Roj Girasun yazdı: Yeniden “Makbul Kahraman” Topal Osman

Tarih yaşarken değil, sonradan yazılır. O yüzden tarih yazıcılığı bir kurgudan ibarettir diyebiliriz. Bu kurguyu belirleyense çoğu zaman tarihin yeniden yazılmasını kendi politik düsturuna göre inşa eden üst akıl oluyor. Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kendi liderliğiyle yeni bir rejim inşa eden Mustafa Kemal, Nutuk ile beraber kendi tarih kurgusunu yaratmıştır. Bu kurgunun içerisine ilk başta kahraman olarak girenler zamanla hain olarak çıkmışlardır Çerkez Ethem ve Topal Osman gibi.  Hatta İstiklal Savaşı kahramanlarından Kazım Karabekir bile “hainliğin” kıyısından dönmüştür.

Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasında Topal Osman’ın iade-i itibarını istemesiyle Mustafa Kemal’in tarih kurgusunda karanlık bir leke olarak duran Topal Osman, yeni Türkiye’nin tarih yazımına dahil edilmeye çalışılıyor. Aslında 12 Eylül’ün ardından Kenan Evren’in bir Giresun ziyaretinde Topal Osman’ın adını zikretmeye başlamasından beri, Topal Osman adım adım Türkiye’nin yeni tarih yazımına dahil edilmeye başlanmıştı. Şu an cezaevinde bulunan Veli Küçük, Giresun’da Jandarma Komutanıyken Topal Osman heykeli dahi yaptırmıştı.

Peki Topal Osman kimdi? Topal Osman Giresun’un önde gelen bir çete reisiydi. Bugünün jargonuyla mafya diyebileceğimiz Topal Osman için o günün lügatinde kabadayı deniliyordu. Bugün Karadenizliler tarafından anlatılan efsanelerde kendisinin Rus işgalinde yaptığı kahramanlıklardan bahsedilir. Giresun çevresinde adının yayılmasını sağlayan Rus işgaline verdiği tepki kısmen doğrudur. Topal Osman, Trabzon hapishanesini basarak yüz elli mahkûmu kurtarmış, çetesini genişletmiş ve Rus birlikleriyle çarpışmaya gitmiştir. Ancak Topal Osman, şimdilerde anlatılan efsanelerin aksine Ruslarla savaşmakta ne başarılı olmuş ne de çok gönüllü olmuştur. Kendisinin “kabadayılığı” orduya Ruslarla olan çarpışmalarda zarar vermiştir. Zaten bir zaman sonra çarpışmaların şiddeti yükselince ilk olarak Topal Osman askerden kaçma emaresi göstermiş ve bunun sonucunda komutanı tarafından değnek yiyerek cezalandırılmıştır. Topal Osman bir süre sonra çürük raporu alarak, ordudan ayrılır.

Topal Osman

Daha sonra Topal Osman, bölgesinde eşrafı haraca bağlayarak kendisine bir düzen oturtur. O yüzden çoğunlukla o dönem yaşayanlar arasında adı hayırla anılmaz. 1919’da Karadeniz’de Pontus hareketi yükselince, Topal Osman ve çetesi Pontus Rumlarına karşı para-militer güç olarak kullanılır. Topal Osman’ın bu görevi nasıl “başarıyla” yürüttüğünü Falih Rıfkı Atay’ın satırlarından okuyalım;

“Bir ara Pontus Rum çeteleri altı – yedi binden yirmi beş bine yükselmiştir. Bunlara karşı koymak için de Kel Oğlan ve Topal Osman gibi halk kahramanları çıkmıştır. Topal Osman, beş-on kişi ile harekete geçti. Bir Türk evine karşı üç Rum evi yakmak, mezarını kendine kazdırıp diri diri adam gömmek, vapur kazanına kömür yerine canlı adam atmak gibi zulüm ve işkenceleri ile tanınmıştır. Sonunda Pontus Rumluğunu iyice yıldırdı idi. Yanındakilerin azıtarak dağa eşraf kaldırmak gibi haydutluklara başlamaları üzerine Samsun’daki tümen komutanı Topal Osman’ı Ankara’ya aldırmak istemiş, Mustafa Kemal imzası ile bir telgraf uydurmuştur. Cumaları mızıka ile selâmlık yapmak kadar kendini gözünde büyülten ve varlıklıyı haraca kesen Osman Ağa, “Değil Mustafa Kemal, Allah emretse yerimden kımıldamam, gidecek zamanı ben bilirim” demişti. Komutan sabırlı davrandı. Kan gütme davasından çekindiği bir adamı kullanarak gitmesini sağlayabildiler. Sakarya Savaşı arifesi idi. Mustafa Kemal, Osman Ağa ile çetesini muhafız kuvvet olarak yanına almakla onu hareketsiz kıldı. Fakat zaferden sonra bir milletvekilini kovdurarak Mustafa Kemal’in başına büyük dert açmıştır.”(Atay, Falih Rıfkı. (2012). Çankaya, s.278.)

Tabii yine Falih Rıfkı Atay’ın satırlarından anlıyoruz ki Topal Osman, Birinci Meclis’e karşı gerçekleştirilen isyanları gaddarlıkla bastırmakta ne kadar ustaysa, aynı oranda da başına buyruktu. Zaten bu da Topal Osman’ın sonunu hazırlayacaktı. Topal Osman, 1920’de kendisini belediye reisi ilan etmiştir. Halbuki, 1800’lerin sonunda Giresun’un Belediye Başkanı olan Kaptan Yorgo Konstantinidis Paşa hem Müslümanların hem de gayrimüslimlerin sevdiği bir bölge ileri geleniydi. 1920’de belediye reisliğini gasp eden Topal Osman’ın ilk icraatleri Konstantinidis Paşa’dan kalan saat kulesini yıktırmaktı. Pontus Rum hareketiyle mücadele eden ve Anadolu’da Türkçü bir rejim kurmaya çalışan Mustafa Kemal hareketi için bu nedenle oldukça kullanışlıydı Topal Osman. Topal Osman ve çetesi Ankara Hükümeti’ne isyan eden bütün azınlık hareketlerini kanla bastırdı (Koçgiri ve Rum ayaklanmaları).Topal Osman’ın orantısız şiddeti bir yerden sonra Mustafa Kemal’i de rahatsız etmeye başlamıştı.

Ali Şükrü Bey

Topal Osman’ın sonunu hazırlatan ise Ali Şükrü Bey olayıdır. Ali Şükrü Bey, ilk meclisin önemli muhalif vekillerinden bir tanesiydi. Özellikle Lozan görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmalarla Mustafa Kemal liderliğini çetin bir şekilde eleştiriyordu. Ancak tam da Lozan görüşmeleri sürerken Ali Şükrü Bey kayboldu. Kaybolmadan önce Topal Osman’ın adamı Yahya Kaptan’ın yanında görülmüştü. Bir hafta sonra Ali Şükrü Bey’in cesedi bulunacaktı. Atatürk’ün en yakınında olan kişi Falih Rıfkı Atay bu siyasi cinayeti şöyle anlatır: “Mustafa Kemal, Osman Ağa ile çetesini muhafız kuvvet olarak yanına almakla onu hareketsiz kıldı. Fakat zaferden sonra bir milletvekili boğdurarak (Ali Şükrü) Mustafa Kemal’in başına büyük dert açmıştır.”  Tabii bu cinayet Mustafa Kemal’in bilgisi dahilinde mi olmuştur yoksa ondan habersiz mi gerçekleşmiştir çok da önemi yok. Sonuç olarak bu cinayetin ardından Mustafa Kemal bir taşla iki kuş vurmuştur. Hem önemli bir muhalifi yok olmuş hem de kontrol edilemeyen çete reisi Topal Osman’ı da ortadan kaldırmak için “meşru” bir an yakalamıştır. Falih Rıfkı’ya göre, “İsmail Hakkı Tekçe tarafından ve Mustafa Kemal’in emriyle Çankaya sırtlarında vurulmuştur.” Topal Osman, öldürülmesinin ardından yeni rejimin tarih sayfalarında yerini kaybetmiştir. Uzun yıllar Topal Osman’ın adı anılmamıştır. Gel gelelim Topal Osman, son yirmi yıldır Giresunlular için yeniden bir kahraman haline geldi. Topal Osman’ın yeniden hafızalara taşınması konusunda milliyetçi hareketler önemli ölçüde başarılı oldu. Öte yandan milliyetçiliğin tedirgin edici bir şekilde yükseldiği bugünlerde Topal Osman’ın resmi olarak aklanacak olması da Türkiye’nin geleceği için çok şey anlatıyor.

Özetle; Bahçeli’nin Topal Osman ile ilgili kanun teklifi, tarihin iktidarın gelecek hesaplarına göre yeniden yazılmasını, başka bir deyişle geçmişe değil, geleceğe yönelik bir hesaplaşmayı amaçlıyor.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus