İSTANBUL (Medyascope) – Ortadoğu’da İran savaşı nedeniyle değişen uçuş rotaları, yıllarca havayolu şirketlerinin uzak durduğu Suriye hava sahasını yeniden önemli bir geçiş hattına dönüştürdü. Mayıs ayında yaklaşık 12 bin uçak Suriye üzerinden geçti. Peki bu değişim Şam’a ne kadar gelir sağlayabilir?
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Reuters’a göre İran savaşı nedeniyle bölgedeki uçuş rotaları değişti ve havayolları yeniden Suriye hava sahasını kullanmaya başladı.
- Suriye hava sahasından geçen uçuş sayısı mayısta 11 bin 801’e çıktı. Bu sayı şubatta 4 bin 267’ydi.
- Suriye’nin uçuş başına aldığı 499 dolarlık ücretle mayıs ayında 5,9 milyon dolara kadar gelir elde etmiş olabileceği hesaplanıyor.
- Dubai ve Doha’dan Avrupa’ya giden birçok uçuş, Irak yerine Suriye’nin orta kesimleri üzerinden geçmeye başladı.
- Suriye hava sahası hâlâ riskli kabul ediliyor ancak Şam yönetimi bunu bölgesel havacılığa dönüşün başlangıcı olarak görüyor.
İlgili haberler:
- ABD’den Türkiye’ye Rusya baskısı: “Rus havayollarının Amerikan yapımı uçaklarına iniş izni vermeyin”
- Körfez’de mahsur kalan gemiler için yeni tehdit: Sıcak su, yosun ve deniz canlıları
- New York Times: “ABD ve İsrail’in hedefi, İran’da Ahmedinejad’ı yeniden iktidara getirmekti”
- İran’da savaş gölgesinde toplu düğün: “Canfeda” kampanyası büyüyor
- Boeing yeni uçaklarındaki potansiyel riskleri, havayolu şirketlerine bildirmedi
Ortadoğu’da İran savaşı nedeniyle hava sahalarının kapanması ve uçuş rotalarının değişmesi, Suriye için beklenmedik bir gelir kapısı yarattı. Reuters’ın özel haberine göre, bölgesel havayolu şirketleri Irak ve Körfez hava sahasındaki kesintiler nedeniyle rotalarını Suriye üzerinden geçecek şekilde değiştirmeye başladı.
Suriye Sivil Havacılık Genel Otoritesi’nin verilerine göre mayıs ayında 11 bin 801 uçak Suriye hava sahasından geçti. Bu sayı, İran savaşının bölgesel havacılığı etkilemesinden önceki son tam ay olan şubatta 4 bin 267’ydi. Mayıs ayındaki geçiş sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 375 arttı.
Suriye hava sahası, 2024’ün sonlarında Beşar Esad’ın devrilmesiyle sona eren 14 yıllık iç savaş boyunca birçok havayolu şirketi için fiilen girilmez bölge olarak görülüyordu. Ancak savaş nedeniyle Ortadoğu’daki rotaların değişmesi, Şam’ı yeniden bölgesel hava trafiğinin parçası haline getirdi.

Uçuş başına 499 dolar
Bu dönüşüm Suriye için ekonomik açıdan da önemli. Yeni yönetim, yılın başında havayolu şirketlerinden alınan geçiş ücretlerini artırdı. Reuters’ın hesaplamalarına göre, uçuş başına getirilen 499 dolarlık sabit ücret üzerinden mayıs ayındaki trafik Suriye’ye 5,9 milyon dolara kadar gelir sağlamış olabilir.
Suriye Sivil Havacılık Genel Otoritesi, gelir ihtimali ve yeni ücretler konusunda yorum yapmadı. Reuters’ın incelediği belgeye göre ücret, 430 dolarlık geçiş bedeli ve 69 dolarlık iletişim ücretinden oluşuyor. Bu sabit ücret, uçağın tipine, büyüklüğüne ya da operasyon türüne bakılmaksızın uygulanıyor.
Esad döneminde ise Suriye, küçük uçaklardan 75 dolar, büyük uçaklardan ise ton başına yaklaşık 1 ila 1,25 dolar arasında ücret alıyordu.
Havayolları neden Suriye’ye döndü?
Havayolu şirketleri, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaşın ardından rotalarını yeniden değerlendirmek zorunda kaldı. Mart ayında Irak ve Körfez hava sahalarının kapanması, özellikle Dubai ve Doha’dan Avrupa’ya giden uçuşları etkiledi.
Nisan ayında ateşkesle bazı hava sahaları yeniden açılsa da Flightradar24 ve AirNav verilerine göre Dubai ve Doha’dan Avrupa’ya giden uçuşların çoğu, Irak yerine Suriye’nin orta kesimleri üzerinden geçmeye başladı.
Suriye üzerinden uçmak, havayolu şirketleri için hem seyahat süresini hem de yakıt maliyetini azaltıyor. Bu durum, İran savaşıyla bağlantılı petrol fiyatı artışlarının havacılık sektörüne etkisini sınırlamak isteyen şirketler açısından önemli hale geldi.
Suriye hava sahası hâlâ riskli
Buna rağmen Suriye hava sahası hâlâ yüksek riskli kabul ediliyor. Türkiye Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na göre Suriye, geçen yıl Türkiye’den gelişmiş radar ve seyrüsefer sistemleri aldıktan sonra Şam Uluslararası Havalimanı’ndaki altyapısını güçlendirdi.
Ancak havacılık risklerini izleyen OPSGroup, Suriye hava sahasının hâlâ riskli olduğunu ve yalnızca “prosedürel kontrol” ile işletildiğini belirtiyor. Bu, hava trafik kontrolünün en temel seviyelerinden biri olarak görülüyor.
Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı da İran savaşı nedeniyle havayolu şirketlerine Suriye ve bölge üzerinden uçmaktan kaçınma tavsiyesini sürdürüyor. Bu nedenle artış büyük ölçüde Körfez merkezli havayolu şirketleriyle sınırlı kaldı. Asya ve Kuzey Amerika havayolları da Ortadoğu hava sahasından büyük ölçüde uzak durmaya devam ediyor.
Şam iyimser
Suriye Sivil Havacılık Genel Otoritesi Başkanı Omar el-Hosari ise artışı olumlu bir işaret olarak görüyor. Hosari, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Üst geçiş trafiğindeki artış, havayollarının Suriye hava sahasını bölgesel hava trafiği ağı içinde yeniden uygulanabilir ve güvenilir bir rota olarak görmeye başlamasında gerçek bir değişimin başlangıcını yansıtıyor” dedi.
Hosari, Suriye’nin hava rotalarını güncellediğini, trafik modellerini yeniden değerlendirdiğini, seyrüsefer, gözetim ve hava trafik kontrol sistemlerini güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartları doğrultusunda risk temelli güvenlik değerlendirmeleri benimsendiğini belirtti.
Suriye, geçiş ücretlerinin tahsilat sistemini de elden geçirdi. Sivil Havacılık Genel Otoritesi, ücretlerin toplanmasını bazı Suriyeli yer hizmetleri şirketlerine, OPSGroup’a ve Lübnan merkezli özel uçuş planlama şirketi International Flight Planning Solutions’a devretti.
Savaşın yarattığı kazanç
Suriye’nin hava sahasına dönüşü, ülkenin savaş sonrası yeniden konumlanma arayışında önemli bir gelişme olarak görülüyor ancak bu dönüşüm hâlâ kırılgan. Uçuş trafiği artsa da seviye, Suriye iç savaşı öncesindeki trafiğin yarısından daha az.
Yine de İran savaşının yarattığı rota değişikliği, Şam’a beklenmedik bir ekonomik avantaj sağladı. Suriye, yıllarca havayolu şirketlerinin kaçındığı hava sahasını, bölgesel kriz sayesinde yeniden gelir üreten bir geçiş hattına dönüştürmeye çalışıyor.







