Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı işgalin üzerinden altı ay geçti. Sahadaki ve diplomasideki son durum da dahil olmak üzere Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşta bilmeniz gereken her şeyi Medyascope sizin için derledi. Medyascope’a konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı İlhan Uzgel, “Savaş şu an tıkandı ve bu savaşın kaybedeni Ukrayna ve Ruslardır. Savaşın uzaması ise ABD’nin işine yarıyor” dedi.
Yayınlarımız: Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat’ta Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’a “askeri operasyon” adıyla başlattığı işgalin üzerinden altı ay geçti. Savaşın başlarından bu yana Ukrayna’nın başkenti Kiev de dahil olmak üzere Rusya, Ukrayna’nın birçok kentine saldırılar düzenledi. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları devam ederken birçok kentte havalimanları, tren istasyonları, sivil yerleşkeler ve altyapı ağır hasar gördü.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi cephelerde hâlâ devam ederken savaş, gıda tedarikinden nükleer santrallerde güvenlik eksikliklerine kadar birçok sorun yaratıyor. Uluslararası arenada Rusya’ya yaptırımlar, , Ukrayna’ya ise silah ve mühimmat yardımları artıyor, Zaporijya Nükleer Santrali’ndeki güvenlik eksiklikleriyle ilgili endişeler dile getiriliyor ve savaşın yol açtığı gıda krizi de çözüme ulaştırılmaya çalışılıyor.
İlhan Uzgel: “Putin, kısa ve kolay bir askeri harekât planladı ancak işler böyle gitmedi”
Medyascope’a konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı İlhan Uzgel, “Amerika’nın küresel anlamda gerilediğini düşünen ve daha önce de 2008 Gürcistan ve 2014 Kırım işgallerine karşı Avrupa’nın ve Amerika’nın sınırlı tepkiler verdiğini gören Rusya, kısa sürecek ve kolay bir askeri harekâtla Ukrayna ‘sorununu’ bu işgalle çözmeye çalıştı” dedi. Ancak işgalin, Putin’in düşündüğü gibi hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleşmediğinin de altını çizdi.
“Rusya ve Amerika, savaşın Ukrayna topraklarında devam etmesi konusunda örtük bir anlaşma içinde”
Savaşın cephede askeri anlamda tıkandığını belirten Uzgel, bu durumun sebebini şöyle açıkladı:
“Amerika, bu savaşı uzaktan kontrol ediyor. Uydu sistemleri, istihbarat bilgilerini işleyerek Ukrayna’ya veriyor… Dolayısıyla Rusya’nın tüm lojistik bilgilerini ABD takip ediyor ve Ukrayna’ya veriyor. Öyle görülüyor ki Rusya ve ABD, savaşın Ukrayna topraklarında devam etmesi için örtük bir anlaşma içinde. Neden? Çünkü ABD, Ukrayna’ya Rusya topraklarını vurabilecek bir menzilde füze vermedi ve füze verirken koşulu da Ukrayna’nın Rusya topraklarını vurmamasıydı. ABD’nin şu an böyle bir stratejisi var ve savaş devam ederken ABD’nin kaybettiği hiçbir şey yok. Bu savaşın kaybedeni Ukrayna ve Ruslardır.”

“ABD ve Avrupa Ukrayna’yı silahlandırıyor ama savaşın uzaması da ABD’nin işine yarıyor”
Savaşın tıkanmasının bir nedeninin de Rusya’nın Kiev ve Harkov’u tamamen kontrol edememesi olduğunu söyleyen Uzgel, “Ukrayna, Amerika’nın verdiği çoklu roketatar sistemleriyle Rusya’nın ilerleyişini yavaşlattı gibi duruyor. Rusya’nın şu an buna çözüm üretecek bir lojistik stratejisi de bulunmuyor” dedi.
“Ukrayna ordusunun Rusya’nın mühimmat depolarını, stratejik köprüleri yeni edindiği silahla havaya uçurması Rusya’ya büyük bir darbe vurdu” diyen Uzgel, ABD ile birlikte birçok Avrupa ülkesinin de Ukrayna’yı silahlandırdığını, dolayısıyla “Avrupa, Ukrayna’yı Rusya’nın önüne attı” iddiasının doğru olmadığını belirtti.
Ukrayna’ya gönderilen silahların ABD tarafından aşama aşama verildiğini belirten Uzgel, bu savaşın uzamasının ABD’nin işine yaradığını söyledi.
“Türkiye, Rusya’yı tek başına kurtaramaz”
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları devam ederken ABD ve birçok Avrupa ülkesi Rusya’ya karşı çeşitli yaptırımlar uyguluyor. Uzgel, Moskova’nın, Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından uygulanan doğalgaz, petrol ve kömür yaptırımlarına karşı yürüttüğü stratejisi hakkında ise “Rusya, Türkiye üzerinden yaptırımları kısmaya çalışıyor ancak Türkiye Rusya’yı tek başına kurtaramaz” diye konuştu.

Rusya’ya uygulanan yaptırımlardan doğacak boşluğu doldurabilecek en pratik ülkenin Çin olduğunu söyleyen Uzgel, “Rusya’nın Çin’e gaz ve petrol ihracatı fazlasıyla arttı” dedi.
“Putin’in bu savaştan askeri başarıyla çıkma ihtimali savaş uzadıkça azalıyor”
Putin’in askerî bir başarı şansının her geçen gün azaldığını belirten Uzgel, şöyle devam etti:
“Bu askerî başarı çıkışı için gerekli stratejiyi de Putin kendisi bulacak. Belki son enerjisini kullanıp bir şehri daha ele geçirecek ve bu şekilde de bunu da başarı olarak sunup anlaşmaya çalışacak.”
Cephede neler yaşanıyor?
Ukrayna Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarına göre savaş, cephe hattının 1300 kilometrelik kısmında devam ediyor. Üzerinden altı ay geçen işgal, Donbas ve Ukrayna’nın doğusunda daha yoğun.

Reuters’ın hesaplamalarına göre Rusya’nın 2014’te Kırım’ı işgal etmesinden bu yana Ukrayna, topraklarının yüzde 22’sinin kontrolünü kaybetmiş durumda.
Rus ordusu, Kiev yönetimi içindeki bölgeleri ele geçirmeye çalışıyor
İşgalin başlamasıyla birlikte Kiev’in kuzeyine ve güneyine saldırılar düzenleyen Rusya, savaşın birinci ayından itibaren saldırılarını Donbas’ta yoğunlaştırmaya başlamıştı. Rus ordusu, Ukrayna’nın Azak Denizi ile bağlantısını kestikten sonra geçen ay Luhansk bölgesini de tamamen kontrol altına aldı. Şimdi ise Donetsk bölgesinde Kiev yönetiminin idari sınırları içinde olan bölgeleri ele geçirmeye çalışıyor.
Harkov yoğun çatışmalar altında
Savaşın başından itibaren Harkov’a yoğun saldırılar düzenleyen Rus ordusu, Ukrayna ordusunun savunmalarına karşı başarılı olamamış ve şehri ele geçirememişti. Uzun süredir Harkov’un kuzeyinde, Rusya’nın kontrolünde olan topraklarda uzaktan saldırılar düzenleyen Rus ordusu, geçen zaman dilimlerinde Harkov yakınlarındaki Udı ve Odnorobovka bölgelerini kontrol altına aldı.
Ukrayna ordusu, çeşitli zamanlarda Belgorod’a insansız hava saldırısı ve topçu saldırısı düzenliyor. Rus ordusu ise bu saldırılara Sumi ve Çernigiv’de bulunan Ukrayna hedeflerini vurarak karşılık veriyor.

Dünya gözlemi, radar ve yörünge servis uyduları, uydu ürünleri ve ilgili hizmetler konusunda uzmanlaşmış uzay teknolojisi şirketi Maxar, Sumi kentindeki bazı bölgelerin Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin henüz başlamadığı 18 Temmuz 2021’de ve işgalin hemen sonrasında, 14 Mart 2022’deki görüntülerini yayımladı.
Maxar’ın yayımladığı görüntülerin birinde Sumi kentinde kilisenin ve yerleşim yerlerinin bulunduğu bir bölgenin işgalden bu yana ne kadar hasar gördüğü yer alıyor.
Uydu görüntüleri, Sumi kentindeki bir otoyol civarındaki ve yerleşim birimlerindeki hasarı gözler önüne seriyor.
Ukrayna ordusu, Herson’da yoğun bir çatışma içinde
Rusya, 2014’te işgal ettiği Kırım’ın hemen kuzeyinde bulunan Herson’u savaşın ilk günlerinde ele geçirmişti. Son dönemlerde Ukrayna ordusunun yaptığı bazı operasyonlarla birlikte, Kiev yönetimi Herson sınırlarında bazı bölgeleri tekrar kontrolü altına aldı.
Rus birliklerinin Herson yakınlarındaki Mıkolayiv ve Odesa’ya ilerleyişi Ukrayna ordusunun operasyonlarıyla yavaşlatıldı ancak Rus ordusu, bu bölgelere hava saldırıları düzenlemeye devam ediyor.
Savaşta diplomasi cephesi
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları cephede devam ederken savaş Ukrayna’nın dışına taşan birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Küresel gıda krizinin eşiğinde olan ülkelerin savaşla birlikte enerji, ekonomi ve uluslararası birliktelik konularında yeni arayışların içinde olduğu gözlemleniyor.
Savaşın yol açtığı küresel gıda krizi riskinde son durum ne?
İzleyin: Rusya-Ukrayna savaşı: Küresel gıda krizi kapıda | Türkiye, Ukrayna’dan “tahıl koridoru” açabilir mi?
Rusya, savaşın başından bu yana Ukrayna’nın Karadeniz’e açılan limanlarını ablukaya almış durumda. Bu abluka, Ukrayna limanlarında biriken 20 milyon ton tahılın Avrupa ülkelerine ulaşmasını engelliyordu. Batı ülkeleri bu ablukanın kaldırılması için birtakım formüller ararken Moskova ise “yaptırımların kaldırılmasını” şart olarak öne sürüyordu.
Savaşın ortalarından itibaren Ukrayna yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna topraklarından çaldığı tahılları ihraç ettiğini öne sürmeye başlamıştı. Rusya ise bu suçlamaları reddetmişti.
Ukrayna, Rusya’nın tahıllarını çaldığını iddia etmeyi sürdürürken Türkiye’den de içi tahıl dolu olduğu belirtilen gemileri durdurmasını ve incelemesini talep etmişti. Türkiye ise bu talebe karşılık vermiş ancak Ukrayna’nın sert tepkilerine yol açacak kararlar almıştı.
Tahıl koridoru anlaşması İstanbul’da imzalanmıştı
Küresel gıda krizinin çözümü için 22 Temmuz’da İstanbul-Beşiktaş’taki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde önemli bir adım atılmıştı. Ukrayna adına Altyapı Bakanı Oleksandr Kubrakov ve Rusya adına Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun imzaladığı anlaşma ile Kiev ve Moskova, tahıl ürünlerinin Karadeniz’den dünya pazarlarına taşınmasına imkân sağlama kararı almışlardı.

Bu karar doğrultusunda Ukrayna’dan dünya pazarlarına tedarik edilecek tahılları taşıyan gemiler Ukrayna limanlarından harekete geçmişti. Ukrayna’nın Odessa kentindeki limandan harekete geçen ilk yük gemisi Razoni, Türkiye karasularına vararak anlaşma gereği Müşterek Koordinasyon timi tarafından kontrol edilmişti. Kontrolleri tamamlanan gemi, İstanbul Boğazı’ndan geçerek Lübnan’a gitmişti.
İzleyin: Rusya-Ukrayna savaşı | Tahıl krizini çözecek ilk gemi İstanbul Boğazı’ndan geçti
Türkiye, Ukrayna ve Rusya taraflarından yapılan açıklamalara göre, Ukrayna’dan tahıl ihraç edecek diğer gemiler de Razoni ile aynı prosedürlerden geçerek dünya pazarlarına ulaşacak.
Ukrayna’ya gönderilen yardımlar neler?
Okuyun: Füzeler, silahlar ve tanklar: Batı, Ukrayna’ya hangi askeri ekipmanları gönderiyor?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), dün (23 Ağustos) Ukrayna’ya 3 milyar dolar değerinde güvenlik yardımında bulunacağını açıkladı. Böylece ABD, Ukrayna’ya Rusya’nın işgalinin başlamasının ardından bugüne kadar toplam 12,1 milyar dolarlık güvenlik ekipmanı yardımında bulundu. ABD’nin Ukrayna’ya gönderdiği silahlar arasında Stinger uçaksavar, Javelin tanksavar, 155 mm Howitzer ile kimyasal, biyolojik ve nükleer savunma ekipmanları bulunuyor.

ABD’nin hemen ardından Ukrayna’ya en çok yardım gönderen ülke ise İngiltere. İngiltere, işgalin başlamasından bu yana Ukrayna’ya 2,72 milyar dolar değerinde güvenlik ekipmanı yardımında bulundu. Avrupa Birliği (AB) ise Ukrayna’ya 2,51 milyar dolarlık ekipman gönderdi.
Ukrayna topçusu modern Batılı sistemlerle takviye edildi. Yeni silahlar arasında Fransız Sezar, Alman PzH2000 ve Amerikan HIMARS topçu sistemleri bulunuyor. HIMARS’ların da cephe gerisindeki mühimmat depolarını imha etmede çok yararlı olduğu belirtiliyor.
Okuyun: “Stratejik Sabrın” sonu selamet mi?
İşgalin başlamasından bu yana birçok ülke Rusya’ya yaptırım uyguluyor
Batı’nın Rusya’yı hedef alan geniş çaplı yaptırımları arasında Rusya Merkez Bankası’nın 630 milyar dolar değerindeki varlıklarının dondurulması, Rusya’nın pek çok ülkede kamu varlıklarının erişime kapatılması, büyük Rus bankalarının uluslararası para transfer sistemi SWIFT’ten çıkarılması gibi finansal önlemler bulunuyor.
Aynı zamanda Rus havayollarının AB, ABD, İngiltere ve Kanada hava sahalarından men edilmesi, araç parçaları gibi hem sivil hem askeri kullanım imkanı bulunan ürünlerin Rusya’ya ihracatının yasaklanması, Rusya’dan ithal edilecek ürünlere yüzde 35 gibi yüksek oranda gümrük vergisi getirilmesi benzeri ticari yaptırımlar da Batı’nın aldığı kararlar arasında.
Bu savaş ile Rusya’nın yıllık devlet bütçesinde önemli bir gelir kaynağı olan enerji sektörüne de ciddi yaptırımlar uygulandı. ABD, 2022 sonuna kadar Rusya’dan petrol ve doğalgaz ithalatını tamamen sonlandırma, AB ise bu aya kadar Rusya’dan kömür satın almayı durdurma kararı aldı. Ayrıca AB, 18 Mayıs 2022’de Rus doğalgazı, petrolü ve kömürüne bağımlılığı 2028’ye kadar azaltacağını duyurduğu bir plan açıkladı.

Almanya ise Rus gazını Baltık denizi üzerinden Avrupa’ya taşıyacak tartışmalı Kuzey Akımı 2 (Nord Stream 2) boru hattı projesinin açılışını iptal etti.
Okuyun: Dünya, Rus petrolü ve doğalgazı olmadan ayakta kalabilir mi?
Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline karşılık Estonya ve Finlandiya’nın başbakanları, Rus turistlerin AB’ye girişlerinin yasaklanması gerektiğini öne sürdü. Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya artık Rus vatandaşlarına turist vizesi vermiyor.
Rusya’ya yaptırımların yanı sıra birçok Avrupa ülkesi Putin ile yakınlığı bilinen Rus oligarklara yaptırım uyguluyor. Avrupa’daki malvarlıklarının dondurulmasından ülke içine giriş yasağına kadar birçok yaptırıma maruz kalan oligarklar, malvarlıklarını korumak için bir uğrak noktası olarak gördükleri Türkiye’ye geldi. Birçok Rus oligark, süperyat ve megayatlarını Türkiye’deki limanlara demirledi.
Okuyun: Rus oligarkların süperyatları Türkiye’de
İzleyin: Rus oligark Medvedev’in yatı Ataköy Marina’da | Medyascope görüntüledi
ABD, AB ve İngiltere’nin yanı sıra Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve hatta yüzyıllardır tarafsızlık politikasını benimsemiş İsviçre dahi Rusya’ya karşı cephe alarak çeşitli yaptırımlar uyguladı.
Avrupa’nın yaptırımlarına karşı Putin bir çıkış yolu arıyor mu?
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 5 Ağustos’ta Rusya’nın Soçi kentinde bir araya geldi. Erdoğan ve Putin, 24 Kasım 2015’te Türkiye’nin Rusya’ya ait Su-24 uçağını düşürmesinin ardından geçen 81 ay içinde 29 kez yüz yüze görüşmüş oldu.
Okuyun: 81 ayda 29. buluşma: Erdoğan ve Putin bu kez hangi konuları görüşecek?
İki lider, Suriye’ye askerî operasyon, tahıl koridoru anlaşması, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) konularını ele aldı. Bu konuların dışında Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak’ın, Soçi zirvesinden sonra gazetecilere verdiği demeçte Türkiye’nin Rusya’nın doğalgazını ruble ile almayı kabul ettiğini açıklaması dikkat çekti.
Financial Times’a konuşan Batı ülkelerinden altı yetkili, Türkiye-Rusya arasındaki işbirliğin endişelendirici olduğunu söyledi. Röportajda Avrupa Birliği’nden (AB) bir yetkili, 27 ülkenin, Türkiye ve Rusya ilişkisini çok yakından takip ettiğini vurguladı. Yetkililer ayrıca, Batı ülkelerinin Erdoğan’ın Putin ile ne konuştuğu ve hangi koşullarda anlaştığının belirsiz olmasından da endişeli.

Ayrıca yetkililer, Rusya’nın kendisine uygulanan yaptırımları Türkiye ile işbirliği içerisinde aşması ihtimalinden de çekindiklerini söyledi.
Reuters’ın haberine göre ise Türkiye bu yıl Rusya’dan ithal ettiği petrolü iki katına çıkarttı. Haberde bu artışın, Rusya’nın Avrupa’nın yaptırımlardan doğacak boşluğu doldurabileceği belirtiliyor.
Savaşta 5 bin 587 sivil hayatını kaybetti
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin 22 Ağustos’ta düzenlediği rapora göre Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sırasında toplam 5 bin 587 sivil hayatını kaybederken 7 bin 890 sivil de ağır yaralandı.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkanı General Valeriy Zaluzhniy, 22 Ağustos’ta yaptığı açıklamada savaşta toplam 9 bin askerî personelin hayatını kaybettiğini söyledi. Rusya ise kaç askeri personelinin hayatını kaybettiğini açıklamadı.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) istihbaratı ise yaklaşık 15 bin Rus askerî personelinin hayatını kaybettiğini ve 45 bin askerî personelin de yaralı olduğunu belirtiyor.
Ukrayna nüfusunun üçte biri yerinden edildi
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) açıklamasına göre, 41 milyonluk nüfusa sahip Ukrayna’da nüfusun üçte biri yerinden edildi.
UNHCR’nin bir diğer ölçümüne göre ise 6,4 milyondan fazla Ukraynalı mülteci Ukrayna’dan Avrupa’ya kaçtı. Türkiye’ye ise yaklaşık 145 bin Ukraynalı mültecinin geldiği tahmin ediliyor.
Ukrayna’da toplam 104 milyar dolarlık altyapı hasarı meydana geldi
BBC’nin haberine göre savaş, Ukrayna’nın altyapısında 104 milyar dolarlık maddi hasar meydana getirdi. Yetkililer, bu hasarın daha da artabileceğini belirtiyor.
Kaynak: BBC, Reuters, Business Insider, Peterson Institute for International Economics








