KHK’lı Acun Karadağ: “Saf kötülüğün yanında muhteşem bir dayanışma var, bizi bu dayanışma kurtaracak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) öğretmenlik mesleğinden ihraç edilen Acun Karadağ, cezaevlerindeki çıplak aramalar nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Ancak Karadağ hakkında bu suç duyurusu nedeniyle soruşturma başlatıldı. Karadağ, söz konusu soruşturma kapsamında dün (20 Aralık) gözaltına alındı. Bolu-Gerede Adliyesi’nde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Acun Karadağ yaşadıklarını Medyascope’a anlattı. Ankara Sincan Batı Adliyesi’ne ifade vermek için gittiğini ancak savcı yerinde olmadığı için ifade veremediğini belirten Karadağ, yaşadıklarını “Bu iktidar döneminde hiçbir şey masum değil. Kaçmıyorum ki neden yakalama emri çıkarılıyor” diye konuştu.  

“Ben kaçmıyorum ki niye yakalama kararı çıkarıyorsunuz”

Çıplak aramayla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu ve hemen ardından hakkında soruşturma başlatıldığını belirten Karadağ, soruşturmayı öğrendikten sonra ifade vermek için birkaç kere Ankara Sincan Batı Adliyesi’ne gittiğini, ancak savcı yerinde olmadığı için ifade veremediğini söyledi. Savcı yerinde olmadığı için avukatıyla birlikte bir dilekçe bıraktıklarını ve en uygun tarihte ifadeye gelebileceklerini belirttiklerini söyleyen Karadağ, Yalova’ya giderken Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Dörtdivan tesislerinde jandarmanın otobüsü durduğunu ve gözaltına alındı. Karadağ, yaşadıklarını şöyle anlattı:  

“Avukatımı arayıp, ‘Buradayız gelin ifade verin’ demek yerine böyle bir şeye tenezzül ettiler. Ben 11:30’da Yalova’ya gitmek üzere otobüse bindim. Dörtdivan’da jandarma durdurdu ve kimlik kontrolü yapıldı. Birkaç kişiyi hızlıca kontrolden geçirip, yanıma geldiler. Ben bir gariplik olduğunu hissettim. Daha sonra bana, ‘İfade eksiğiniz var mı’ diye sordular. Ben de ‘evet’ dedim ve eşyalarımı aldım ifade vermek için araçtan indim. Araçtan indikten sonra jandarmaya, ‘Ne gerek var böyle bir numaraya. Başka kimsenin kimlik kontrolünü yapmadınız. Benim için gelmişsiniz’ dedim. Ne gerek var bu tarz şeylere. Gelin, ‘İfade eksiğiniz varmış’ deyin ve geleyim. Önceden ne yaptığıma dair haberleri var. Ben kaçmıyorum ki niye yakalama kararı çıkarıyorsunuz? Neden avukatımı aramıyorsunuz? Kötü niyetli işler bunlar. Muhalif olmanın, söz söylemenin acısını çıkarıyorlar. Yoruldum gerçekten, 53 yaşındayım ve bir sürü kronik rahatsızlığım var.”

Gerede Savcılığı’nda ifade işlemlerimin altı saat sürdüğünü ve ifadesini verdikten sonra tutanağın başka bir yere gönderildiğini ve yaklaşık bir saat sonra tutanağın geldiğini belirten Karadağ, sözlerini şöyle sürdürdü:  

“Jandarma da şaşırdı aslında. Ben ifademi verdim ve tutanağı imzaladım, daha sonra beni Gerede’ye bıraktılar. Gerede’den Yalova’ya gece 23:30’da otobüs var. O saatte ben nasıl gidebilirim. Daha sonra bana ‘Bolu’ya gideceksiniz (bir saatlik yol) ve oradan Yalova’ya geçeceksiniz’ dediler. Buz gibi havada Bolu’ya gittim, oradan Yalova’ya geçtim. Gece 23:30’da Yalova’ya, kızımın yanına gelebildim.” 

“Çıkarılan yakalama kararı saf kötülük”

Çıkarılan yakalama kararının iyi niyetli olmadığını belirten Karadağ, 2020 yılında da benzer bir olay yaşadığını ve kızının söz kesilmesine üç gün kala gözaltına alındığını hatırlattı:  

“Pazar günü olacaktı kızımın nişanı, pazartesi günü de beni gözaltına alabilirlerdi. Operasyon yaptıkları insanların hiçbiri kaçmıyordu. Ne 2020 yılında yapılan operasyona ne de bu son yapılan yakalama kararına gerek vardı. Bence bu saf kötülük.”

“Sen de benim gibi emekçisiniz ve yapılan haksızlıkların farkındasın”

Otobüs şoförünün ‘kraldan çok kralcı’ tavır takındığını belirten Karadağ, “Otobüs şoförünün tavrından da bahsetmek isterim. Bu ülkede ifadeye çağrılmayan mı var? Muhalif olup, söz söyleyen, AKP’li olsa dahi insanlar canından bezdirilmedi mi? Bu gerçeğin farkında mı değilsin? Bir katil yakalanmış gibi tavır, bakış. O adamın, kraldan çok kralcı tavrından bahsetmeliyim. Sen de benim gibi emekçisin ve yapılan haksızlıkların farkındasın. Kime yaranıyorsun?” dedi. 

Acun Karadağ, Gerede Otogarı’nda, lokantacının verdiği sıcak su ile ısındı.

“Bizi ayakta tutan, yaşatan da bu dayanışma ruhu”

Çıkarılan arama kararını “saf kötülük” olarak niteleyen Acun Karadağ, her şeye rağmen insanı ayakta tutanın ise dayanışma ruhu olduğunu vurguladı. Karadağ buna örnek olarak da Gerede’de karşılaştığı bir davranışı verdi:  

“Jandarma ifademi aldıktan sonra beni tekrar Gerede Otogarı’na bıraktı. Gerede Otogarı’nda bir lokantaya girdim ve lokantadaki adama anlattım neler olduğunu. Çıkarken pet şişeye sıcak su doldurdu ve bana, ‘Buralar soğuktur siz bilmezsiniz. Montunuzun içine koyun ısınırsınız’ dedi. Muhteşem bir şeydi adamın yaptığı. Her kötülüğün içinde bir iyilik, her iyiliğin içinde bir kötülük olabilir. Ben beş yıldır direnişin içindeyim. Bu süreçte çektiklerim gözüme gelmiyor. Direnişin bana öğrettikleri, kötülüğün öğrettiklerinden daha değerli ve daha güzel. Evime haciz konulduğunda da, maaşıma bloke konulduğunda da inanılmaz bir dayanışma vardı. Hayranım bu dayanışma ruhuna. Dayanışma ruhuna teşekkür etmek istiyorum. Bizi ayakta tutan, yaşatan da bu dayanışma ruhu.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus