Spektrum (21) – Fas’ın “AKP’sinin” çöküşü

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope’un her hafta dünya gündemini meşgul eden bir konunun enine boyuna incelendiği podcast programının 21. bölümünde bu hafta, Fas’ta hükümetin büyük ortağı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (PJD) seçimlerde aldığı yenilgiyi ele aldık.Fas’ta siyasal İslamcılar’ın yenilgisi nasıl oldu? Parlamentodaki koltuk sayıları kaçtan kaça düştü? Yenilginin arkasında yatan sebepler neler? Arap Baharı protestolarının ardından iktidara gelen ve 8 Eylül’e kadar iktidarda kalmayı başaran PJD’nin yenilgisi ne anlama geliyor? Bu bölümümüzde bu sorulara yanıt aradık.

Medyascope’tan herkese merhaba. 

Fas’ta hükümetin büyük ortağı Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD), seçimlerde büyük bir yenilgi yaşadı. Ilımlı İslamcı olarak bilinen PJD’nin bu yenilgisi, Kuzey Afrika ülkelerinde İslamcılar’ın yaşadığı yenilgilerin en sonuncusu olarak hafızalarımızda yer etti. 

Fas’ta siyasal İslamcılar’ın yenilgisi nasıl oldu? Parlamentodaki koltuk sayıları kaçtan kaça düştü? Yenilginin arkasında yatan sebepler neler? Arap Baharı protestolarının ardından iktidara gelen ve 8 Eylül’e kadar iktidarda kalmayı başaran PJD’nin yenilgisi ne anlama geliyor?

Spektrum’un 21’inci bölümünde Fas’taki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yenilgisini anlatacağım. Ben Senem Görür, Spektrum’a hoş geldiniz. 

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını bazı ülkelerdeki seçimleri de etkilemişti. Faslılar da, koronavirüs salgınının başlamasının ardından ilk kez parlamento ve belediye seçimleri için 8 Eylül Çarşamba günü sandık başına gitti. Seçmenlerin yarısından fazlasının oy kullanmadığı ve seçimlerde, 2011 yılından itibaren iktidarın ortağı olan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) parlamentoda kontrolü kaybetti. 

Fas’taki parlamentoda toplam 395 sandalye bulunuyor. 2016 yılındaki seçimlerde PJD, 125 sandalye kazanmış ve neredeyse parlamentonun üçte birine hâkim olmuştu. O zamandan beri hükümetin büyük ortağı olarak görev yapan PJD, çarşamba günkü seçim sonuçlarında kuşkusuz beklemediği bir yara aldı. Sandıktan çıkan sonuçlar, PJD’nin sadece 12 milletvekili kazanabileceği ve hatta, Başbakan ve PJD Genel Sekreteri Sadeddin el Osmani’nin milletvekili seçilemeyeceği yönündeydi. Beklenen de oldu. 

Alınan bu yenilgi, PJD içinde de büyük tartışmalara yol açtı. Çünkü seçimlerden önce hem medya hem de anketler, koalisyonun büyük ortağı PJD’nin açık ara farkla seçimleri önde götürdüğünü gösteriyordu. Fakat açıklanan sonuçların tam tersi yönde gelmesi, parti içinde de büyük sorunlara yol açtı. Partinin eski lideri ve bir dönem başbakanlık görevi de üstlenen Abdelilha Benkirane, Osmani’yi istifa etmeye çağırdı. Partililer bir diğer yandan seçimlerde “usulsüzlük” yapıldığı iddialarını da dile getirdi. Ancak içişleri bakanı seçimlerin normal koşullarda yapıldığını ve herhangi bir usulsüzlüğün söz konusu olmadığını duyurdu. 

Peki kim kazandı? 

Kazananlar, liberaller oldu. Liberal politikaları ile bilinen Milli Bağımsızlar Birliği (RNI) 97 sandalye kazandı ve sandıktan birinci parti olarak çıktı. Milli Bağımsızlar’ın bu galibiyetini, bir diğer liberal parti daha izledi: Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM). PAM da parlamentoda 82 koltuğun sahibi oldu. Bu sonuçlar da bize gösteriyor ki, Fas meclisindeki liberal partiler kurulacak olan koalisyon hükümetinde büyük avantaj sağladı. Bu iki partinin de kraliyet ile yakın bağları olduğu biliniyor. Hatta RNI’nin kurucusu, Kral 6. Muhammed’in danışmanı bir milyarder olan Aziz Akhannuç.

Fas’ta muhalefet partisi İstiklal Partisi ise sadece 78 sandalye kazandı. Adalet ve Kalkınma Partisi ile birlikte koalisyonda yer alan Sosyalist Birlik ise 35 sandalyede kaldı. 

