Kongo’da kritik maden pazarlığı: İsyancı grup M23’ten Trump’a “gelin konuşalım” çağrısı

kongo m23

İSTANBUL (Medyascope) – Doğu Kongo’nun büyük bölümünü kontrol eden 23 Mart Hareketi (M23) adlı isyancı grup, nadir toprak elementleri ve kritik mineraller karşılığında Donald Trump yönetimiyle anlaşma yapmak istediğini açıkladı. The Economist’e konuşan grup yöneticileri, ABD’ye “gelin konuşalım” çağrısı yaptı.

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • M23 adlı isyancı grup, ABD ile nadir toprak elementleri ve kritik mineraller karşılığında anlaşma yapmak istiyor.
  • Donald Trump yönetimiyle iletişim kurmak isteyen M23, Kongo’daki maden rezerve sanayisi ile ilgili teklif sundu.
  • M23, Doğu Kongo’da kritik madenleri kontrol ederek bölgedeki çatışmalara yön veriyor.
  • ABD, Ruanda üzerindeki baskıyı artırarak çatışmayı çözmeyi hedefliyor ancak kesin bir askeri sonuç beklenmiyor.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda geniş bir alanı kontrol eden M23 isimli isyancı grup, ABD ile kritik mineraller üzerinden anlaşma yapmak istediğini açıkladı.

The Economist’in görüştüğü M23 yöneticileri, grubun kontrol ettiği bölgelerde bulunan nadir toprak elementleri ile kalay, tungsten ve tantal gibi “3T metalleri” için Washington’a doğrudan teklif sundu. Röportaj sırasında dergiye, “ABD neden M23 ile anlaşma yapmalı?” başlıklı özel bir sunum dosyası da verildi.

M23’ün siyasi kanadının lideri Corneille Nangaa, “Bu mineraller bizim bölgemizde… Gelin, konuşalım” dedi.

M23 neden Trump’la anlaşmak istiyor?

M23’ün çıkışı, Trump yönetiminin son dönemde Kongo hükümetiyle ilişkilerini güçlendirmesiyle aynı döneme denk geldi.

ABD, aralık ayında Kongo ile “stratejik ortaklık” anlaşması imzaladı. Mart ayında ise M23’e destek verdiği belirtilen Ruanda ordusuna yaptırım uyguladı. Nisan sonunda da eski Kongo Cumhurbaşkanı Joseph Kabila yaptırım listesine alındı.

Reuters’a göre ABD’li paralı asker şirketi Blackwater’ın kurucusu Erik Prince’in de Kongo ordusuna danışmanlık verdiği ve yılın başında Güney Kivu’daki bir şehrin geri alınmasına yardımcı olduğu belirtildi.

M23 yöneticileri ise Washington’ın artık meseleye “işlemsel” baktığını düşündüklerini söylüyor. Grup yöneticilerinden Freddy Kaniki, ABD’ye sundukları teklifin, Washington’ın kritik maden tedarik zinciri hedefleri için Kongo hükümetinin tekliflerinden “daha uygulanabilir” olduğunu savundu.

Kritik madenler neden savaşın merkezinde?

Doğu Kongo, dünyanın en zengin maden bölgelerinden biri. Özellikle elektronik sanayiinde kullanılan tantal, tungsten ve kalay gibi mineraller bölgedeki çatışmaların merkezinde yer alıyor.

M23’ün yaklaşık 45 maden sahasını ele geçirdiği belirtiliyor. Bunların en önemlisi ise dünya tantal arzının yaklaşık yüzde 15’ini barındırdığı ifade edilen Rubaya bölgesi.

Kongo hükümeti, Rubaya’yı potansiyel Amerikan yatırımları listesine ekledi. Ancak bölge hâlen M23 kontrolünde bulunuyor.

M23 Kivu’da nasıl fiili yönetim kuruyor?

The Economist’e göre M23, Kuzey ve Güney Kivu’da yaklaşık 15 milyon kişinin yaşadığı geniş bir alanda fiili yönetim oluşturuyor. Grup, Goma merkezli paralel bir idari yapı kurarken yüzlerce kamu görevlisini değiştirdi ve yeni polis teşkilatı oluşturdu.

Haberde, Goma’daki yeni düzen “Kigalification” yani Ruanda’nın başkenti Kigali’ye benzetilen bir dönüşüm olarak tanımlandı. Sokak temizliği kampanyaları başlatıldığı, motosiklet taksicilerinin yeni birliklere bağlandığı ve yeni polis gücünün Ruanda polisiyle neredeyse aynı üniformaları kullandığı aktarıldı.

Bazı bölge sakinleri küçük suçların azaldığını söylese de zorla silah altına alma ve cinsel şiddet iddiaları sürüyor. Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty International) çatışmanın tüm taraflarının toplu tecavüz vakalarına karıştığını belgelediği belirtildi.

Goma’da güvenlik arttı mı, ekonomi neden çöktü?

Çatışmalar nedeniyle bankaların kapalı kalması ve havaalanının çalışmaması bölge ekonomisini etkiledi. Yerel esnaf gelirlerin dramatik biçimde düştüğünü anlatırken, M23 ise alternatif finans sistemi kurmaya çalışıyor.

Haberde, grubun kontrol ettiği bölgede fiili bir “merkez bankası” işlevi gören yapıdan da söz edildi. M23 bağlantılı yöneticilerin döviz kuru yönetimi ve para arzı üzerine planlar hazırladığı belirtildi.

Bir motosiklet taksi şoförü durumu, “Güvenlik açısından hayat iyi ama ekonomik olarak iyi değil” sözleriyle özetledi.

ABD, Ruanda üzerindeki baskıyla savaşı durdurabilir mi?

ABD yönetimi, Ruanda üzerindeki baskıyı artırarak Kigali’nin M23’e verdiği desteği azaltmayı hedefliyor. Batılı yatırımcıların Ruanda Savunma Bakanlığı bağlantılı şirketlerdeki yatırımlarını askıya aldığı belirtiliyor.

Ancak The Economist, savaşın yakın zamanda kesin bir askerî sonuçla bitmesinin düşük ihtimal olduğunu yazıyor. Habere göre çatışma uzadıkça Kivu bölgeleri Yemen, Libya ya da Sudan’daki isyancı kontrolündeki alanlara benzer şekilde “devlet içinde devlet” yapısına dönüşebilir.


İlgili haberler:

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.