Jonathan Wilson: Merhum Gerd Müller’i bu kadar harika yapan neydi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope Spor Servisi’nden Kubilayhan Kavrazlı, ünlü yazar Jonathan Wilson’ın Sport Illustrated için yazdığı “What Made the Late Gerd Müller So Great/Merhum Gerd Müller’i bu kadar harika yapan neydi?” yazısını çevirdi.

Merhum Gerd Müller’i bu kadar harika yapan neydi?

Geçen pazar günü vefat eden Müller (75) tarihin en büyük golcülerinden biriydi. Ancak sadece bu gollere odaklanmak her alanda gösterdiği başarısına ve etkisine haksızlık etmek olur.

Eğer çocukluğunuz seksenli yılların başına denk geldiyse, Müller’in golcü, fırsatçı golcü, Dünya Kupası şampiyonu, Avrupa Şampiyonası şampiyonu ve üç kez Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonu olduğunu hatırlarsınız. Belki internetle birlikte dinamikler değişti ancak önceleri, her nesil futbolu öğrenmeye başladığı dönemden önceki dönemin yıldızlarına saygı duydu ve izlediğiniz jenerasyon her zaman onlarla karşılaştırılıyordu. Ian Rush ve Paolo Rossi hakkında heyecanlanırdık ancak kimsenin Almanya ve Bayern Münih efsanesi Gerd Müller olamayacağını söylemeden edemezdik. 

Bazıları daha eski olan Jimmy Greaves’i anacaktır ancak Müller hakkında daha çok şey biliyorduk. Gençliğinde pırpır forvet olduğunu biliyorduk ve en ünlü gollerinden biri, ceza sahasının hemen dışında dönmesini ve bitirmeden önce dört oyuncuyu geçmesini içeriyordu. Ve bu fırsatçı golculükten öte bir şeydi.

Yabancı liglerden futbolun hiç gösterilmediği o günlerde Müller hakkında Dünya Kupası’nda attığı toplam 14 gol hariç hiçbir şey bilmiyorduk. Ve bu durum efsaneyi doğrular gibiydi: O saf golcüydü. O, tek bir turnuvada çift hanelere ulaşan son oyuncuydu. 1970’teki 10 golünden beşi altıpas bölgesinden geldi. Ve diğer gollerin hiçbiri de penaltı noktasının daha uzağından değildi. 1974’teki dört golünün ikisi de altı pas bölgesinin içinden geldi, biri yerde otururkendi ve ikisi de tipik fırsatçılığıydı. Polonya karşısında seken topu kaybettiğini düşündüğünüz anda, Hollanda ile oynanan finalde tek dokunuşuyla imzasını atmasıydı onun golleri.

Romantik bir hikâyeye göre Nördlingen’in parke taşları üzerinde oynayarak geçirdiği çocukluğu ona ordan oraya zıplayan bir topu nasıl yönlendireceğini öğretti. Belki de bu hikayede doğruydu. Sıradan bir açıklamasıysa, kısa mesafelerde patlayıcı bir hız kazandıran ve devrilmesini neredeyse imkânsız kılan devasa, güçlü bacak kasları vardı.

Müller boşluğun nerede olacağı, topun nereye düşeceği ve kaleciyi nasıl geçebileceği konusunda inanılmaz bir içgüdüye sahipti. Vücudunun herhangi bir kısmıyla gol atabilirdi. Kafa vuruşlarında çok iyiydi ancak onu diğerlerinden ayıran bariz bir yeteneği varsa o da düşük ağırlık merkezi sayesinde yaptığı keskin dönüşleriydi. Aslında ortalama bir vucuda sahip olmasına rağmen bu durum Bayern’deki ilk teknik direktörü Zlatko Čajkovski’nin onu “kleines, dickes Müller,” yani ‘kısa, şişman Müller’ diyerek takımdan göndermesine yol açtı. Der Bomber yani “Bombacı” olan lakabı da, tek vuruşlarla içgüdülerine güvenerek goller atan biri için uygunsuz görünüyordu.

İngiltere’de, 1970 Dünya Kupası çeyrek finalindeki golü ve EURO 72 çeyrek finalinin ilk ayağındaki iki golü sayesinde bir öcü haline geldi. Fırsatçı golcü bir saniyeden kısa bir süre için kapanan savunuculara ziyafet vermek için oradaydı (Etkisini tarif etmemi istiyorsanız 1998 yılında televizyona ilk çıktığımda bir öğrenci yarışmasındaydım. Küstahça galibiyetimi garantileyecek şekilde Gerd Müller’in 13 numaralı tişörtünü giydim, ilk iki raundu kazanmıştım. Üçüncü raunda Cruyff’un 14 numaralı tişörtünü giydim ve cesurca kaybettik).

İşte öyle biriydi. Ayrıca EURO 1972 yarı finalinde ve finalde iki gol attı; 74 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinin rövanşında Bayern için iki ve 75 finalinde bir; TSV Nördlingen, Bayern Münih ve Fort Lauderdale Strikers formalarıyla 716 maçta 654 gol attı ve Batı Almanya formasıyla 62 maçta 68 gol kaydetti. Robert Lewandowski, geçen sezon Bundesliga’da tek sezonluk 40 gollük rekorunu kırmış olabilir ancak Müller’in tüm zamanların 365 gol sayısı standart olmaya devam ediyor. Ancak o bundan çok daha fazlasıydı. Gollerini izlemek, her şeyi gizliyordu. Örneğin, Batı Almanya’nın 72’de Wembley Stadyumu’nda 3-1’lik galibiyetindeki performansını izlemek; genel oyuna ne kadar dahil olduğu, topu havada tuttuğu ve oyunu birbirine bağladığı ile dikkat çekiyor. Fırsatçı golcüydü ama aynı zamanda çok yönlü bir forvet oyuncusuydu.

Daha sonraki hayat acımasızdı. Futbol kariyeri 1982’de sona erdikten sonra hayatında depresyon ve alkol bağımlılığı vardı. Bayern onun yanındaydı, tedavi için para ödedi ve ona iş teklif etti, Önce kulübe gelen ziyaretçileri selamladı. Ardından Alzheimer onu bulana kadar scoutluk ve koçluk yaptı. Aslında, geçen yıl yatağa bağlıydı. Bu yüzden Bayern’in geçen kasım ayındaki 75. doğum günü kutlamasına katılamadı ancak Franz Beckenbauer’in söylediği gibiydi: “Gerd olmasaydı, bu başarıyı asla elde edemezdik. Golleri attı ve bizi ileriye taşıyan zihniyete sahipti. Belki Gerd’in en iyi oyuncu olmadığını söyleyebilirim ama en önemlisiydi.”

Müller muhtemelen futbolun gördüğü en büyük doğal golcüydü ancak sadece gollerine odaklanmak onu küçümsemek olur. En büyük kulüp ve gelmiş geçmiş en büyük milli takımlarından biri için harika bir oyuncuydu.

Yazar: Jonathan Wilson

Çeviren: Kubilayhan Kavrazlı

Yazı linki: https://www.si.com/soccer/2021/08/16/gerd-muller-obituary-west-germany-bayern-munich-goals

Gerd Müller ile ilgili yaptığımız habere buradan ulaşabilirsiniz:

Gerd Müller’in vefatını ve futbol severler için ifade ettiklerini Ali Murat Hamarat ile konuştuk. İlgili programa buradan ulaşabilirsiniz:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus