Medyascope polis ve zabıtanın baskın düzenlediği İstanbul-Ümraniye’deki atık kağıt deposunda: “Bize ‘haksız kazanç sağlıyorlar’ diyorlar, sokakları temizlemek kadar haklı kazanç olabilir mi? “

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Valiliği’nin 23 Ağustos’ta, kağıt toplayıcılığının yasaklanmasına yönelik aldığı kararın ardından atık depolarına polis ve zabıta eşliğinde baskınlar düzenlendi.

İstanbul‘un Ümraniye ilçesine bağlı Esenkent Mahallesi‘nde bulunan atık kağıt deposuna düzenlenen baskında depoların kapatılmamasını isteyen kâğıt toplayıcılarına çevik kuvvet ekipleri biber gazı ile müdahale etti. Çıkan olaylarda üç işçi tutuklandı.

Ataşehir ve Sancaktepe’de bulunan depolara da zabıta ve polis baskınları yapıldı.

Bir ton kağıdı geri dönüştürmek, 17 ağacı kurtarıyor

İstanbul’da yaklaşık bin 350 tane atık deposu bulunuyor. 260 büyük firmanın lisansı var. Lisansı olmayan depolar topladıkları atıkları, lisanslı firmalara satıyor.

Bir ton kağıdı geri dönüştürmek, 17 ağaç ve 26 bin ton suyu kurtarıyor. Türkiye’de kağıt dönüşüm oranı yüzde 40 olarak belirtiliyor.

Türkiye’de geri dönüşüm çalışmalarının başlangıcı, 1991 yılına dayanıyor. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile özel sektörün piyasaya sürdüğü atıkların geri dönüşümüne dair zorunluluklar getirildi. Bugün Türkiye’de yılda 25 milyon ton evsel atık, 1,2 milyon ton endüstriyel atık, 100 bin ton tıbbi atık ve 530 bin ton e-atık ortaya çıkıyor.

Türkiye’de 2010 yılına kadar yüzde 35 olan geri dönüşüm oranı 2012 ve sonrasında yüzde 40 civarına yükseldi. Geri dönüştürülen atıkların oranı ise şöyle: Yüzde 43 kağıt, yüzde 27 plastik, yüzde 12 cam, yüzde 8 tekstil ürünleri, yüzde 4 metal.

Sokak toplayıcılarının büyük çoğunluğu kayıtsız çalıştığı için net bir rakam verilemiyor.

Resmi Gazete’de yönetmelik yayımlandı

Resmi Gazete’nin bugünkü (9 Ekim) sayısında Atık Getirme Merkezi Tebliği ile Bazı Tehlikesiz Atıkların Geri Kazanımı Tebliği yürürlükten kaldırılırken, Sıfır Atık Yönetmeliği’nin üçüncü maddesinde ise değişikliğe gidildi.

Kaldırılan iki tebliğin Atık Ön İşlem ve Geri Kazanım Tesislerinin Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik kapsamına alındığı görüldü. Bu kapsamda, Türkiye’de bin 300’ün üzerinde bulunan lisanslı atık getirme merkezlerinin çalışma prensipleri ortaya konuldu. Nasıl çalışacakları, içerideki ekipmanların neler olacağı gibi detaylar yayımlandı. Buraların yangın yönetmeliğine uygun olarak çalışacağı ve havalandırması olacağına yönelik kurallar öne çıktı.

Oluşan atıkların türlerine göre en az ikili biriktirilmesi ve geçici depolanması sırasında çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemlerin alınmasının esas olduğu belirtildi.

Kılıçdaroğlu atık kağıtçıları ziyaret  etti

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün (8 Ekim) İstanbul-Ümraniye’de atık kağıt toplayarak geçimini sağlayan geri dönüşüm işçilerini ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu, ”Bu kardeşiniz her şeyden önce garibanların yanındadır. Alın teri dökenlerin yanındadır. Siz çalışıyorsunuz. Siz kazanmak istiyorsunuz. Çoluk çocuğunuzun rızkını sağlamak istiyorsunuz” dedi.

Çevik kuvvet ile beraber gelen zabıta, yattığımız konteynerleri bile almak istedi

Medyascope olarak İstanbul‘un Ümraniye ilçesine bağlı Esenkent Mahallesi‘nde bulunan atık kağıt deposuna giderek, çalışanlarla konuştuk.

Urfa doğumlu olan Mehmet Uzun, polis baskınını ve yaşadıkları sıkıntıları anlattı.

Vatandaşların kullandıktan sonra attığı çöplerin içinden kağıt, pet şişe ve metalleri toplayarak depoya getirdiklerini söyleyen Uzun, “Topladığımız atıkları depoda ayrıştırıyoruz. Satmak için depoda bekletiyoruz. Belediye ekipleri buraya baskın yaparak topladığımız malları almak istediler. Bize saldırdılar. Çevik kuvvet ile beraber gelen zabıta, yattığımız konteynerleri bile almak istedi” diye konuştu.

Belediyelere başvuruda bulunduklarını fakat bir yanıt alamadıklarını belirten Uzun, “’Vergi levhası verin’ dedik. Hiçbir şey vermediler. Kendi kurdukları tesislere yeteri kadar mal gitmediği için bizim topladığımız malları almak istiyorlar. Sokakları gezerek topladığımız malları almak istiyorlar” dedi.

Kendilerine “eşkıya” denilmesini kabul etmediklerini söyleyen Uzun, “Bize ‘haksız kazanç’ diyorlar. Sokakları temizlemek kadar haklı kazanç olabilir mi? En haklı kazanç bizimkisidir. Helallikten konuşulacaksa en helal bizim işimizdir.  Sokakları gezip, ekmeğimizi çıkarıyoruz” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus