İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci partisinin hukuk mücadelesi ile iktidarın CHP’ye yönelik siyasi hamlelerini, yargı süreçlerini, erken seçim tartışmalarını, İBB operasyonlarını ve muhalefete yönelik baskıları değerlendirdi.
CHP’den “Sistematik baskı” iddiası
Gül Çiftci, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 31 Mart yerel seçimlerinde elde ettiği başarının ardından partiye yönelik siyasi, hukuki ve idari baskıların arttığını söyledi. Çiftci, 3-4 Kasım 2023’te gerçekleşen değişim kurultayının ardından CHP’nin 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olduğunu hatırlatarak bunun parti açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
“31 Mart’tan sonra operasyon süreci başladı”
Çiftci’ye göre seçimlerin hemen ardından CHP’li belediyelere yönelik sistematik bir süreç başladı. Cumhurbaşkanı’nın “silkeleyin bunları” açıklamasının ardından belediyeler üzerindeki ekonomik ve idari baskıların yoğunlaştığını savundu.
Bu süreçte CHP’li belediyelerin İller Bankası paylarında kesintiler yapıldığı, geçmiş dönemlerden kalan SGK ve vergi borçlarının tahsil edilmeye başlandığı belirtildi. Ayrıca Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin belediyelerde yoğun denetimler gerçekleştirdiği ifade edildi. Çiftci, denetimlerin şeffaflık açısından önemli olduğunu ancak mevcut uygulamaların siyasi baskı amacı taşıdığını öne sürdü.
Belediyelere yönelik soruşturmalar gündemde
Açıklamalarda İstanbul başta olmak üzere çeşitli CHP’li belediyelere yönelik soruşturma ve operasyonlar da gündeme getirildi. Tartışmalı kararlara imza atmış bir bakan yardımcısının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanmasının ardından operasyonların hız kazandığı iddia edildi.
“30 Ekim Esenlik Operasyonu”, “Beşiktaş BDS Operasyonu” ve Beykoz’daki süreçler örnek gösterilirken, Ekrem İmamoğlu’nun çalışma arkadaşlarının gözaltına alınması ve diploma iptali tartışmaları da bu sürecin parçaları arasında değerlendirildi. Çiftci ayrıca Mansur Yavaş hakkında verilen idari soruşturma izinlerinin emsalsiz olduğunu savundu.

“Etkin pişmanlık baskı aracına dönüştürülüyor”
Çiftci, CHP’nin yargılanmaya karşı olmadığını ancak hukuk süreçlerinin siyasi baskı mekanizmasına dönüştürülmesine karşı çıktığını söyledi. Yargılamaların seçmeni cezalandırma boyutuna ulaşmasının demokratik işleyişe zarar verdiğini belirtti.
Özellikle “etkin pişmanlık” uygulamalarının kötüye kullanıldığını iddia eden Çiftci, bazı kişilerin mal varlıklarına el konulması veya özgürlük tehdidiyle ifade değiştirmeye zorlandığını öne sürdü. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Murat Kapki ve Gökhan Böcek isimleri bu tartışmalar kapsamında örnek gösterildi.
Parti içi ayrılıklar ve “İhanet” tartışması
Konuşmada CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçen bazı belediye başkanları da gündeme geldi. Aydın ve Afyonkarahisar’daki geçişleri değerlendiren Çiftci, bu ayrılıkların ideolojik nedenlerle değil geçmişten gelen sorunlar nedeniyle gerçekleştiğini savundu.
Çiftci, CHP’nin bu isimlere önemli destek verdiğini belirterek yaşananları “Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihanet” olarak nitelendirdi.
Kadın siyasetçilere yönelik iftira tepkisi
Açıklamalarda özellikle kadın milletvekilleri ve parti yöneticilerine yönelik özel hayat temelli iftira kampanyalarına da tepki gösterildi. Muğla Milletvekili Gizem Özcan ve önceki dönem Parti Meclisi üyesi Gamze Pamuk hakkında yayılan asılsız içerikler örnek gösterildi.
Numan Kurtulmuş’un bu konuda sessiz kalması eleştirilirken, söz konusu saldırıların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarını zedelediği ifade edildi.
CHP’den muhalefete dayanışma çağrısı
Çiftci son olarak hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini vurgulayarak demokratik hukuk düzeninin korunmasının önemine dikkat çekti. Diğer muhalefet partilerinden gelen desteklerin kıymetli olduğunu belirten Çiftci, “Bugün CHP’ye yapılanlar yarın başka partilere de yapılabilir” diyerek ortak dayanışma çağrısında bulundu.






