İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından en az 229 kadın öldürüldü, en az 186 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye, kamuoyunda “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden 20 Mart’ta gece yarısı yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile çıktı. 1 Temmuz’da yasal olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen iktidar, sözleşmenin “aile birliğini bozduğunu” ileri sürdü ve sözleşmenin iki maddesi üzerinde duruldu: 

  • Toplumsal cinsiyet eşitliğini düzenleyen üçüncü ve dördüncü maddelerin, eşcinsel birliktelikleri yasal teminat altına aldığı ve bu durumun toplum yapısına zarar verdiği,
  • Kadının beyanı esas alınarak erkekler için verilen evden uzaklaştırma kararının aileleri yıktığı.

Sözleşmeden çıkıldığı günden, yani 19 Mart gecesinden bu yana yaşanan kadın cinayetlerini inceledik. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2021 yılında erkekler tarafından 280 kadın öldürüldü, 217 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra en az 229 kadın öldürüldü

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra en az 229 kadın, erkekler tarafından katledildi. Martta 28, nisanda 16, mayısta 17, haziranda 18, temmuzda 20, ağustosta 31, eylülde 26, ekimde 18, kasımda 25 ve aralıkta 30 kadın öldürüldü. 2021’de en fazla kadın cinayeti ağustos ayında işlendi. Kadın cinayetlerindeki durum böyle iken şüpheli kadın ölümleri de arttı. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ardından en az 186 kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.  

Kadınlar evlerinde öldürüldü 

2021 yılında kadınlar yine hayatlarına dair karar almak isterken en güvende olması gereken yerde, evlerinde öldürüldü. 2021’in yılında öldürülen en az 280 kadının 172’si evlerinde katledildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldıktan sonra işlenen cinayetlerde de 229 kadınının 140’ı evlerinde öldürüldü. 

İstanbul Sözleşmesi neden önemli?

1 Temmuz’da yürürlükten kalkan, imzalandığı ve yürürlüğe girdiği günden bu yana siyasetin gündeminde olan sözleşmenin 1. maddesi, sözleşmenin amacını tanımlıyor:

  • Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak, 
  • Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak,
  • Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak,
  • Kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak,
  • Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak. Tarafların söz konusu sözleşmenin hükümlerini etkili bir biçimde uygulamalarını sağlama amacıyla bu sözleşmede spesifik bir izleme mekanizması oluşturulmuştur.

* Veriler, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan alındı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus