5, 2023 yıl sonu %5.

Merkez Bankası 2021 Yılı Üçüncü Enflasyon Raporu, 29 Temmuz 2021’de, yine MB Başkanı Şahap Kavcıoğlu tarafından, yine MB politika faizi %19 iken açıklandı, yıl sonu enflasyon tahminleri şöyleydi: 2021 yıl sonu %14,1, 2022 yıl sonu %7,8, 2023 yıl sonu %5.

Her raporda 2021 ve 2022 yıl sonu enflasyon oranı tahminleri yükseliyor. MB’nın son enflasyon raporu 2021 yılı sonunda tüketici fiyatları enflasyonunun %14,1 olacağını öngörüyor ama TÜİK’in açıkladığı Temmuz 2021 tüketici fiyatları enflasyonu %18,95, üretici fiyatları enflasyonu ise %44,92.

Bu üretici fiyatları enflasyonunun tüketici fiyatları enflasyonuna yansıması, dolayısı ile tüketici fiyatları enflasyonunun yükselmesi kaçınılmazken, AKP Genel Başkanı ve 12. Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl oluyor da “Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil” diyebiliyor?

Türkiye’de enflasyonla mücadele, bağımsız Merkez Bankası’nın göreviyken AKP Genel Başkanı ve 12. Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl oluyor da “Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz, yüksek faiz yok” diye konuşabiliyor?

Bilimsel literatürün hiçbir yerinde faizin enflasyona sebep olduğu yazmıyorken, ekonomist olduğunu söyleyen AKP Genel Başkanı ve 12. Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl oluyor da “Çünkü yüksek faiz, bize yüksek enflasyonu getirecektir” diyebiliyor?

MB politika faizi %19 iken tüketici fiyatları enflasyonu haziranda %17,53, temmuzda %18,95 geldi. Politika faizi beş aydır %19’da sabit, bakın şu allahın işine ki tüketici fiyatları enflasyonu da %19’u aşmıyor. MB Başkanı Şahap Kavcıoğlu yılın üçüncü enflasyon raporunu açıklarken konuşmasının sonunda, “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki mevcut yüksek seviyeler, enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sıkı parasal duruşun kararlılıkla sürdürülmesini gerektiriyor” dedi. Yani sıkı para politikası devam edecek. Bu da politika faizinde, üç MB Başkanı’na mal olan artış sürecek demektir. Çünkü temmuzda tüketici fiyatları enflasyon %18,95 geliyorsa, %44,92 gelen üretici fiyatları enflasyonunun da tüketici fiyatları enflasyonuna yansıması kaçınılmazsa, ağustosta tüketici fiyatları enflasyonu, %19 olan politika faizinin üzerine çıkacaktır. 

Sıkı para politikası uyguluyorsan eğer, politika faizini enflasyonun üzerinde tutman şart. Şart da Erdoğan “Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil. Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz, yüksek faiz yok. Çünkü yüksek faiz, bize yüksek enflasyonu getirecektir” derken bunu nasıl yapacaksın?

Üç gün sonra, 12 Ağustos 2021 Perşembe günü, MB Para Politikası Kurulu toplanıp politika faizine ilişkin karar verecek. Şahap Kavcıoğlu, enflasyonu düşürmek için parayı sıkı tutacaksa bu faizi artırmak zorunda. Artırırsa Erdoğan tarafından görevinden alınma ihtimali var. Faizi düşürebileceklerine ihtimal vermiyorum ama artırmaz da sabit tutarlarsa o zaman TÜİK ne yapacak? Ağustos enflasyonu yine politika faizi olan %19’un altında gelirse buna kim inanır? İnansa inansa kadir inanır!

Gırgır bir yana, eğer üç gün sonra MB politika faizi yine %19’da sabit tutulur veya aşağı çekilir, Ağustos 2021 tüketici fiyatları enflasyonu oranı da politika faizi oranının altında gelirse, Türkiye ekonomisi ve kurumları güvenilirliğini iyice kaybeder. Erdoğan mı? O zaten Mayıs 2018’de Londra’da yabancı yatırımcılara “Faiz sebep enflasyon netice” dediğinde güvenilirliğini kaybetmişti, 4 Ağustos 2021 Çarşamba gecesi “Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil. Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz, yüksek faiz yok. Çünkü yüksek faiz, bize yüksek enflasyonu getirecektir” diyerek de tüy dikti.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre yürütmenin başı cumhurbaşkanıdır. Şu andaki cumhurbaşkanı da AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla bu ülkede iyi giden her şeyin de kötü giden her şeyin de sorumlusu, en başta Recep Tayyip Erdoğan’dır. Eğer açık açık Merkez Bankası’na, bankanın para ve faiz politikasına müdahale ediyorsa, Temmuz 2021’de tüketici fiyatlarında %18,95, gıda fiyatlarında %24,92, üretici fiyatlarında %44,92 gelen enflasyonun sorumlusu da Erdoğan’dır.

Temmuz ayı enflasyon verilerinin ayrıntılarına bakınca, tüketici fiyatları enflasyonunda yıllık en yüksek artışın %24,92 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %24,62 ile ulaştırma, %22,70 ile ev eşyası, %20,63 ile lokanta ve otel, %19,31 ile de konut fiyatlarında olduğunu görüyoruz. Yemede, içmede, metroda, vapurda, dolmuşta, otobüste, evde, barkta enflasyon almış başını gitmiş. Temmuz 2021’de, enflasyon sepetindeki  415 maddeden 81’inin ortalama fiyatı düşüp 50’sinin ortalama fiyatı değişmezken, 284’ü zam görmüş. Cayır cayır yanan sadece ormanlarımız değil, evimizi, cebimizi, mutfağımız da alevler sarmış. 

Üretici fiyatları enflasyonunun Temmuz 2021 verileri içinde yer alan ana sanayi grupları enflasyonuna bakınca, yıllık enflasyon artışının ara malında %57, dayanıklı tüketim malında %32, dayanıksız tüketim malında %31,5, enerjide %42,5, sermaye malında %31 olduğunu görüyoruz. Bunların hepsinin faturası önünde sonunda vatandaşa kesilecek.

Geçen hafta Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı verilere göre Temmuz 2021’de nakit bütçe dengesi 67,9 milyar TL açık vermiş. Bu bir rekor. Bu yılın ocak-temmuz döneminde nakit bütçe dengesinde açık 106 milyar TL’yi aştı. Sizin cüzdanınız ne ise devletin hazinesi o. Kaldı ki o hazine bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cüzdanı. Seçimde yetki verdikleriniz o cüzdandan harcıyor. Ama ayaklarını yorganlarına göre o kadar uzatmamışlar ki belden aşağısı tamamen açıkta kalmış.

TÜİK yarın Haziran 2021’in işsizlik verilerini açıklayacak. Mayıs 2021’de işsizlik oranı %13,2, işsiz sayısı 4 milyon 237 bindi. TÜİK’in “atıl işgücü” dediği geniş işsizlik oranı ise %27’nin üzerine çıkmıştı.

Türkiye’nin derdi hayat pahalılığıdır, işsizliktir, gelir dağılımı adaletsizliğidir. Küresel ısınma ya da iklim krizinin neden olduğu, söndürme sorumluluğu taşıyanların sorumsuzluğu nedeni ile yanıp kavrulan ormanlarımız da cabası.  İktidarın politikaları ne adalet üretebiliyor ne kalkınma ne de sorunlara kalıcı çözüm. Herkes için şapkayı önüne koyup düşünmenin vaktidir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus