Toplumsal Hukuk Kadın Birimi’nden Avukat Döndü Kurşunoğlu: “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıyla dava süreçlerindeki kadın kazanımlarını gerilettiler”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Toplumsal Hukuk Kadın Birimi’nden Avukat Döndü Kurşunoğlu, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararının ardından erkek şiddeti sebebiyle oluşan dava süreçlerindeki hukuki kazanımların geriletildiğini söyledi. Aile mahkemeleri istatistiklerine göre aylık ortalama 300 Türk Lirası (TL) olmayan nafakaların bile verilmediğini söyleyen Kurşunoğlu, uzaklaştırma kararlarının artık daha zor alındığını, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da yer alan, ‘tedbir kararı için delil veya belge aranmaz’ maddesi hiçe sayılarak ‘şiddete dair bir emarenin olmaması” gerekçesiyle tedbir kararları verilmez oldu” sözleri ile anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de 20 Mart’ta yayımlanan kararla, Bakanlar Kurulu Kararı ile 2011’de onaylanan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” feshedilmişti. İstanbul’da imzalandığı için uluslararası camiada “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen sözleşmeden çıkılması, erkek şiddetinin yol açtığı dava süreçlerine ilişkin hukuki kazanımları geriletti. Medyascope’a konuşan Toplumsal Hukuk Kadın Birimi’nden Avukat Döndü Kurşunoğlu, İstanbul Sözleşmesi yürürlükteyken de sözleşmeye uyulmadığına dikkat çekti ve “Bu sözleşme ile birlikte, iç hukuktan çıkarılan yasa olan 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun da aynı şekilde kadınlar için hayati öneme sahiptir” dedi. Kurşunoğlu, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının dava süreçlerine etkisini şöyle anlattı:

Dava süreçlerine bir bütün olarak baktığımızda, şikayet/soruşturma – kovuşturma aşamalarında kendini arabulucu konumuna sokup, şiddet karşısındaki kadını şiddet faili ile barıştırmaya çalışan karakol polisinden tutalım, kadının beyanını ‘hep mi kadın haklı’ şeklinde yorumlayan savcısına; şiddete-saldırıya maruz bırakılana ‘Neden bağırmadın, direnmedin mi, üzerinde ne vardı?’ şeklinde sorular soran hâkimine kadar kadın kazanımlarını geriye götüren durumlar ile karşılaşıldı, karşılaşılıyor.”

“Şikayet süreçleri cezasızlıkla sonuçlanıyor”

Diyanet İşleri Başkanı’nın LGBTİ+’lar için “Toplum düzenini bozuyorlar” söylemi üzerine, Ankara Barosu’nun “Bu açıklama çağdışıdır ve şiddete teşvik edicidir” açıklamasını hatırlatan Kurşunoğlu, “Siyasi iktidarın baroları kendi zihniyetine göre şekillendirme isteğiyle başlattığı bölünme sürecinin bununla bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu. Süreci protesto edenlerin cezalandırıldığını söyleyen Kurşunoğlu, “En demokratik hak olan ifade ve gösteri /yürüyüş hakkını kullanırken yaşamış oldukları erkek- devlet şiddeti, tehditler ve kriminalize edilme hali, ardında şikayet süreçlerinin cezasızlıkla sonuçlanması; kadınlara açılan davalar bu sürecin bir parçası olarak duruyor” diye ekledi.

“Çilem Doğan kararı kadın öz savunma hareketinden korktukları için verildi”

Avukatların, Çilem Doğan’ın davasında savunma yaparken  “Burası Yargıtay, burası ilk derece mahkemesi değil canlandırma yaparak savunma yapamazsınız” gibi söylemlere maruz bırakıldığını aktaran Kurşunoğlu, “Nevin Yıldırım davasında da aynı şeyi yaptılar çünkü kadınların öz savunma hareketinin yükseleceğinden korkuyorlar” dedi.

“4. Yargı Paketi ile çocuk istismarını meşrulaştıracaklar”

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılma tartışmalarının sadece kadın cinayetleri ile anılmasının dar bir çerçeve çizdiğini söyleyen Kurşunoğlu, saldırının sadece kadınlara yönelik olmadığına kararın LGBTİ+ mücadelenin büyüdüğü bir döneme denk geldiğine dikkat çekti. Davalarda İstanbul Sözleşmesi ile savunma yapmayı sürdürdüklerini söyleyen Kurşunoğlu, “AKP’nin Meclis’e sunduğu, 4. Yargı Paketi’nde yer alan ve cinsel istismar suçlarında tutuklama için ‘’somut delil şartı’’ getirilmesi ile çocuk istismarının meşrulaştırılacağı aşikârdır. Bu durum yapılan yargılamalardan da anlaşılmaktadır. Sıradaki hedefin ise 6284 sayılı kanun olduğu söylentileri var” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus