Esenyurt Polis Merkezi Amirliği’nde ölüm davasında tahliye talebine ret

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Özel güvenlik amiri Birol Yıldırım’ın İstanbul-Esenyurt Polis Merkezi Amirliği’nde hayatını kaybetmesiyle ilgili biri tutuklu 12 polis hakkındaki davanın ikinci duruşması yapıldı. Mahkeme heyeti, tutuklu polisin tutukluluğunun devamına oyçokluğu ile karar verdi.

Birol Yıldırım’ın 5 Haziran 2021 gecesi İstanbul-Esenyurt Polis Merkezi Amirliği’nde hayatını kaybetmesiyle ilgili biri tutuklu 12 polis hakkındaki davanın Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ikinci duruşması bugün (28 Mart) yapıldı.

Davanın ilk duruşmasında duruşma salonuna basın mensubu, seyirci ve taraf olmayan avukatlar alınmamıştı. Büyük salonda görülen bu duruşmaya ise basın mensupları ve izleyiciler de alındı.

Tutuklu polis İsmail Alperen S., Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlanırken tutuksuz sanıklardan dokuzu duruşma salonundaydı.

Tanıklar dinlendi: “Vaka ‘fenalaşma’ olarak geldi

Duruşmanın başında Birol Yıldırım’ın oğlu ve kızı şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılma talebinde bulundu. 

Olay yerine giden 112 görevlileri ve bazı polisler de tanık olarak söz aldı. 

112 görevlileri “vakanın kendilerine ‘fenalaşma’, ‘baygınlık’ olarak geldiğini, Yıldırım’ın yüzüstü yerde olduğunu, etrafta çok miktarda olmayan su bulunduğunu, kulağındaki kan lekesi dışında darp izi görmediklerine” dair beyanlarda bulundu.  

Mahkeme başkanı, tanıklara olay sonrası komuta merkezindeki doktor ile konuşmadaki ifadelerini hatırlatarak “Polislerin size hastayla ilgili söyledikleri bazı bilgileri doktora anlatmışsınız. ‘Bir saat sürdü, alkollüymüş, kulağında kanama var, sular içinde, mutfak gibi bir yer, karakolda farklı bir ortam, su atılmış yüzüne bayıldığını düşünüp’ demişsiniz” dedi.

Polis memurları da “Yıldırım’ın çalışanlarını sorup çıktığını, kapı önünde tartışma sesi duyduklarını ve tutuklu polisin Yıldırım’ı içeri aldığını, darp görmediklerini” söyledi. Yıldırım’ın gözaltına alınan çalışanları, tanık polislerden birinin kendilerini darp ettiğine dair beyanda bulundu. 

Savcı tahliye istedi

Yıldırım ailesi avukatlarından Hüseyin Tuzcu, “Dosyaya giren bilirkişi raporunda eksiklik olduğunu gördük” dedi. Tüm kamera kayıtlarının tamamının dökümünün yapılmasını, sanık polislerin telefonlarına el konularak incelemeye gönderilmesini, raporda mutfak bölümündeki kısmı fotoğrafladığı belirtilen polisin tespit edilerek telefonunun incelenmesini talep etti. Tuzcu ayrıca, sanık polislerden, bilirkişi raporunda “elinde yaralanma olabileceği” tespiti yer alan Muhammet Cihan K.’nın da tutuklanmasını istedi.

Savcı, tutuklu sanığın tahliyesini, tutuksuz sanık polis hakkındaki tutuklama talebinin reddini, soruşturmanın genişletilmesi talebinin kabulünü istedi.

Tutuklu polis: İşkenceyi kesinlikle kabul etmiyorum

Tutuklu polis İsmail Alperen S., Yıldırım’ın doğal sebeple vefat ettiğini, işkence suçlamasını kabul etmediğini söyledi. Sanık polisin beyanında şu açıklamalar öne çıktı:

“Söyleyecek çok söz var ama, adli tıp raporu ortada, doğal olarak vefat etmiş şahsın vefat sebebinin üzerimize yıkılmaya çalışıldığı aşikâr. Yedi buçuk aydır tutukluyum, işkence ile yargılanıyorum. İşkencenin unsurları belli. Dört dakikayı geçmeyecek şekilde içeride kaldığım odada anayasal düzene bağlı şekilde vazife yaptığım için ağırlaştırılmış müebbet ile yargılanıyorum. Maruz kaldığım olaydan dolayı oluşan baskı ve stresle ben kalp kriz geçirsem hesabını kime soracağız? Kabullenmek çok güç. Fiske dahi vurmadığımız, dokunmadığımız şahsın doğal ölümü bizim üzerimize yıkılmak isteniyor. İşkenceyi kesinlikle kabul etmiyorum.”

Tutuklu polisin vekilleri, tutukluluğu gerektirecek husus olmadığını savunarak tahliye talep etti, bilirkişi raporuna karşı çıktı. Tutuklanması talep edilen sanık polisin avukatları da talebin reddini istedi.

Oyçokluğu ile tutukluluğa devam kararı 

Ara kararını sadece avukat ve müştekileri salona alarak açıklayan mahkeme heyeti, oyçokluğu ile tutuklu polisin tutukluluğuna devam kararı verdi. Kamera kayıtlarının tamamının bilirkişiye gönderilmesini talebini kabul ederken polislerin telefonunun incelenmesi ve bir polisin daha tutuklanması taleplerini ise reddetti. 

Gelecek duruşma 25 Nisan saat 10.00’da.

Yıldırım ailesinin avukatı Hüseyin Tuzcu

Yıldırım ailesinin avukatı Hüseyin Tuzcu, duruşma sonrası yaptığı açıklamada tutuksuz sanıkların tanıkları etkilediğini ve 112 çalışanı tanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu öne sürdü. Tuzcu, gelecek duruşmada hüküm açıklamaya hazırlanan mahkemenin adil bir karar vereceğine ise inancının tam olduğunu söyledi. 

Ne olmuştu?

Birol Yıldırım, İstanbul’da özel bir şirkette güvenlik amiri olarak çalışıyordu. 2021 yılında 5 Haziran’ı 6 Haziran’a bağlayan gece, gözaltına alınan çalışanının akıbetini sormak üzere Esenyurt Polis Merkezi Amirliği’ne gitti. Yıldırım burada hayatını kaybetti.

İstanbul Valiliği ilk açıklamasında, Yıldırım’ın bekleme odasında fenalaştığını belirtti. Ancak olay yeri görüntüleri, Yıldırım’ın darp edilerek içeri alındığını ortaya çıkardı. Birol Yıldırım, akıbetini sormaya geldiği çalışanı ve çalışanının oğlunun da tutulduğu mutfağa alınmıştı. Bir polisin eline buz koyduğu ve bir polisin ise elini ovuşturduğu olay gecesine ait görüntülerde yer aldı. Adli tıp raporunda da Yıldırım’ın darp edildiği, kalp damar hastalığı sonucu hayatını kaybetmesi ile bu darp olayı arasında illiyet bağı olduğu belirtildi.

Olayla ilgili bir komiser yardımcısı 19 Ağustos’ta tutuklandı. Bir polis adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 12 polis hakkında iddianame hazırlandı. Tutuklu komiserin de aralarında olduğu yedi polise, Yıldırım’a yönelik eylemleri için “bilinçli taksirle ölüme neden olma” ve Yıldırım’ın iş arkadaşı ve onun oğlunu darp ettikleri gerekçesiyle de “kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması nedeniyle basit yaralama” suçlamaları yöneltildi. İddianamede yer alan beş polisin de Yıldırım’ın iş arkadaşı ve oğlunu darp ettikleri gerekçesiyle “kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması nedeniyle basit yaralama” suçundan cezalandırılması talep edildi.

12 polis hakkında açılan davanın ilk duruşması Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. 20 Eylül 2021’deki duruşmada mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Davanın Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşması 13 Ocak 2022’de yapıldı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus