Berrin Sönmez ile Feminist Bakış (129): Danıştay kadınlara “fahişe, sürtük, et” hakaretlerini uygun mu buluyor?

Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptal istemini 19 Temmuz’da 2’ye karşı 3 oyla reddetti. Berrin Sönmez, Feminist Bakış’ta bu hafta kadınlara yönelen şiddet ve hakaretler üzerinden, Danıştay kararının sonuçlarını yorumladı.

“Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali istemini reddederek cins kırımı teşvik ettiklerini bilmeli. Çünkü İstanbul Sözleşmesi 3. maddesiyle kadın erkek eşitliğinin tesisini işaret ederek şiddetin eşitsizlikten kaynaklandığını vurgular. 12. maddesiyle kadınlara yönelik aşağılama ve değersizleştirme içeren toplumsal yargıları barındıran sözleri şiddetin kaynağı olarak gösterir.

İstanbul Sözleşmesi’ni savunan AKP’li kadınlar başta olmak üzere, tüm kadınları kapsayacak şekilde ‘fahişeler’ ithamı getirilmişti. Cumhurbaşkanı’nın kızını da içeren bu hakareti yönelten Abdurrahman Dilipak hakkında AKP Kadın Kolları tarafından açılan dava henüz sonuçlanmadı. Ancak İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve AKP Kadın Kolları yönetiminin değişmesiyle birlikte davanın sahipsiz kaldığı söylenebilir. Başka bir söyleyişle Cumhurbaşkanı’nın ailesindeki ve partisindeki kadınlar, fahişe hakaretini sessizce yutkunma yolunda.

Cumhurbaşkanı, Gezi Parkı eylemleri hakkındaki mahkeme kararı sonrası eylemlere katılan kadınları ve tüm muhalifleri ‘sürtük’ olarak yaftaladı. Daha sonra özür dilemek yerine iddiasını sürdürüp ‘hakaret değil halk ağzı’ savunmasına sığındı.

İmam Halil Konakçı, banisi bir kadın olan Melike Hatun Camii’nde, tüm kadınları eve kapatılması gereken et parçaları olarak tanımlayıp, kapanmaya itiraz edecek kadınlara karşı babaları, kocaları, erkek kardeşleri şiddet uygulamaya çağırdı.

Ceren Özdemir ve Başak Cengiz gibi kadın cinayetlerine bir yenisi daha eklendi. Abdullah Körük, Sultangazi’de takip ettiği kadını sırtından üç kere bıçaklayarak kaçmak istedi. Ayfer O., tedavi altında, yaşam mücadelesi sürüyor.

Danıştay’ın üç yargıcı ise gerekçede, tam ve doğru olarak saymayı başaramadıkları iç hukukumuzun yeterli olduğu iddiasında bulundu. Oysa İstanbul Sözleşmesi’nin yukarıda bahsettiğim iki örneği, iç hukukta başka hiçbir mevzuatta yer almıyor.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus