Cengiz Çandar, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un Ankara ziyaretini değerlendirdi: “Erdoğan, ‘İstediğimizi aldık, süreci onaylıyoruz’ diyecek”

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine dün (7 Kasım) Türkiye’ye geldi. Kristersson bugün Ankara’da birtakım resmi görüşmeler yapacak, yetkililerden ülkesinin NATO’ya katılım sürecini hızlandırmalarını isteyecek. Kulislerde ise Ankara’nın iki İskandinav ülkesinin NATO’ya üyeliğini yeni yıla bırakacağı konuşuluyor. İsveç’te yaşayan gazeteci ve yazar Cengiz Çandar, bugünkü ziyaretin ardından Erdoğan’ın “İstediğimizi aldık, süreci onaylıyoruz” diyeceği görüşünde.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından İsveç ve Finlandiya, yıllardır sürdürdükleri tarafsızlık politikalarına nokta koydu ve NATO’ya üyelik için başvurdu. Stokholm ve Helsinki’nin NATO üyeliklerinin onaylanması için ittifaka üye 30 ülke de bu ülkelerin üyeliklerini parlamentolarından geçirmekle yükümlü. Macaristan Devlet Bakanı Gergely Gulyás’ın, iki ülkenin NATO üyeliği için onay belgelerinin Ulusal Meclis’e sunulduğunu açıklaması ve sürecin aralık ayında sonlanacağını belirtmesi üzerine gözler Türkiye’ye çevrildi. Fakat Ankara, iki İskandinav ülkesinin ittifaka üyeliğini sürüncemede bırakmaya devam ediyor. 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, geçen haftaki üç günlük İstanbul ziyareti çerçevesinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi. Liderlerle yaptığı görüşmelerin ardından çeşitli açıklamalarda bulunan Stoltenberg’in, yetkililere de ilettiği mesaj netti: “Artık İsveç ve Finlandiya’nın tam üye olarak NATO’ya katılması lazım.”

İstanbul-Beşiktaş’ta bulunan Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iki buçuk saate yakın görüşen Stoltenberg, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği için gereken koşulları yerine getirdiğini belirterek, TBMM’deki sürecin bir an önce tamamlanması çağrısında bulundu. Stoltenberg’in İstanbul’daki temasları devam ederken Bloomberg’de dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Bloomberg’e konuşan Türk yetkililer, İsveç’in Türkiye’nin taleplerini karşılamadığını ve Meclis’in gündeminin de yılın geri kalanı için dolu ve yoğun olduğunu söyledi. Ankara kulislerinde de iki İskandinav ülkesinin NATO üyeliğinin 2023’e ve hatta seçim sonrasına bırakılacağı da konuşuluyor. 

İsveç’te neo-Nazi hareketinden doğan aşırı sağcı parti İsveç Demokratları’nın dışarıdan verdiği destekle kurulan koalisyon hükümetinin Türkiye’nin taleplerine yönelik açıklamaları bir önceki hükümetten daha ılımlı. Başbakan Ulf Kristersson ve Dışişleri Bakanı Tobias Billstrom’un açıklamaları Ankara’da olumlu karşılanıyor. Ancak yetkililer, İsveç’te 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek terörle mücadele yasasını ve uygulanışını görmek istiyor. 

Stokholm’den gelen ılımlı açıklamalar ve Stoltenberg’in ziyaretinin hemen arkasından yapılan bu ziyarette, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un, Ankara’dan süreci hızlandırmasını talep edeceği belirtiliyor.  

“Erdoğan ‘tamam’ diyecek”

Bugünkü ziyaretten neler beklendiğini İsveç’te yaşayan gazeteci-yazar Cengiz Çandar ile konuştum. Başbakan ve dışişleri bakanının peşi sıra yaptığı açıklamalara ve açıklamalardaki “PYG/YPG” vurgusuna dikkat çeken Çandar, “PKK’ya zaten terör örgütü deniliyordu. Şimdiyse bir önceki hükümetten de ileri gidildi, YPG ve PYD ile de araya mesafe konulacağı açıklandı” diyor. Çandar, bu durumun önemini ise şu sözlerle anlatıyor:

“Bence Erdoğan, bugünkü görüşmelerin ardından ‘Biz istediğimizi aldık ve süreci onaylıyoruz. Bakın biz PKK dedik, onlar YPG ve PYD ile de aralarına mesafe koydular. Silah ambargosunu da kaldırdılar’ diyecek. Bu ve buna benzer adımlar, Erdoğan’ın hem uluslararası alanda hem de iç kamuoyuna ‘başarı’ olarak sunabileceği şeyler.” 

Cengiz Çandar

Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Medyascope yorumcusu Prof. Dr. Serhat Güvenç, Aydın Selcen’in bilgisine dayanarak, iki ülkenin evraklarının Dışişleri Bakanlığı’nda bekletildiğini ve onay sürecinin İsveç Başbakanı Kristersson’un Türkiye ziyaretinin ardından başlatılacağını söyledi.  

F-16’lar ile bir ilgisi var mı?

Ankara’nın İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılımına ilişkin bir diğer ölçütün ise Amerikan Kongresi’nde devam eden F-16 süreci olduğu belirtiliyor. Daha önce görüşlerine başvurduğum Brookings Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Ömer Taşpınar, Ankara’nın İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini onaylamak için F-16’ları beklediğini söyleyenlerden biriydi. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), Türkiye’nin elinde ciddi bir koz olduğunu yönünde bir algı olduğunu belirten Taşpınar, Senato’daki bütçe görüşmeleri sırasında Türkiye’ye F-16 verilmesini iki şarta bağlayan maddelerin kaldırıldığını hatırlattı ve şöyle konuştu:

“Amerikan yönetimi şunun farkında: Eğer F-16’lar verilmezse Türkiye bu konuda daha sert oynayabilir. Zaten Erdoğan’ın oyun planı da buydu. Ben aslında Erdoğan’ın çıtayı daha yüksek tutacağını ve F-16’lar yerine F-35’leri isteyeceğini ve ‘F-35’leri vermezseniz NATO üyeliklerini unutun’ diyeceğini düşünüyordum. Bunun yerine Beyaz Saray’a gelmeye ve Biden ile görüşmeye çalıştı. F-16’lara da razı olmuş gibi gözüküyor.”

İYİ Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Ahmet Kamil Erozan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden’dan bir telefon beklediğini ifade edenlerden biriydi. 

F-16 savaş uçağı alınmasının konuyla hiçbir ilgisi olmadığını belirten Çandar ise “Bu tür pazarlıklara Amerikan tarafı itibar etmez” diyor. 

Neler demişlerdi?

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Türkiye’nin PKK konusundaki hassasiyetlerini ciddiye aldıklarını vurgulayarak, Ankara’nın kendilerine güvenebileceğini söyledi:

Tobias Billström

“İsveç topraklarında para toplandığını biliyoruz. Türkiye’nin bu konuda çok endişeli olduğunu tamamen anlıyoruz. PKK’nın, Türkiye’ye yönelik terör faaliyetlerini desteklemeyi amaçlayan faaliyetlerin artık İsveç topraklarında yürütülmesi mümkün olmayacaktır. Türkiye, bu konuda bize güvenebilir.”

“PKK’nın yanı sıra PYD/YPG ile de siyasi işbirliği içerisine girmemeliyiz” diyen Kristerrson’a yanıt ise Türkiye’nin İsveç Büyükelçiliği’nden geldi: “YPG/PYD organik, hiyerarşik ve finansal olarak PKK ile bağlantılıdır. Bu gerçek, tüm ortaklarımız ve müttefiklerimiz tarafından kabul edilmelidir. Bunun İsveç makamları için giderek daha net hale gelmesinden dolayı mutluyuz.”

İsveç’in yeni hükümetinin dış politikadaki önceliği NATO üyeliği. Başbakanın açıklamaların ardından İsveç Dışişleri Bakanı Billström de Türkiye’nin onayını alabilmek için PYD/YPG ile aralarına mesafe koyacağını doğruladı:

“PKK ve PYD/YPG arasında Türkiye ile ilişkilerimizi zedeleyecek kadar fazla yakınlık bulunuyor.”

Ne olmuştu?

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Haziran’da Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdelena Andersson ile İspanya’nın başkenti Madrid’deki NATO Liderler Zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde bir araya geldi ve görüşmelerin ardından üçlü mutabakat metni imzalandı. Böylece Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusunu destekleyeceğini belirtti. 

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğinin onaylanması için üye ülkelerin bu kararı parlamentolarında kabul etmesi gerekiyor. Bu süreç devam ederken, Ankara’dan gelen açıklamalarda Stokholm ve Helsinki hükümetlerinin bu mutabakattaki maddelere uymadığı aktarıldı. 

İsveç hükümetinin de 6 Ekim’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na bir mektup gönderdiği ortaya çıktı. Reuters haber ajansının özel haberine göre, Stokholm hükümetinin Ankara’ya iki sayfalık bir mektup ilettiği ve mektupta Türkiye’nin NATO üyeliği konusundaki endişelerini gidermek için PKK’ya karşı terörle mücadele çabalarının hızlandırılması dahil olmak üzere somut adımlar atıldığı belirtildi. İki sayfalık bu mektupta, İsveç’in haziran ayında imzalanan anlaşmaya tümüyle bağlı kaldığına dair 14 farklı örnek de verildi. 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus