Orbán’ın güç ağı çözülüyor: Macaristan’da oligarklar ya kaçıyor ya da saf değiştiriyor

Macaristan'da oligarklar

İSTANBUL (Medyascope) – Macaristan’da Viktor Orbán döneminde büyüyen oligarklar, Péter Magyar’ın iktidara gelişiyle yeni pozisyon almaya başladı. Bazı isimler ülkeyi terk ediyor, bazıları servetini güvenceye almaya çalışıyor, bazıları ise yeni hükümetle çalışmaya hazır olduğunu söylüyor.


Haberin özeti:

  • Viktor Orbán döneminde güçlenen oligarklar, yeni başbakan Péter Magyar’ın iktidarıyla farklı pozisyonlar almaya başladı.
  • Bazı oligark aileleri ülkeyi terk ederken, bazıları ise yeni hükümetle işbirliği yapmayı planlıyor.
  • Magyar, yolsuzlukla mücadele edeceğini ve iktidara yakın çevrelerin hesap vermesi gerektiğini vurguluyor.
  • Orbán sonrası dönemde, iş dünyasında büyük bir değişim bekleniyor. Bu süreç, Macaristan’da oligarklar arasında büyük bir hesaplaşmaya yol açabilir.


Macaristan’da seçimlerin ardından yalnızca siyasi iktidar değişmedi, Viktor Orbán’ın yıllar içinde kurduğu ekonomik güç ağı da sarsılmaya başladı. Financial Times’ın haberine göre Macaristan’da iş dünyası elitleri ve Orbán döneminde güçlenen oligarklar, yeni başbakan Péter Magyar’ın yolsuzlukla mücadele vaatleri karşısında hızla pozisyon alıyor.

Magyar, 2024’te Orbán iktidarının içinden koparak muhalefete geçmişti. Şimdi ise Orbán döneminde kurulan ve iktidara sadık çevreleri ödüllendirdiği belirtilen “ulusal işbirliği sistemi”ni hedef alıyor. Yeni başbakan, yolsuzlukla suçlanan yetkililer ve iş insanlarının üzerine gideceğini, büyük kamu ihalelerini inceleyeceğini ve askıya alınan AB fonlarının serbest kalması için yolsuzlukla mücadele kurumlarını güçlendireceğini söylüyor.

Oligark aileleri ülkeyi terk ediyor

Magyar, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Macaristan’da bazı oligark aileleri çoktan ayrıldı” dedi. Bu sözlerle Orbán’ın damadı István Tiborcz’a ve eski merkez bankası başkanı György Matolcsy’nin oğlu Ádám Matolcsy’ye işaret etti.

Orbán’ın damadı István Tiborcz.

Magyar’a göre diğer bazı etkili oligark aileleri de çocuklarını okullarından aldı ve yurtdışına çıkış için güvenilir güvenlik personeli ayarlamaya başladı. Magyar ayrıca Orbán’ın çocukluk arkadaşı ve Macaristan’ın en zengin insanı Lőrinc Mészáros’un ailesiyle birlikte Dubai’ye gitmeyi planladığını iddia etti.

Yerel medyada Mészáros’un şirket hesaplarından kişisel hesaplarına para aktarmaya başladığı, bunun bazı operasyonlarda nakit sıkışıklığı yarattığı iddiaları yer aldı. Financial Times bu iddiaları bağımsız olarak doğrulayamadı. Mészáros yorum talebine yanıt vermezken, Mészáros Group yaptığı açıklamada Magyar’a “doğru bilgi sağlamak ve ortaya çıkan gergin durumu çözmek” amacıyla bir mektup gönderdiğini duyurdu.

Dubai, New York ve iade tartışmaları

Magyar’ın hedef aldığı isimlerden biri Ádám Matolcsy. Babası György Matolcsy, Orbán’ın uzun yıllar ekonomi danışmanlığını, bakanlığını ve Merkez Bankası başkanlığını yaptı.

Ádám Matolcsy’nin şirketleri ve bağlantılı isimler, merkez bankası vakıflarından 10 yıl içinde 1 milyar eurodan fazla kaynağı başka şirketlere aktarmakla suçlanıyor. Macaristan Devlet Denetim Ofisi, geçen yıl György Matolcsy döneminde kurulan merkez bankası vakıflarındaki açıklanamayan kayıpları incelemiş ve vakıf varlıklarından milyarlarca forintin, Matolcsy’nin oğlunun arkadaşına ait şirketlere aktarıldığını tespit etmişti.

Savcılar dosyayı ancak seçimlerden sonra devraldı. Magyar bunu “çok az, çok geç” sözleriyle eleştirdi.

Ádám Matolcsy ise iddiaları reddediyor. Financial Times’a konuşan Matolcsy, yetkililerle “tam işbirliği” yapacağını söyledi ve “Kimin neyle suçlanacağına siyasetçiler ya da gazeteciler karar vermez” dedi. Gelirinin “yasal ve şeffaf bir girişimden” geldiğini savundu.

Matolcsy, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yıllardır çalışma nedeniyle oturum izni bulunduğunu, Dubai’ye yüksek değerli kişisel eşyalar taşıdığı iddiasının da doğru olmadığını söyledi. Magyar ise hükümetinin BAE’den Matolcsy’nin iadesini isteyeceğini, gerekirse “zorlayıcı önlemler” dahil seçenekleri değerlendireceğini belirtti. Ancak Macaristan ile BAE arasında iade anlaşması bulunmuyor.

Orbán’ın damadı István Tiborcz da geçen yıl ailesiyle birlikte New York’a taşındı. Eşi Ráhel Orbán’ın eğitimine burada devam etmesi bu kararın gerekçesi olarak gösteriliyor. Macaristan’ın en zengin 10 kişisinden biri olan Tiborcz, Financial Times’a sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, BDPST adlı yatırım şirketi üzerinden Macaristan’daki faaliyetlerini sürdüreceğini belirtti. Ancak ülkeye dönüp dönmeyeceğine ilişkin soruları yanıtlamadı.

Yeni döneme uyum arayışı

Macaristan’da bazı oligarklar ise ülkeyi terk etmek yerine saf değiştiriyor ya da yeni döneme uyum sağlamaya çalışıyor.

Lojistik sektörünün önde gelen isimlerinden György Wáberer, hükümet organlarında görev yapmış, Orbán sistemine yakın isimlerden biri olarak görülmüştü. 2023’te eski şirketi Waberer’s Group’taki son hisselerini Orbán’ın damadı Tiborcz’a sattı ve sağlık ile gayrimenkul yatırımlarına yöneldi.

Seçimden günler önce, Magyar’ın Tisza Partisi anketlerde öne geçerken Wáberer açıkça değişimden yana tutum aldı. Sosyal medyada, “Avrupa’ya mı, Ruslara mı ait olacağınıza siz karar vereceksiniz” diye yazdı. Seçim gecesi ise Magyar ile birlikte şampanya içti ve o geceyi “hayatımın en mutlu günlerinden biri” olarak nitelendirdi.

Gayrimenkul ve özel sermaye yatırımcısı Dániel Jellinek de Orbán sisteminden uzaklaşan isimler arasında. Jellinek, 2010’da Orbán iktidara gelmeden önce Indotek adlı gayrimenkul ve özel sermaye şirketini kurmuştu. Daha sonra Waberer’s Group’a ortak oldu, Orbán’ın damadı Tiborcz’la aynı şirkette hissedar olarak bulundu ve Budapeşte’deki tarihi lüks oteller dahil bazı önemli gayrimenkulleri Tiborcz’a sattı.

Jellinek, 2024’te Waberer’s Group’taki hisselerini satarak rejim çevreleriyle iş yapmayı bıraktığını ve Avrupa’da büyümeye odaklandığını söyledi. Seçim gecesi telefonuna büyük kurumsal yatırımcılardan, aile ofislerinden ve özel sermaye çevrelerinden onlarca mesaj geldiğini belirtti. “Macaristan ucuz. Yatırımcılar daha önce siyasi risk nedeniyle uzak duruyordu” diyen Jellinek, yeniden Macar varlıklarına bakmaya başladığını söyledi.

“Doğru kararlar alınırsa sistem kolayca çözülür”

Macaristan’ın en büyük bankası OTP’nin Başkanı Sándor Csányi ise daha temkinli konuşan isimlerden biri. 30 yılı aşkın süredir bankanın başında olan Csányi, aynı zamanda geniş bir tarım imparatorluğu kurdu ve Orbán’ın uzun süredir dostu olarak biliniyor. Orbán’ın en sevdiği spor olan futbolun ulusal federasyonuna başkanlık eden Csányi, geçmişte başbakanı özel jetiyle uluslararası maçlara götürmüştü.

Sándor Csányi.

Buna rağmen Csányi, yeni yönetimle de yapıcı ilişki kuracaklarını söyledi. Asıl endişelenmesi gerekenlerin “doğru ihaleler olmadan iş alanlar” olduğunu belirtti. Orbán sisteminin ekonomiden silinmesinin mümkün olduğunu savunan Csányi, “Normal piyasa koşullarını yeniden kurarak bu sistem ekonomiden kaybolur. Bu çok kolay yapılabilir. Sadece doğru kararları almak gerekir” dedi.

Magyar: Girişimciler özgürleşecek

Péter Magyar, yeni dönemde küçük ya da büyük tüm girişimcilerin Orbán sisteminin zorunluluklarından kurtulacağını söylüyor. Magyar’a göre iş insanları artık Orbán’ın çevresinden taşeron seçmek ya da sözleşmeleri bu çevrelere devretmek zorunda kalmayacak.

Magyar, “Eğer biri ulusal servetten çaldıysa, bu Viktor Orbán’ın damadı da olabilir, Lőrinc Mészáros ya da Ádám Matolcsy de olabilir, o paranın hesabını vermeli ve sonuçlarına katlanmalı” dedi.

Yeni başbakan, girişimcilerin normal rekabetçi piyasa koşullarında iş alacağını, kazançlarını başkalarına aktarmak zorunda kalmayacağını ve bu nedenle korkacak bir şeyleri olmadığını savunuyor.

Macaristan’da yaşanan bu hareketlilik, Orbán sonrası dönemin yalnızca siyasette değil, ekonomide de büyük bir hesaplaşmaya sahne olabileceğini gösteriyor.

Yıllarca iktidar çevresinde şekillenen sermaye düzeni şimdi iki seçenek arasında sıkışmış görünüyor: Ya kaçış ya da yeni döneme uyum.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.