Ülkede yapılan yorumlar, parlamentodaki bu değişimin ciddi bir etkiye yol açmayacağı yönünde. 2011 yılında kabul edilen yeni anayasa ile monarşinin birçok yetkisi, parlamento ve hükümete devredilse de parlamento, ülkeyi yöneten Kral 6. Muhammed’in iradesini geçersiz kılma gücüne sahip değil. 

Zaten salgınla mücadele de Fas’ta kraliyetin yeniden güçlenmesine neden olmuştu. Örneğin geçen yıl Kral Muhammed, İsrail ile bozuk olan ilişkileri normalleştirme kararı aldığında İslamcılar iktidarda olmalarına rağmen bunu engelleyecek herhangi bir şey yapamamıştı. Salgın da bize benzer bir şey gösterdi. Ülkedeki siyasal sistemi takip eden uzmanlar, salgının sosyal ve ekonomik etkilerini hafifletmek için alınan kararların çoğunun kraliyet tarafından aldığını, partiler ve parlamentonun pasif kaldığını belirtiyor.

Fas’ta alınan bu sonuç tüm dünyaya bir gerçeği daha gösteriyor: Siyasal İslamcılar’ın alanı, Kuzey Avrupa ve Ortadoğu’da gitgide daralıyor. 

2013 yılında Mısır’da dönemin Genelkurmay Başkanı Abdulfettah Sisi komutasındaki askerler, Müslüman Kardeşler ve dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi devirmişti. Temmuz ayının başında ise Arap Baharı’nın bir diğer kalesi olarak bilinen Tunus’ta da bir kriz yaşanmıştı. Devlet Başkanı Kays Said, Meclis Başkanı Raşid Gannuşi başkanlığındaki hükümeti fesh etmiş, parlamentoyu ve milletvekillerin görevlerini 30 gün süreyle askıya almıştı. Said’in bu olağanüstü kararları, “Acaba ülkedeki sistemi mi değiştirecek?” sorusunu beraberinde getirmişti. Biz de Tunus’ta yaşanan bu gelişmeleri Spektrum’un 16’ncı bölümünde ele almıştık, bu vesileyle o bölümümüzü de tekrar hatırlatmak isterim.

Fas’ta ise ılımlı İslamcılık, Mısır ya da Tunus gibi ülkelere kıyasla daha az ilerleme katedebilmişti. PJD, dışişleri ve sanayi gibi kilit bakanlıkları zaten diğer partilere vermek zorunda kalmıştı. 

Peki katılım neden bu kadar düşük oldu diye soracak olursanız, onu da özetlemeye çalışayım. Mart ayında Fas hükümeti, seçim yasalarında bir dizi düzenleme yaptı. Bu düzenlemeye göre lider parti, artık farklı ideolojilere sahip birçok partiyi bir araya getiren bir koalisyon hükümeti kurmak zorunda kalacak. Pek çok kişiye göre bu hamleler partilerin yönetme gücünü oldukça azalttı ve kralın elini güçlendirdi. Bu yüzden birçok uzman, seçmenlerin sandık başına gitmemesinin sebebi olarak bu değişikliği gösteriyor. Ama daha önceki seçimlerdeki katılım oranlarına bakarsak da benzer bir eğilim görebilmemiz mümkün. 

Fas’taki seçimleri ve PJD’nin yenilgisinin arkasında yatan nedenleri gazeteci İslam Özkan, Işın Eliçin’e değerlendirdi. Yenilginin arkasında yatan nedenler, ekonomik kriz, İsrail ile normalleşme ve seçim yasalarındaki değişiklik. 

Şimdi ittifakların yapılması ve bir koalisyon hükümetinin kurulması gerekiyor. Kral 6. Muhammed, kazanan partiden bir kişiyi hükümeti kurmakla görevlendirecek. Fakat partiler, sonuçların ilan edilmesinden sonraki 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkında sahip. 

Dünyanın dört bir yanındaki gelişmeleri takip etmeye, hem Spektrum’da hem de Medyascope ekranlarında sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Böylece Özgün Özgül ile birlikte hazırladığımız 21’inci Spektrum’un da sonuna geldik. 

Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip etmeyi ve yayınlarımızı izlemeyi unutmayın.

YouTube’daki katıl butonu ya da Patreon üzerinden de Medyascope’a katkıda bulunabileceğinizi tekrar hatırlatarak; haftaya yeni bir bölümde yeniden görüşmek dileğiyle diyelim. 

Hoşça kalın. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus