Özgür Özel: “İmamoğlu’na ‘Bir olup Özel’i indirelim’ dediler, genel başkanlık teklif ettiler”

İSTANBUL (Medyascope) – CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirlediği MYK için “Çaresizliği çağrıştırıyor, Kemal Bey’in her sabah parçaları yoklaması lazım” dedi. Özel “Ekrem Bey’e defalarca ‘Biz bir olalım. Özgür Bey’i indirelim’ dediler; cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler” dedi.

Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif ettiler”
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun MYK’sını çaresizlik olarak nitelendirdi.
  • Özel, Ekrem İmamoğlu’na yönelik tutuklamanın partiden ihracını kolaylaştırmayacağını vurguladı.
  • Adalet Bakanı’nın Bahçeli’ye ziyareti sonrası yapılan polis müdahalesine dikkat çekti.
  • Özel, muhalefetin geleceği için partide değişim ve kurultay yapılmasının gerekliliğini savundu.
  • CHP’nin siyasi geleceği üzerinde, mevcut yönetimin etkilerinin tartışılması gerektiğini belirtti.
İlgili bağlantılar

CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından “yeni genel merkez” ilan ettiği TBMM’de gazetecilerle bir araya geldi. Partisine yönelik sürece dair tüm sorulara detaylı yanıt veren Özel, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Kılıçdaroğlu’nun MYK listesi çaresizliği çağrıştırıyor”

Özel, Kılıçdaroğlu’nun belirlediği 19 kişilik MYK’yı şöyle değerlendirirken, görev kabul etmeyen kişilerin tarihi bir duruş gösterdiğini söyledi. Ancak Kılıçdaroğlu ile hareket etmeyeceği söylenen bazı isimlerin de listede olduğunu belirten Özel “O liste bir çaresizliği çağrıştırıyor” dedi.

18 kişilik gölge kabinesine “Kalabalık, partiyi öyle yönetemezsin, yedi kişiyle bu partinin yönetilmesi lazım” gibi eleştiriler geldiğini hatırlatan Özel şöyle konuştu:

“‘Yedi kişilik MYK açıklayacağım’ diye yola çıkıp 19 kişilik MYK açıklıyorsan, MYK’daki insanları MYK yapmazsan yanında tutamıyorsun demektir. 19 kişilik MYK tedirginlik ve bir alver ilişkisiyle; yani mutlak bir sadakat değil, görevlendirme ve mutabakat üzerinden sadakat sağlamaya yönelik bir iş. Ben mesela kalabalık MYK’nın daha verimli olduğunu görebilirim ama ‘Ben hep 12’den aşağı olmaya çalıştım, olmadı. Bu sefer yedi kişiyle yöneteceğim’ deyip 19’a çıktıysa 12 tane oynayan parça var demektir. Uçak mühendisleri bilir, her uçuştan önce bütün parçaları yoklayacaksın. Kemal Bey’in her sabah parçaları yoklaması lazım.”

Özel, kurultay ceza davasında tanık olarak dinlenen ve para alışverişi içinde olduğu yönünde ifade veren Veysi Uyanık’ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık’ın Kılıçdaroğlu’nun MYK’sında yer almasına ilişkin olarak ise “Karşı tarafın ne kadar ilkeli olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

“İmamoğlu’na ‘Bir olup Özel’i indirelim’ dediler, genel başkanlık teklif ettiler”

CHP’nin Cumhurbaşkanı olarak belirlendiği gün tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Kılıçdaroğlu’nun “arınma” çağrılarının ardından ihracının gündeme gelip gelmeyeceği tartışılıyor. Parti tüzüğüne göre büyükşehir belediye başkanları Parti Meclisi kararıyla disipline sevk edilebiliyor. “Tutuklanarak görevden uzaklaştırılması, İmamoğlu’nun partiden ihracını kolaylaştırır mı” sorusuna Özel “Ekrem İmamoğlu seçilmiş başkandır. Görevden uzaklaştırılmış olması partiden ihracını kolaylaştırmaz” diye yanıt verdi.

Atanmış yönetimin İmamoğlu’na sırtını dönüp dönmeyeceği sorusu üzerine Özel şunları söyledi:

“Ekrem İmamoğlu tutuklandığında eşine ilk ziyarete gidenlerden birisi Kemal Bey’di. Ekrem Bey’i cezaevinde ziyaret ettiler. Ekrem Bey’e defalarca ‘Biz bir olalım. Özgür Bey’i dışlayalım. Özgür Bey’i indirelim’ dediler. Ekrem Bey’e cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler. Ekrem Bey’e sandık kurduk, oy verdiler. O günlerde iktidar medyası Ekrem Bey ile ilgili para görüntülerinin çıkacağını, parkenin altından milyon eurolar çıkacağını, çantalarda para olduğunu, bir yere gömülü kasanın arandığını söylüyorlardı. O gün bunlar söylenirken ve iddianame yokken suçsuz olan Ekrem, bunların hepsi yalan çıkıp iddianamede yer almazken ve iftiracılar teker teker dökülürken, dönüp arkadaşlarımızda helallik isterken şimdi ne oldu da hırsız oldu? O zaman operasyon çıktığında bunları söyleseler, bence ayıptır ama kendince tutum almaktır, tutarlı bir şeydir. O gün dünya iftira var. Şimdi iddianame dökülürken birileri A Haber’in, TGRT’nin peşine takılıyor. Olacak iş değil.”

Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif ettiler”

Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’nın Bahçeli’ye ziyareti

Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün (2 Haziran) Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yaptığı görüşmenin sorulması üzerine “Daha önce de bizim baba ocağına gelmişlerdi, pazar günü sabahın köründe” diyerek CHP Genel Merkezi’ne yapılan polis müdahalesini hatırlattı.

Bahçeli’nin mutlak butlan kararına tepkisini önemli bulduğunu söyleyen Özel “Ümit ediyorum Devlet Bey bu duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir” dedi.

Gürlek ve Çiftçi’nin aynı gün bakanlık görevine atandığına değinen Özel “Yaşadığımız sürece bakınca o kabine değişikliğinin bize özel olduğunu anladık. Adalet Bakanı’nın, bir mahkeme kararı açıklandıktan dakikalar sonra yürütmenin bir üyesi olarak çıkıp da kendince bunun demokrasi tarihi açısından önemli bir karar olduğu gibi güzelleme yapması, bu büyük hukuksuzluğun neresinde olduğunu tam olarak söylüyor. Aslında bu korkunç sürece imzasını atmış oldu, tarihe o yönüyle geçti. Türkiye’de de dünyada da örneği yoktur. Kuvvetler ayrılığının kuvvetler hiyerarşisine, kuvvetler birliğine dönüştüğü noktada imza eseridir o gün yaptığı basın toplantısı” diye konuştu.

Dokunulmazlığının kaldırılması endişesi var mı?

Dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik endişesi olup olmadığı konusunda Özel “Ben yıllardır Meclis’teyim. Böyle bazı gerilimli dönemlerde hep dokunulmazlıklar konuşulur. Meclis’in bayatlamayan haberi fezleke haberidir. Bir endişem yok. Zaten kendisiyle ilgili endişe duyan CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz” ifadelerini kullandı.

Özel endişesinin Türkiye’de çok partili siyasal yaşamın geleceği için olduğunu söylerken, “Dünya kadar kamu hukukçusu diyor ki ‘Bu sökük, bu yırtık hemen kapanmadığı takdirde kamu düzeni ortadan kalkar.’ Sabah erken kalkanın seçilmişlere müdahale edebildiği bir düzen bu” dedi. Ayrıca Özel, kurultaya yönelik ceza davası beklenmeden istinafta mutlak butlan kararı çıktığına dikkat çekti.

Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: "İmamoğlu'na genel başkanlık teklif ettiler"
Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif ettiler”

“Dünün davacısı bugünün davalısına dönmüş”

Özel’e, atanmış genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirlediği Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) Parti Sözcüsü olarak açıklayan Müslim Sarı’nın “Kurultay yapılması mümkün değil” sözleri soruldu. Delegelerin olağanüstü kurultay için gerekli imza sayısına ilk gün öğle saatlerinde ulaşıldığını, dün akşam sayının 804 olduğunu ve bine doğru gittiğini belirten Özel

“Partinin yönetimi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı’yla bir oyun planı içinde tandem oynuyorlar. Birinin sıkıştığı yere öbürü yetişmeye çalışıyor. Bunu da herkes görüyor. Karşımızda meşru siyasi rakiplerimiz yok. O yüzden böyle tüm değerlendirmelerini doğru bir ciddiyetle yanıtlamak da zor. Mesela ‘Karar kesinleşmediği için kurultay yapamayız’ diyorlardı. Kararın kesinleşmesi Yargıtay başvurusuna bağlıdır. Bizim avukat azledip dünün davacısı bugünün davalısına dönmüş. Davalı hak arasın diye verilen bir yolu kendi kullanıyor. O zaman avukatın bize sorsun, Yargıtay’daki başvuruyu çeksin. Ondan sonra karar kesinleşsin, kurultay yapsın mesela.”

İktidarla işbirliği suçlaması: “Tandem oyunu”

Mahkeme kararının ardından birlikte çalıştıkları parti avukatlarının azledildiğini ve tedbir kararına yapılan itirazın CHP avukatları tarafından geri çekildiğine dikkat çeken Özel, esasa ilişkin temyiz başvurusunun sürdürülerek hak arama yolunun tıkanmak istendiğini ve bir hakkın kötüye kullanıldığını söyledi. Özel, işbirliği ve ortaklığı vurgulamak için verdiği “tandem oyunu” örneğini vurgulayarak devam etti:

“Büyük bir sahtekarlıkta bir tutarlılık var. Hükümet diyor ki ‘Benim ne alakam var?’ Alakan yok da niye Adalet Bakanın takla ata ata çıkıp ‘Harika bir karar oldu’ diyor. Neden Adalet Bakanlığı mahkemenin hakimlerine brifing vermiş bu konuda? Diyorlar ki ‘Mahkeme kararını yok mu sayalım?’ Bu mahkeme kararından doğru bir kesit aldığınızda her şeyi görürsünüz. Aynı iddialar, aynı iddiasını ispatlayamayan tanıklar. İki tane dava, biri 2023 İstanbul İl Kongresi, butlan ama tedbir yok; bir tanesi bizimki, butlan ama tedbir var. Çünkü ‘Özgür Özel gitsin Kemal Kılıçdaroğlu gelsin.’ İstanbul’da ise Canan (Kaftancıoğlu) Başkan’ın siyasi yasağı var. 2020’de seçilmiş eski yönetimin yüzde 95’i değişimci, o yönetim bir seçim yapsa Özgür Çelik’i seçerse diye korkup oraya tedbir koymuyorlar. Elinde kalem kağıt, 2020’deki seçim için 2026’daki parti içi tercihlerine göre yazılan bir mahkeme kararı var. Dünya hukuk tarihi açısından olabilecek en problemli karar.”

Olağanüstü kurultay için tüm yolları denemeye devam edeceklerini belirten Özel, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) de delegenin salt çoğunluğunun imzasını “esas irade” olarak gördüğü kararı olduğunu hatırlattı. Özel, tedbir varken kurultay yapılamayacağı iddialarına “Siz yapın da mahkeme engel olsun bakalım. Partinizi seviyorsanız siz bir yapın önce. Mahkeme engel olmamalıdır, argümanlarımız var. Tut ki oldu, AYM yolu var. Biz bu yolların hepsini tüketiriz” diye konuştu.

Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: "İmamoğlu'na genel başkanlık teklif ettiler"
Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif ettiler”

“Sokağa rağmen siyaset olmaz”

Yargıtay’a da asıl davanın görüşülmesinin öne alınması için başvuru yaptıklarını ve bir an önce karar vermesini beklediklerini kaydeden CHP lideri, “Sokağa rağmen siyaset olmaz. Kurultayda organik gelişen ‘Delege sokağın sesini dinle’ sloganı, delege oy kabinlerine girdiğinde bile atılıyordu. O yüzden kimin ne dediğinin, ne kumpas kurduğunun bir önemi yok. Sokak kazanır. Sokağa rağmen bir şey olmaz. Orada oturursunuz. Bugünkü durum ortada. Bir kişi çıkıp da savunamıyor yapılanı” ifadelerini kullandı.

2023 kurultayında karşılarında olan delegelerin bugün ilk imza verenler olduğunu söyleyen Özel “Bu rüzgarın karşısında kimse duramaz. Duran kendi kaybeder. Biraz da partiye zaman ve oy kaybettirip sonrasında telafi ederiz” dedi.

2023 seçim yenilgisini hatırlattı: “Kemal Bey mevzunun farkında değil”

“Kılıçdaroğlu ile müzakere kanalı kapalı mı” sorusuna Özel, “Maalesef müzakere kanalı hiç açılmadı” diye yanıt verdi. Mutlak butlan kararından sonra Kılıçdaroğlu’nun kendisini aradığını ve “Ne diyorsunuz, ne yapmak lazım” diye sorduğunu söyleyen Özel, bir an önce kurultay yapılması gerektiği şeklinde yanıt verdi. 21 Mayıs günü yaşanan diyaloğu Özel şöyle anlattı:

“Dedi ki ‘Kurultay yapamazsın diyorlar.’ ‘Efendim siz isterseniz yapılır’ dedim. ‘E o zaman tamam, arkadaşlar otursun konuşsun. En uygun zamanda yapalım’ dedi. Ben de dedim ki ‘En uygun zaman en kısa zaman. Bu işi uzatmaya dair bir niyet duyuyorum, bu büyük bir felaket getirir.’ Tabii o an Kemal Bey mevzunun farkında değil. O an kendimi 2023 Haziran’da hissettim. Haziran’ın biri ya da ikisiydi, Kemal Bey bir televizyon programına çıkacağını söyledi, ne önerdiğimizi söyledi. Ben de kendisine o zaman dedim ki ‘Efendim bir seçim kaybettik. Bizim hatalarımız var, ortaklarınızın hataları var. Hepimizin eksiği var. Büyük bir tepki olacak. Yeniden Cumhurbaşkanı adaylığını ya da genel başkanlığa adaylığınızı sorarlar. Bir an önce kongre yapacağız diye söyleyin.’ Dedi ki ‘Ya öyle bir talep var mı?’ ‘Şu an millet yas durumunda. Bugünkü sessizliğe bakmayın, bir öfke var ama millet bir öz eleştiri ve bir yeni yol açılmasını bekliyor.'”

“Bugün sokakta 10 katı tepki var, kimse butlancıyla empati kurmaz”

Bu sözlerine karşılık kendisine “Genel başkan adayı olacaksın herhalde” imasında bulunulduğunu söyleyen Özel “Dedim ki ‘Açıkça söylüyorum, Kemal Bey aday değilim parti önünde değişimin önünde adım atacağım desin, beş yıl boyunca ben de aday değilim Kemal Bey nereye giderse yanında ben yer alacağım ama Kemal Bey’in bir akil pozisyona çekilmesi, partide değişimin, umudun önünü açması lazım yoksa felaket geliyor.'” dediğini söyledi. Özel şöyle devam etti:

“O televizyon programına çıkıldı. Sonrasında felaket başladı işte. Büyük tepkiler, sonra bizim değişim yolculuğumuz ve seçim kaybederek görevden uzaklaşma. Bugün, o gün sokaktaki tepkinin 10 katı var ve bu öfke beni hem üzüyor, hem ürkütüyor. O yüzden sokağı dinlememek, duygu durumunu ölçmemek, seçmenin beklentisine ya da eleştirisine duyarsız kalmanın ne noktaya getirdiği ortadaydı. Aynen şu anda da bunu görüyorum. Kemal Bey umursamadı bunu, ‘Geçer’ dedi. Mesela neden bu kararı bayram öncesinde aldılar? ‘Bayramda sönümlenir’ diye düşündüler. 19 Mart’tan sonra da ‘Saraçhane’den sonra bu iş sönümlenir’ diyorlardı. Ben o işin nasıl sönümlenmeyeceğini söylemiştim. Bayram bitti, öfke daha büyük. Bu öfke sönerse hiçbir seçmen dönüp de Kemal Bey’le empati yapmaz. O vakitten sonra gelişen duygu ilgisizlik, uzak durma, küskünlük, sandığa gitmeme ya da kalıcı kayıplar, partiye antipati olur. Bir butlancı ‘Herhangi bir vatandaş zaman geçince benimle empati kurar’ diye beklemesin. En iyi ihtimal apati olur, ya da partiye ve kendisine antipati olur. Bir daha da asla onaramayacakları yaralar açar partiye. O noktadayız.”

Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: "İmamoğlu'na genel başkanlık teklif ettiler"
Özgür Özel gazetecilerle bir araya geldi: “İmamoğlu’na genel başkanlık teklif ettiler”

“Müzakere hiç açılmadı”

Partiye polis müdahalesi olduğu 24 Mayıs pazar günü, iki tarafın öğlen 12.00’de görüşmek üzere randevulaştığını hatırlatan Özel “Sabah yedide iki müzakereci Ankara’nın bütün pavyon, bar fedaileriyle birlikte geldi. Neden yedide geldi? Sabaha kadar çalıştılar, gidip uyuyacak çocuklar. Müzakere için gün verilip de müzakerecinin müzakere edeceği kişilerin evini bastığı ilk kez oluyor. O yüzden müzakere hiç açılmadı” diye konuştu.

Partinin yararına bir sonuç çıkacaksa görüşebileceklerini ve bu yararın kurultay olduğunu kaydeden Özel “Ben bugün ‘Kurultaydan vazgeçtim’ desem, Kemal Bey’e yönelen öfke bana yönelir. Bu Özgür Özel için görülen kişisel bir mesele değil” dedi.

“TGRT stüdyolarından bize yeni parti telkin ediyorlar”

Yeni parti sorusuna “Zaten yeni bir parti var, olacak, olmalı ama bunu felaket senaryosu için düşündük” diyen Özel, partinin altı yıl kongre yapmamasının seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Mutlak butlan kararından sonra başka bir partiye gitmeyeceklerini ancak bir baskın seçime durumunda, seçime girememe riskine karşılık “en kötü senaryoda kullanmak üzere” yedek parti olduğunu dile getirdi.

CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşünü, partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek sürdüreceklerini kaydeden Özel “Şu anda parti zaman kaybediyor. Çünkü seçim yaklaşıyor her geçen gün. Ben 182 bin tane sandık görevlisi atamışım, seçime iki yıl kala sandığın programının eğitimini vermişim. Kendi sandığındaki kişileri kapı kapı ziyaret edip seçim zamanında yapılsa, altı ziyaret yapacak, takvimlendirmişim. Şimdi bu iş duracak. Olacak iş değil. Parti zaman kaybediyor ama şu anda zemin ve kan kaybetmiyor. Niye? Çünkü Özgür Özel ve arkadaşları, olanca kamuoyu desteğiyle birlikte partinin içinde; grup toplantısı yapıyor, otobüsün üstünde, sokakta ve ‘Buradayız’ diyor” diye konuştu.

CHP’den ayrıldıkları durumda CHP’nin yüzde 3 oy alacağı yorumlarını dahi iyimser bulan Özel “Büyük bir felaket olur. Bu işi böyle götüremeyecekleri belli” dedi. Özel, TGRT ekranlarından kendisine “Kişisel oyunuz yüzde 30’un üstünde, ne duruyorsunuz? Parti kurun” diye çağrı yapıldığını söyleyerek “Sana ne? Çünkü ana senaryo: Biz gideceğiz. CHP markası, logosu, -çok önemli bir değer- buraya kalacak. TGRT’nin ya da A Haber’in stüdyo konukları bize yeni parti telkin ediyorlar. Düne kadar itibarsızlaştırmak için her şeyi yaptıkları, dünya kadar hakaret sıraladıkları Kemal Bey’e şimdi başka bir dil geliştirmişler. Onun üzerinden bize yol haritası çiziyorlar” diye konuştu.

“Butlandaki arkadaşlara CHP’yi bıraksanız CHP artık muhalefet yapamaz”

Butlanla göreve gelen kimsenin ileride bu yapılanları savunamayacağını söyleyen Özel, CHP’nin muhalefetine etkisinin ne olacağı sorusuna karşılık şöyle konuştu:

“Ben kararı alanların da AK Parti’de de bayramlaşmaya giden milletvekillerinin bazı sorulara cevap vermekte zorlandığını, anlatamadığını, bayramdan mutsuz, şaşkın, biraz da tepki görmüş olarak döndüklerini duydum. Butlandaki arkadaşlara CHP’yi bıraksanız CHP bir muhalefet yapamaz artık. Eskiden sadece ‘normalleşme’ dediğimiz süreçte ‘Diktatörle müzakere olmaz, mücadele olur’ diyenlerin ne müzakereler yürüttüğünü ve nasıl aynı ortak dilde buluştuğunu gördük. Bu vakitten sonra o A Haber’e, o TGRT’ye teşekkür edenler, ‘Süreçte bize çok katkınız oldu. İyi ki varsınız’ diyen arkadaşlar, çıkıp kime muhalefet yapacaklar, bana mı yapacaklar? O olsa olsa ‘Butlan harikalar diyarında’… Biz başka partiye gitsek iktidar oluruz, bize muhalefet olurlar. Yoksa bu iktidara muhalefet etme imkanları kalmadı, artık oradan bir muhalefet çıkmaz.”

“Baskın seçime Meclis’te ilk oyu ben veririm”

Özel, mutlak butlan kararın Türkiye siyasal hayatına etkisinin sorulması üzerine “Siyasi partileri felç etmenin, bir yapıyı felç etmenin yolu omurgasını kırmaktır. Bizim omurgamız öyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bilmem nesiyle kırılmaz. Bu partinin omurgası başından ayağına kadar onu üzerinde taşıyan örgütüdür, üyeleridir. Örgütün kimden yana olduğuna bakacaksınız” diye konuştu.

Özel, baskın seçime ilişkin olarak ise “Kasımda baskın seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm Meclis’te. Adayımızı çıkarırız, cumhurbaşkanını değiştiririz” dedi.

“FETÖ yakıştırması, acz içinde olduklarını gösteriyor”

Kılıçdaroğlu’nın CHP Genel Merkezi’ndeki bayramlaşma programındaki “FETÖ ajanları” sözleri ve bazı medya organlarında kendisinin hedef alınmasıyla ilgili soruyu Özel şöyle yanıtladı:

“Üzüldüm, kırıldım, şaşırdım gibi bir şey değil. Bu lafları biz hep duyuyoruz. Bu lafları iktidar medyası yıllarca Kemal Bey’e yönetti. Şimdi ifadeler değişmemiş. Bu sefer Kemal Bey bana söylüyor aynı şeyleri veya beni kastettiği ima ediliyor. Allah’a şükür, en büyük memnuniyetim gözlerinizin önünde oldu. FETÖ’nün bütün mağdurları ‘Türkiye’de FETÖ’cü olacak son kişi Özgür Özel’ dedi. Ben bunu İlker Başbuğ’un ağzından, KUMPASDER’in ağzından, Ali Tatar’ın kardeşi Ahmet Tatar’ın ağzından, Balyoz tutuklularının ağzından, İzmir Askeri Casusluk tutuklularının ağzından duyduktan sonra; Sabah gazetesinin ağzına daha ne tıkasınlar? Daha ne söylenecek? Bu sorunun sorulamayacağı iki-üç kişiden birine böyle bir şey söylüyorlar. Buna tenezzül edilmiş olması -Kemal Bey için bir şey diyemem, o gizli özne kullandı- Sabah gazetesi için ne kadar büyük bir acz içinde olduklarını gösteriyor. Çare Özgür Özel’e FETÖ yakıştırması yapmaya kaldıysa yakacak mermi kalmamış, tüfeğin kabzasını yakıyorlar.”

“Erdoğan siyasi hayatının en büyük hatasını yaptı”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mutlak butlan kararına ilişkin “Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz” ifadelerinin sorulması üzerine, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Erdoğan, yarın çıkıp ‘Kandırıldım’ derse şaşırmam. Yanlış bir karara yönlendirildiğini, butlan kararına ‘evet’ demekle bence siyasi hayatının en büyük hatasını yaptığını, en büyük riskini aldığını düşünüyorum. Zaman gösterecek ne olacağını. Ama iki cümlesini yan yana koymanızı arzu ederim. Bunlardan birinci cümle: ‘Türkiye hak ettiği gibi bir ana muhalefete çok yakında kavuşacak, merak etmeyin.’ Sonra da ‘Biz bu işlerin hiçbir yerinde olmadık’ diyor. Butlan kararının 13 Mayıs günü yazıldığını şimdi anlıyoruz. Sonra da görüyoruz ki şimdi o tercih ettikleri muhalefet gelmiş. Erdoğan daha fazla bunu gizleyemez. Kendi kendini ihbar etti.”

Kılıçdaroğlu grup toplantısı yapabilir mi?

Dün CHP tarihinin en kalabalık grup toplantılarından birine imza atan Özel, Kılıçdaroğlu cephesinin Meclis Başkanlığı’na Özel’in grup başkanlığına itiraz etmesiyle sonraki grup toplantılarında kimin konuşacağı sorusuna da yanıt verdi. “Meclis’in muhatabı grup yönetimidir, grup yönetiminin aldığı kararlardır” diyen Özel, genel başkan milletvekili değilse grup başkanı olamadığını, Meclis’in milletvekillerini muhatap aldığını söyledi. Özel, önümüzdeki salı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıldönümü olduğu için grup toplantısı yapmayacağını ancak 16 Haziran’da yine kürsüde olacağını söylerken şu ifadeleri kullandı:

“Meclis’te ilk kez grup başkanıyla genel başkanın farklı düşündüğü olmuyor. Murat Karayalçın, Aydın Güven Gürkan döneminde benzer örnek var. Grup başkanı, grup yönetimi, grup başkanvekili her an grup toplantısı yapabilir. Dün de 111 milletvekiliyle birlikte bir tutum sergiledik. Meclis’te 30 kere seçim yapsak bu sonuç çıkar. Ama ‘Ben genel başkanım, grup yaptırmam’ falan doğru değil. Zaten seçilmiş bir genel başkan olsa onunla uyumlu çalışılır ama şimdi atanmış ve kabul etmemesi gereken bir görevi kabul etmiş bir genel başkan, kongreden partiyi kaçıran bir genel başkan grup da yaptırmazsa parti düşüşe geçer. O yüzden partiyi yukarıda tutmak için kusura bakmasınlar ama biz muhalefet yapmaya, siyaset yapmaya devam edeceğiz.”

Özel, bir basın mensubunun “Gelip konuşmak için kürsüye yürürse” sözleri üzerine, “Bugün grubu gördünüz. Öyle bir atmosfer, öyle bir imkan, öyle bir moral yok. Meclis kürsüleri, seçilmişlerin kürsüsüdür. Meclis kürsüsüne seçilip gelirsen yakışırsın” dedi.

Özel hayat iddialarına yanıt: “Ömrümde ilk kez öfke biriktiriyorum”

Özel, kendisini itibarsızlaştırmak için tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’la ilişkilendirerek “kaset” iddialarını ortaya atılmasıyla ilgili soruya şöyle yanıt verdi:

“Öyle bir şey olmadığını cümle alem biliyor. Bu tamamen bizimle baş edemeyenlerin psikolojik harp yöntemleri. Bunları gördükçe hakikaten sinirleniyorum, kızıyorum, midem bulanıyor. İnsan karşısında kendisiyle siyaseten rekabet edebilecek muhatap ve onun medyasını görmek istiyor. Hiç fezleke beklemesin, yarın sabah getirsin, yarın sabah bırakayım. Onlar beni daha tanımamış. Ben öyle olsa Akın Gürlek’e ‘Sert kayaya çarptın’ demem. Ben öyle olacak olsa bunlarla uzlaşırım. 100 bin kere bana mesaj yolladı, şu kadarcık açığım, korkum olsa… Akın Gürlek kadar bir işi ilkesiz, kuralsız, ahlaksız ve her türlü rezaleti… Bilmiyor muyuz Son TV’yi kim yönlendiriyor? Hani ne oldu voleybolcu? Hani ne oldu uçakta görüntüler. Tamamen soytarılık, tamamen iftira. Ömrüm boyunca ilk kez ama ilk kez öfke biriktiriyorum. Ölmüş bir kadına iftira attıran zihniyetle muhatabız. Akıl almaz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.