Ali Babacan: “Merkez Bankası başkanı, cumhurbaşkanının yanlış kararlarına kılıf uydurma durumuna düşmüşse o kurum bitmiştir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de, partisinin 1. Olağan Bayraklı İlçe Kongresi’ne katıldı. Babacan’ın gündeminde ekonomi vardı. Merkez Bankası’nın rezervlerinin eksi 52 milyar dolar olduğunu söyleyen Babacan, “Artık döviz satışı ile kuru kontrol etmenin imkânı yok. Geriye kaldı bir tek faiz. Ekonomi iyi gittiğinde ‘Benim alanım ekonomi’ diyor. Kötüye gittiğinde sürekli Merkez Bankası başkanını değiştiriyor. Merkez Bankası başkanı da şimdi çıkıyor konuşuyor. Senin yarın görevde olacağının garantisi yok ki. Merkez Bankası başkanı, cumhurbaşkanının yanlış kararlarına kılıf uydurma durumuna düşmüşse o kurum bitmiştir” diye konuştu.

“Zannediyorlar ki Merkez Bankası faizi indirirse ekonomi düzelecek”

Tepekule Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Bayraklı İlçe Kongresi’nde konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Avrupa’nın en yüksek faizi Türkiye’de” diyerek iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Babacan, şöyle konuştu: “Zannediyorlar ki biz talimat verirsek, Merkez Bankası faizi indirirse ekonomi düzelecek. Siz bu kafayla bunu rüyanızda görürsünüz. Merkez Bankası faizi sabit tutsa, zaten Avrupa’nın en yüksek faizi. Faizi indirse döviz kuru atakta bekliyor. Yani kötülerden birini seçmek zorunda. Yüksek faiz mi, yüksek kur mu? Bu iki kötüden birini tercih etmek zorunda kalmak sadece ve sadece kötü yönetimin sonucudur. Bu ülkede kurun da faizin de enflasyonun da düşmesinin tek makul yolu var o da güven. Ortak akıl yok, istişare yok. Bunlar olmayınca ekonomide çözüm üretemezsiniz.”

“Cumhurbaşkanı kendisini anayasaya bağlı hissetmiyor”

Ekonomide iyileşme için hukukun üstünlüğü ilkesine uyulması gerektiğini vurgulayan Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

“Sadece ekonomide doğruları yapmak da bugün Türkiye ekonomisini düzeltmez. Hukukun üstünlüğü ilkesini yerle bir etmişseniz bunun üzerine bir ekonomi inşa edemezsiniz. Öyle bir ülke düşünün ki ülkenin cumhurbaşkanı kendisinin anayasaya bağlı hissetmiyor. Anayasada yazan bir yemin metni var. ‘Görevimi tarafsızca yapacağıma yemin ederim’ diyerek göreve geliyor. Şu an böyle bir durum var denilebilir mi? ‘Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum’ diyor. Alt mahkeme üst mahkemeye aykırı karar alıyor, cumhurbaşkanı da alt mahkemeye destek atıyor. Siz bu hukuksuzlukla bu ülkenin ekonomisin asla düzeltemezsiniz, düzeltemeyeceksiniz.”

“Ekonomi kötüye gittiğinde Merkez Bankası başkanını değiştiriyor”

Merkez Bankası’nın rezervlerinin eksi 52 milyar dolar olduğunu söyleyen Babacan, “Merkez Bankası’nın tek kolu kırılmış durumda. Rezervler eksi 52 milyar dolarda. Yani artık döviz satışı ile kuru kontrol etmenin imkânı yok. Geriye kaldı bir tek faiz. Bu kadar sorunu Merkez Bankası’nın kararıyla düzeltmenin imkânı yok. Merkez Bankası’nın sadece ve sadece fiyat istikrarını önceleyen bir tutumla çalışması lazım. Ekonomi iyi gittiğinde ‘Benim alanım ekonomi’ diyor. Kötüye gittiğinde sürekli Merkez Bankası başkanını değiştiriyor. Merkez Bankası başkanı da şimdi çıkıyor konuşuyor. Senin yarın görevde olacağının garantisi yok ki. Merkez Bankası başkanı, cumhurbaşkanının yanlış kararlarına kılıf uydurma durumuna düşmüşse o kurum bitmiştir” dedi.

“2001 ve 2008 krizini nasıl çözdüysek bu krizi de biz çözeriz”

Türkiye’nin derin bir ekonomik krizde olduğunu belirten Babacan, krizi kendilerinin çözebileceğini söyledi. “Bu ülke sürekli fakirleşiyor. Emekli maaşı ile bir ailenin sadece gıda masrafını karşılaması bile mümkün değil” diyen Babacan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunun tek sebebi iş bilmezlik. Şahsi siyasi hırslar yüzünden ülke her gün kaybediyor, yarın da kaybedecek. Türkiye şu anda çok derin bir ekonomik krizin içinde. Ancak biz şuna güveniyoruz. Bu ülke ehil insanlar tarafından yönetildiğinde çok çabuk ayağa kalkacak, yeter ki yetki doğru ellerde olsun. Nasıl 2001 krizini, 2008 krizini çözdüysek bu krizi de biz çözeriz, başkası çözemez. Bugün orta gelir tuzağına düşmüş olmamızın en önemli sebepleri hukuk ve eğitimde gerekenlerin yapılmaması. Bu iki alan Türkiye’nin ayaklarına pranga durumunda. Gençler mutsuz, yarınlarından endişeliler. Geçen gün yeni Macbook’ların fiyatı açıklandı, 40 bin lira. Normal ülkelerde bilgisayar artık lüks değil. Bugün Amerikalı bir gencin ortalama bir gelirle alabildiği bir bilgisayar Türkiye’de 40 bin lira. Ancak bizim gençlerimizi bırakın bilgisayar almayı barınamayacak durumdalar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus