Düşenler ve çıkanlar: Formula 1 Japonya GP analizi

Formula 1’de 2022 sezonunun 18. yarışı olan Japonya Grand Prix’sini geride bıraktık. Büyük heyecan içinde geçen yarışı Medyascope Spor Servisi‘nden Muhammed Kaya analiz etti.

Düşenler ve çıkanlar: Formula 1 Japonya GP analizi

Formula 1’de Singapur’un ardından adres yine Asya’da Japonya idi. Tıpkı geçtiğimiz hafta olduğu gibi yoğun yağışın olduğu Suzuka’da yarış saatinde başladı ancak olaylar daha ilk turda yaşandı. Sezonun 18. yarışına ilk çizgiden başlayan Max Verstappen, yarışın damalı bayrağını ilk sırada gördü ve üst üste ikinci şampiyonluğunu ilan etti.

Takımların ufak güncellemeler ile geldiği haftada Red Bull ve Mercedes güncelleme yapmadı. Yarışın başında Carlos Sainz ve Alex Albon’un yarış dışı kalması ile kırmızı bayraklar ile seans durduruldu. Yeniden başlangıç yaklaşık iki saat sonra oldu. Gelin bu kaos dolu yarışın düşenlerine ve çıkanlarına bakalım… 

Düşenler

FIA ve F1 Yönetimi

Dünyanın en prestijli organizasyonunu yönetmek yani değişen hava koşullarının tüm öngörülemeyen durumları, takımların ve pilotların kaprisleriyle uğraşmak kolay değil ancak kural kitabını şeffaf bir şekilde uygulamak ve bunu deklare etmek gayet basit.

Formula 1’in kitlesini büyütmek adına Amerika ve Ortadoğu pazarını ilmek ilmek işleyen Liberty Medya, keşke yönetim ve kararlara da bir el atsa. Büyüyen bu topluluğu, ekran başında veya tribünde saatlerce bekletmek ne kadar mantıklı? Şampiyonu ilan etmek için tereddüt etmek hangi spor yönetiminde var? Bazen tüm bunların bilerek yapıldığını düşünüyorum çünkü zaten Max Verstappen bu hafta olmasa da gelecek hafta şampiyon olacaktı ancak tüm bunlar “Drive to Survive” için Netflix’e yaradı. Kaos sattırır.

Ferrari

Aslında bu haftanın değil neredeyse sezonun kaybedeni ve hayal kırıklığı Ferrari. Yarışın başında Carlos Sainz’ın yarış dışı kalması ile Charles Leclerc ile pistte tek aracı kalan Ferrari, yarış boyunca da pek hızlı değildi. Yarışın sonunda da Leclerc, aldığı ceza ile üçüncü sıraya geriledi ve Max Verstappen’in şampiyonluğunu öylece izlemek zorunda kaldı.

Ferrari, Suzuka’da yaptığı yüksek zemin ayar durumundan memnundu ancak kuru zemin şartları oluşmadığından yeniliğin çalışıp çalışmadığı anlaşılmadı. Max Verstappen ve Sergio Perez’e karşı mücadele eden Charles Leclerc, her iki ismin de tempo olarak gerisinde kaldı.

Ferrari, Fransa’da getirilen yeniliklerle lastikleri erken tüketmeye başlamıştı. Bu sorunu bir türlü aşamayan ekip için son yarışlar kabusa döndü. Verstappen’e karşı 1,16 saniye; Perez’e karşı 0,19 saniye daha düşük tempoda kalan Leclerc yarış sonunda da son virajda yaptığı hamleden ötürü 5 saniye ceza alınca Max Verstappen şampiyonluğunu ilan etti.

McLaren

Daniel Ricciardo, Lando Norris’ göre çok daha iyi bir start aldı ancak kırmızı bayraklar temposunun düşmesine neden oldu. Gelecek sezon yarışmayacağını düşündüğümüzde “bal porsuğu” için bu sezon işler pek de iyi gitmedi. Uzun süre ıslak zemin lastiklerinde kalarak risk alan Daniel Ricciardo, geçiş lastiklerine diğer pilotlardan kısmen daha geç geçti. Geçtiğinde de artık iş işten geçmişti. 

Lando Norris, uzun süre Yuki Tsunoda’ya karşı yerini başarılı bir şekilde savunsa da o da pek hızlı görünmüyordu. Daniel Ricciardo, Lando Norris’ten yaklaşık olarak 1 saniye daha düşük tempoda kaldı. Her iki ismin bu yarışta başarılı olmaması Alpine’in, McLaren’in önüne geçmesini sağladı. Dördüncülük mücadelesi olan geri kalanların en iyisi durumunu şimdilik 13 puan fark ile Alpine ele geçirdi.

HAAS

Yağmur gibi kaos dolu havalar küçük takımlar için büyük fırsatlar doğurur, geçmişte bunun örneğini çokça gördük. HAAS, tüm bunlardan yararlanmayarak aslında büyük bir fırsat tepti. Nicholas Latifi’nin puan aldığı haftada, görece daha hızlı olan HAAS’ın puan alamaması hem strateji hatasından, hem de araç eksikliğindendi. 

Mick Schumacher, ilk 10’a kadar yükselmişti ancak HAAS ısrarla Schumacher’i pistte tuttu ancak kuruyan pistte geçiş lastikleri olmadan direnemedi. Kevin Magnussen ise sıralamalarda daha üstlerde başlamasına rağmen puan alamadı.

Geriye dönüp bakıldığında söylemesi kolay, ancak alınması gereken doğru riskli strateji, Sebastian Vettel ve Nicholas Latifi pite girdiği zaman pite girmekti. Sebastian Vettel’in altıncı olmasını sağlayan üstün performansı, HAAS’ın Aston Martin’i yakalama umutlarını da gözden geçirmesine neden olacaktır.

Çıkanlar

Max Verstappen

Yarışın sonunda puanlar ile ilgili karmaşıklık yaşansa da Max Verstappen 2022 yılının şampiyonu oldu. Kâğıt üzerinde çokça hesap yapılıp sonrasında ilan edilse de pist üzerinde kesinlikle hakkı olanı aldı. Ferrari’yi anlatırken de belirttim Max, Charles Leclerc’den 1,16 saniye daha iyi tempoya sahip olarak yarışı 27 saniye önde tamamladı. 

Önünde kimse olmadığından bir sprey etkisine maruz kalmadı ancak kötü startına rağmen liderliği ilk virajda yine ele geçirmeyi başardı. Önde olmasına rağmen tempoyu düşürmedi ve yarışın en iyi ortalama temposuna sahip pilotuydu. Takım arkadaşı Sergio Perez’den 1 saniye daha iyi tempo tutturarak takım arkadaşına da büyük bir üstünlük sağladı. Max Verstappen öyle bir adım attı ki gelecek sene onun kazanamayacağına karşı iddiaya girmek de zorlaştı.

Alpine

Aslında bireysel bazlı bakıldığında Fernando Alonso “düşenler” kısmında olmalıydı ancak McLaren’e karşı sağladıkları bu avantaj her iki pilotu da buraya koymamızı gerektiriyor. 

Baktığınızda Japonya yarışı başlamadan Fernando Alonso’nun Alpine için kahraman olabileceğini düşünebilirsiniz ancak Esteban Ocon, McLaren’i takımlar şampiyonasında deviren en önemli etken oldu. Lewis Hamilton’un baskılarına rağmen direnerek podyum sonrasındaki en iyi isim olmayı başardı. Özellikle son turlarda görece daha yavaş araç ile direnen Ocon, Hamilton’dan 1,4 saniye daha düşük tempodaydı. Buna rağmen önde kalmayı başaran Esteban Ocon, McLaren’in döküldüğü yarışta büyük bir fırsat sağladı. Lewis Hamilton’un geçememesinin nedenleri arasında yağışlı hava, ERS ve lastik durumu da var ancak Ocon’un doğru savunması da yadsınamaz.

Fernando Alonso da ekstra pit yapmasına rağmen yine eski yerine tırmanması ne kadar büyük bir pilot olduğunun göstergesi, bu kadar dengesiz bir araca rağmen her iki isim de bu sezon doğru işler yapmaya devam ediyor.

Sebastian Vettel

Aston Martin tıpkı Alpine gibi sezonun inişli çıkışlı araçlarından bir tanesi. Sebastian Vettel’in Suzuka’ya olan sevgisi ve takvimde en sevdiği Japon pistinde yarışmak için Formula 1’e tek seferlik bir dönüşü “ciddi olarak düşüneceğini” söylediğinde, hafta sonu öncesinde bambaşka bir hikaye yarattı.

Sadece sevgi değil bu, Suzuka onun gerçekten başarılı olduğu pistlerden bir tanesi. Yarış öncesinde sıralama turlarında şans tanınmayan Aston Martin ile son bölüme kaldı. Yarışa verilen aranın ardından pite giren ilk isim olarak avantaj sağladı ve bu avantajı da doğru kullandı.

Alpine aracında onun hemen arkasında olan Fernando Alonso ile yıllarca unutulmayacak bir mücadeleye giren Vettel, İspanyol pilot ile çizgiyi neredeyse aynı anda geçti. Aralarındaki fark Sebastian Vettel lehine 0,01 saniye idi. Uzun süre eski lastikler ile Alonso’ya direnen Vettel, son 4-5 turda 5 saniyeye yakın daha yavaş olmasına rağmen önde olmayı başardı. Her iki şampiyon da bize şahane görüntüler sundu.

Nicholas Latifi

Büyük sürprizi en sona sakladık. Evet, “GOATIFI” olarak internette en çok caps’e konu olan Nicholas Latifi bu sezon ilk kez “çıkanlar” kısmında. Bunca dalga geçmeye ve ötekileştirmeye rağmen işini olabildiğince en iyi şekilde yapmaya çalışan Nicholas Latifi için bu yarış bir nevi teselli oldu.

Nicholas Latifi, tıpkı Vettel gibi pite erken girerek şansını oldukça yükseltmiş ve bunu iyi kullanmıştı. Stratejiye uygun bir sürüşle doğru çizgiyi tutturan Latifi, tempo olarak daha iyi olan Lando Norris’i de arkada tutmayı başardı. 

Bu yarış ona Formula 1’de herhangi bir fırsat yaratmayacak ancak diğer seriler adına önünü açacağı kesin. Daha önce Formula 2’de ikinci olmuş ve yarışlar kazanmış biri için böyle bir Formula 1 kariyeri üzücü ancak diğer serilerde kendini bulacağından eminim. 

Yazan: Muhammed Kaya

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus