CHP’li Suat Özçağdaş: “Tek adam sisteminde sorumlu Erdoğan ve atadığı Bakan Yusuf Tekin’dir”

ANKARA (Medyascope) – Okul saldırısının ardından Kahramanmaraş’ta olan CHP’li Suat Özçağdaş, bölgede “büyük bir yas ve öfke” olduğunu söyledi. Yıllardır uyarılarının ve önerilerinin dikkate alınmadığını söyleyen Özçağdaş, “Bu işin sorumlusu tek adam sisteminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Onun atadığı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir” dedi.

Haber özeti

  • Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası büyük bir yas ve öfke var, Suat Özçağdaş bu durumu vurguladı.
  • Özçağdaş, saldırıların sorumlusunun Erdoğan ve atadığı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olduğunu belirtti.
  • Okul güvenliği için sadece güvenlik görevlisi bulundurulmasının yeterli olmadığını ifade eden Özçağdaş, çok katmanlı çözümler gerektiğini söyledi.
  • Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılar, Türkiye’de eğitim sisteminin güvenliğine dair büyük bir eleştiriyi beraberinde getirdi.
  • Özçağdaş, devletin eğitime ve çocuk güvenliğine yapılan yatırımları artırması gerektiğini savundu.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırılarını CHP nasıl değerlendiriyor? Suat Özçağda Medyascope’a konuştu: “Tek adam sisteminde sorumlu Erdoğan ve atadığı Bakan Yusuf Tekin’dir”

Şanlıurfa Siverek’te bir lisede 14 Nisan’da 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından, Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da Ayser Çalık Ortaokulu’nda yine silahlı saldırıyla 10 kişi hayatını kaybetti. Türkiye tarihinin en ölümcül okul saldırısı olarak kayıtlara geçen olayda iktidara tepki de büyüdü. CHP ve DEM Parti’den heyetler incelemeler yapmak üzere Kahramanmaraş’a gitti.

Önceki dönem CHP MYK’sında, şimdi ise Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) bünyesinde “Gölge Milli Eğitim Bakanı” olarak çalışmalarını sürdüren CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Medyascope’a konuştu. CHP heyetiyle saldırının hemen sonrasında Kahramanmaraş’a giden Özçağdaş, bugün (16 Nisan) cenazelere katılmak için bulunduğu Afşin ilçesinden sorularımızı yanıtladı. 

“Büyük bir yas ve öfke var”

Kahramanmaraş’ta nasıl bir atmosfer olduğunu Özçağdaş, “Büyük bir yas var. Çok uzun yıllar afet alanlarında da çalıştım, orada gördüğüm şeyleri görüyorum burada. Maalesef bu büyük bir acı. Her kayıp, çok büyük kayıp. Ama çocuk ölümleri olduğunda; böyle canice, katliam şeklindeki bir olaya toplum doğal olarak büyük bir tepki veriyor” diye anlattı. 

Özçağdaş, saldırı anından görüntülerin herkesi çok etkilediğini vurgularken “Büyük bir öfke de var. Dünden bu yana ailelerin isyanlarını görüyorsunuz. Göz göre göre gelen facia bu. Ben üç yıldır söylüyorum, benden önce görevliler de milletvekilleri de söyledi. Türkiye’nin başı sağ olsun. Hepinizin başı sağ olsun ama bizim bu şekilde kaybedeceğimiz tek bir çocuğumuz, yurttaşımız olmamalı” diye konuştu. 

kahramanmaraş okul saldırısı 2026
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırılarını CHP nasıl değerlendiriyor? CHP’li Suat Özçağdaş: “Tek adam sisteminde sorumlu Erdoğan ve atadığı Bakan Yusuf Tekin’dir.”

“Mesele Yusuf Tekin’in şahsıyla değil, makamıyla ilişkili”

Eleştirilerin ve tepkilerin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelmesiyle ilgili soruya Özçağdaş şöyle yanıt verdi: 

“Demokratik ülkelerde belirli bir kamu görevine geldiğiniz zaman, kanunlar çerçevesinde size belirtilmiş görevleri yerine getirmeniz gerekir. Okullarda bir sorun olduğu zaman iki kişi doğrudan sorumlu olur. Bunlardan biri Milli Eğitim Bakanı, ikincisi de Türkiye başkanlık sistemiyle yönetildiğinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Hele bu iktidar, neredeyse çeyrek asra yakın süredir devam eden bir iktidarsa; muhalefetin yıllardır her fırsatta bu konuyu gündeme getirmesine rağmen dinlememişse, doğal olarak sorumluluğu vardır. Mesele Yusuf Tekin’in şahsına dair bir mesele değil. Mesele görevi ifa ettiğimiz konumlarla, makamlarla ilişkili bir mesele.”

Partisinde iki buçuk yıldır milli eğitim alanıyla ilgili çalışan Özçağdaş, okulların güvenliğiyle ilgili defalarca soru önergesi, araştırma önergesi, yasa teklifi, bütçe teklifi verdiğini; Meclis’te, basında, 35 ilde yaptıkları eğitim maratonundaki konuşmalarında konuya dikkat çektiğini vurguladı. 

Şiddetin yaygınlaşmasına karşı eğitim için öneriler

Özçağdaş, “kritik mesele” diyerek konunun sadece okullarda güvenlik görevlisi bulundurulmasından ibaret olmadığının altını çizdi:

“Toplumda şiddet bu kadar yaygınlaşmışken, toplumsal kutuplaşma, zorbalık, hukuksuzluk, cezasızlık, akran zorbalığı bu kadar artmışken bunların okullara yansımaması düşünülemez. O nedenle okul sosyal hizmet programının başlatılması gerekir. ‘Toplumdaki bütün adaletsizlikler, ayrımcılıklar, yoksulluklar, yoksunluklar okulda birleşiyor, bütünleşiyor. Dolayısıyla okul sosyal hizmet programlarıyla çocukların kendi evlerinde, mahallelerinde, ortamlarında neler yaşadıklarının takip edilmesi gerekir’ dedim.

“612 bin çocuk suça bulaştı”

Sadece sosyolojik olarak bakmak yetmez. Aynı zamanda her bir öğrenci bir bireydir. ‘AKP’nin seçim döneminden önce söz verdiği gibi okullarda rehber öğretmen açığının hızla kapatılması, rehber öğretmenlerin yükünün azaltılması, sağlıklı işleyen bir psikososyal destek mekanizması kurulması gerekir’ dedim. Bu da yetmez. ‘Diziler bu kadar şiddeti pompalarken, adam öldürmek bu kadar kolaymış gibi gösterilirken, dijital mecralardaki şiddet içerikli oyunlara çocuklar erken yaşta ulaşırken, bunların hepsi konuşulmazsa sorun çözülmez’ dedim. 612 bin çocuk suça bulaştı. Bir biçimde ya suçtan etkilendi, ya suçun faili, ya tanığı oldu. ‘Bu sorun çığ gibi büyüyor’ dedim.”

“Siyaset, acının ürememesi için vardır”

İktidarın ve sorumluların uyarıları, önerileri dikkate almayıp, yaşanan acı karşısında “Gün siyaset günü değildir” yönünde açıklamalar yapmasına Özçağdaş, “‘Acının siyaseti olmaz’ demek yetmiyor tek başına. Acının siyaseti olmaz, doğrudur. Ama siyaset, acının ürememesi için var olan bir mekanizma” diye tepki gösterdi. O mekanizmanın iktidar ve muhalefetin karşılıklı görüşmesi ve anlaşmasıyla bulunacağını söyleyen Özçağdaş şöyle devam etti:

“İsyan ediyorum ben. Herkes sorumluluğunu bilecek. Başkalarının çocukları öldüğünde Allah’tan rahmet dileyerek, ‘Devletimiz tedbirlerini alıyor’ diyerek olmaz. Bugün duyuyorum ki okulların önüne polisler koymuşlar. Nasıl olacak şimdi? Yıllardır niye yapmadınız? Neden güvenlik tedbirleri almadınız? Şiddetle mücadelede gereken, söylediğim diğer bilimsel tedbirleri niye almadınız? Şiddet bir toplumsal sorundur ve büyük bir stratejik bakış açısıyla çözülmesi gerekir. Bu ülkenin bir evladı öldüğü zaman, hiç kimse kusura bakmasın, ben sükunetimi koruyamıyorum. Sakince ‘Allah rahmet eylesin’ diyemiyorum.”

Okullara polis koymak yeterli mi, çözüm ne?

Okulların önüne polis konmasının yeni tehditlerle ilgili olabileceğini ifade eden Özçağdaş “Bakın 100 bin üyesi olan Telegram hesapları var. Orada psikolojik durumu son derece hastalıklı birtakım insanlar, çocuklar öldürüldükten sonra dalga geçen mesajlar yayınladılar. Peki 100 bin üyesi olan bu grubu iç güvenlik sistemimiz takip etmiyor muydu” diye sordu.

CHP’li Suat Özçağdaş Medyascope’tan Özgecan Özgenç’e konuştu: “Tek adam sisteminde sorumlu Erdoğan ve atadığı Bakan Yusuf Tekin’dir”

Sorunun çok katmanlı olarak çözülebileceğini belirten Özçağdaş şöyle konuştu: 

“Burası çok önemli. Toplumda şiddetin meşrulaştırılmasını engelleyeceğiz. Dizilerde, dijital oyunlarda çocukların erişimini kolaylaştırmayacağız, zorlaştıracağız. Yoklukları, yoksullukları, okul sosyal hizmet programlarıyla düzeltmeye çalışacağız. Rehber öğretmenlerle, psikososyal destek programlarıyla çocuklara bireysel ve grup desteği vereceğiz. Okulların girişinde de uzman, deneyimli, kalıcı, kadrolu güvenlik görevlileri koyacağız. Ne sadece onunla olur, ne de onsuz olur.”

Sosyal medyada bazı yurttaşların “Görevli koysan ne olur” şeklindeki tepkilerine karşılık Özçağdaş, “Tabii ki tek başına bir şey olmaz ama o da bir caydırıcı unsurdur. Zaten bu yüzden Türkiye’deki bütün kamu binalarının önünde, AVM’lerde, kamusal alanlarda güvenlik görevlisi var” dedi. Özçağdaş, okullarda görev yapacak kişilerin çocuklarla iletişiminin güçlü olması ve kendi güvenlik deneyimlerinin yanı sıra okullar için de eğitim alması gerektiğini vurguladı. 

İktidar için mesele maliyet mi?

Özçağdaş “Türkiye’nin bunları tartışması lazım ama Yusuf Tekin’le arkadaşlarının getirdiği birtakım gündem dışı konuları konuşmaya çalışıyoruz” derken Ramazan ayı etkinlikleri için okullara gönderilen talimatı da hatırlattı. Türkiye’de herkesin Ramazan’ı mutlulukla idrak ettiğini söyleyen Özçağdaş, “Oruç tutanı tutmayanı herkes iftar veriyor eşiyle, dostuyla. Milli Eğitim Bakanı’na mı düşmüş bu görev? Türkiye’de olmayan sorunları tartışarak çözülemeyen işler kapatılıyor” dedi. 

1-3 Aralık 2021 tarihli 20. Şura’da okulların uzman kütüphaneci, temizlik görevlisi, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi ve teknik personel ihtiyaçlarına dair karar olduğunu belirten Özçağdaş, “Temizlik personeli yok. Hiçbir şey söylememe gerek yok, 18 Milyon çocuğun ailesi biliyor ne olduğunu çocuklar tuvalete giremiyorlar. Güvenlik görevlisi yok. Kütüphaneci zaten yok. Teknik personeli olmadığı için Sibel Turan öğretmen merdivenin üzerinden düşerek öldü” diye konuştu. 

İktidar cephesinden maliyetlere dikkat çekilerek, “60 bin güvenlik görevlisi almak kolay mı” gibi tepkiler geldiğine değinen Özçağdaş, “Çok kolay. 60 bin güvenlik görevlisinin yıllık maliyeti 60 milyar lira. Bu yıl yandaşlardan alınmayan 768 milyar lira verginin 12’de biri. 18 milyon insanın güvenliği yandaşlardan kesilen paranın 12’de biriyle çözülüyor. Dolayısıyla kaynak da var, yer de var. Bunların hepsi çözülmeli” ifadelerini kullandı. 

“Bir bakan ne zaman istifa eder?”

Özçağdaş, göreve geldiğinden bu yana Bakan Yusuf Tekin’in karnesinin ne olduğu sorusu üzerine “tartıştırmak istediği şeyin Yusuf Tekin olmadığını” söyledi, “ama…” diyerek devam etti: 

“Bir bakan ne zaman istifa eder? Yusuf Tekin’in bakanlık döneminde 29’u çocuk, 37 kişi öldü. Okullarda öldü, MESEM’lerde öldü. Sorumluluk, utanma duygusu dediğimiz şey nedir? Peki Sayın Bakan neyle meşgul? ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altında, kendilerinin uydurdukları, bilimsel olmayan bir müfredat programıyla, ülkede tartışması olmayan, herkesin mutlulukla idrak ettiği Ramazan’ı tartışmaya açmakla, kurucu liderin anmasını yaptırmamaya, ismini silmeye, resminin yanına parti genel başkanının resmini asmaya çalışmakla, muhalefet partisinin genel başkanına sürekli hakaret etmeye çalışmakla meşgul.”

Tekin’in sorumluluk alanındaki diğer konulara da dikkat çeken Özçağdaş, okulların temizlik sorununa, ne eğitimde ne istihdamda olan çocuklara, ücretli öğretmenlik sistemine, mülakatlardaki adaletsizliğe de değindi. Özçağdaş “Bunlar Türkiye’nin temel sorunları ama Bakan bunlarla ilgilenmiyor, sosyolojik olarak tartışma yaratacak meselelerde taraf olmaya çalışıyor. Bakan’dan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin propagandisti olmasını beklemiyoruz. 60 bin okuldaki 18 milyon öğrencinin ve 1,2 milyon öğretmenin sorunlarıyla ilgilenmesini bekliyoruz. Mesele Bakan’ın kendisi değil, bu sorunların çözülmüyor olması” diye konuştu. 

“Sorumlu Erdoğan ve atadığı bakandır”

Özçağdaş, çocukların üçte birinin okula aç gittiğine, AKP’nin seçim vaatleri arasında olmasına rağmen okullarda ücretsiz yemek ve mülakatların kaldırılması sözünü tutmadığına, istenen kayıt paralarına ve CHP’li belediyelerin desteğinin de reddedildiğine dair değerlendirmelerin ardından şunları söyledi: 

“Bu işin sorumlusu tek adam sisteminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Onun atadığı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Sorumlular sorumluluklarını yerine getirecekler. Mesele kişisel bir mesele değildir. Yusuf Tekin’in istifasıyla tek başına çözülecek bir mesele de değildir. Çok yapısal bir mesele var. Mesele Adalet ve Kalkınma Partisi’nin eğitim sistemini tamamen itaatkar, kanaatkar nesiller yetiştirmek için bir araç olarak görmesi. Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek isteseler, çocukların ve öğretmenlerin derdiyle dertlenseler, tasarrufu öğretmenlerin su ısıtıcısını kaldırmakta aramasalar bu sorunlar bu hale gelmez.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.